Halkımızın Tayyîb’li Yürüyüşünün 15. Yıldönümünde

Halk kitlelerinin kendi içinden birisi olarak bilip, sadece ismiyle andığı ‘Tayyîb’, yığınla tökezletme çabalarına rağmen, hedefine doğru adım-adım, sabırla ilerledi, ilerliyor.

Selahaddin E. Çakırgil’in yorumu:

Miladî- 2000’lerin, Türkiye’nin ‘sosyo-politik- ekonomik ve psikolojik’ açıdan nasıl tam bir yere kapaklanış yılları olduğunu, o günlerde 15 yaş ve üstünde olanlar hatırlarlar.

Ecevit başkanlığındaki üçlü koalisyon, bir topal ördek konumundaydı. Ülke tam mânâsıyla bir çöküşün içindeydi. Siyaset kurumu bütünüyle çökmüştü.

***

O günlerde, Tansu Çiller’in Gen. Başk. Yardımcısı ve de eski valilerden Mustafa Gönül’ün bir tv. proğramında anlattığı hikaye ilginçti.

Özetle şöyle:

‘Ülkede siyaset çökmüştü.. Çeşitli partilerden 200 kadar seçkin siyasetçi, bir araya gelmiş, çareler arıyorduk. Ama, bir liderimiz yoktu. Ortaya, güçlü bir liderle çıkmalıydık.

Tayyîb Erdoğan üzerinde karar kıldık ve onu bir toplantımıza davet ettik; 8-10 arkadaşıyla geldi.

Yazının Devamı >>>

Yorum Analiz Haberleri

Siyonizm sadece Filistin için ölümcül bir tehdit değil
At izinin “AI” izine karışması: Akademide Yapay Zekâ kullanımı
Siyonist projenin ideolojik aygıtı: Müfredat
Altı gün savaşının bir çocuğa bıraktığı miras
Pakistan Afganistan’ı kim adına hedef alıyor?