Haksöz Okulu’nda Zekiye Yağmurcu’nun hayatı ve mücadelesi konuşuldu

28 Şubat’ta verdiği mücadele ile öne çıkan merhume Zekiye Yağmurcu’nun hayatı ve mücadelesi Haksöz Okulu Youtube kanalında konuşuldu.

ÇAĞRI İSLAM / HAKSÖZ-HABER

Haksöz Okulu tarafından düzenlenen “Şahitlik: Zekiye Yağmurcu’nun Ardından” programına Zehra Türkmen moderatörlüğünde Ahmet Ağırakça, Nursal Köse, Süleyman Dilmen, Hülya Şekerci ve Gülsüm Alpay konuşmacı olarak katıldı.

Zekiye Yağmurcu’nun 28 Şubat’ta vermiş olduğu mücadelesi ile tanındığını aktaran Zehra Türkmen, merhume Yağmurcu’nun bu mücadelesinde birçok zorlukla karşılaştığını ve mesleğinden ihraç edildiğini aktararak sözü Ahmet Ağırakça’ya verdi. 28 Şubat’ta verilen mücadelede bir neslin yetiştiğini dile getiren Ağırakça, Zekiye Yağmurcu’nun bu neslin öncülerinden olduğunu dile getirdi. Ağırakça, 28 Şubat’ta Çevik Bir’lere karşı mücadele veren Zekiye Yağmurcu’nun bu gün çeşitli devlet kademelerindeki insanlarca anılıyor oluşunu bir kazanım olarak nitelendirdi.

Süleyman Dilmen’in konuşmalarıyla devam eden programda Dilmen, teyzesi Zekiye Yağmurcu’nun hayatı üzerindeki etkilerine değindi. Merhume Yağmurcu hakkında “Bilincimi Kur’ani kavramlarla inşa etti” şeklinde değerlendirmelerinde bulundu. Bir sonraki konuşmacı Hülya Şekerci İslami mücadelenin belirli dönemlere has kılınamayacağını, ömür boyunca sürmesi gerektiğini vurguladı ve merhume Yağmurcu’nun hayatında da bu sürekliliğe şahit olduğunu aktardı. Şekerci, “Onun mücadelesi 28 Şubat’la sınırlı kalmadı.” diyerek Zekiye Yağmurcu’nun hayat boyu süren mücadelesine dikkati çekti.

Merhum Zekiye Yağmurcu’nun son günlerinde yanında olan doktoru Nursal Köse ile program devam ederken Köse, merhume Yağmurcu’nun hastalığı nedeniyle zor günler geçirmesine rağmen sabır ve inceliğinden ödün vermediğini aktardı. Aynı zamanda 28 Şubat’ta verdiği mücadelesine de tanık olduğunu aktaran Köse, hak kayıpları yaşayan insanların henüz hayattayken bu haklarının iade edilmesi gerektiğinin, insanların vefatından sonra iade-i itibar için geç kalınacağının altını çizdi.

Son konuşmacı olan Gülsüm Alpay ise üniversite yıllarından tanıştığı merhume Yağmurcu ile anılarına değindi. Merhume Yağmurcu’nun sürekli Müslümanlarla irtibat içerisinde olmaya gayret gösterdiğini aktaran Alpay, merhumenin İslam coğrafyasındaki bütün problemlere de ilgi gösterip çalışmalarda bulunduğunu ve bu çalışmalarını yakınlarından başlayarak insanlarla paylaştığını aktardı. 28 Şubat sürecinde yaşadıkları mağduriyetlere ilişkin “2006’dan bu yana af yasaları ile bu mağduriyetler giderilmeye çalışılıyor. Ancak biz affedilecek bir şey yapmadık. Bizim temel haklarımızı elimizden aldılar.” dedi.

Program Zehra Türkmen’in “Zekiye kardeşimiz günlük hesapların peşinde değildi. Son anına kadar istikametini değiştirmedi. Allah mekanını cennet eylesin.” sözleriyle son buldu. 

Haksöz Okulu Haberleri

Filme konu olan Barbie oyuncakları nasıl ortaya çıktı?
Direnenler vs. dilenenler
Üniversitelerde misafir öğrenciler ve imkanlar
Dinî algı ve yaşayışta yozlaşma
Ramazan'ı nasıl değerlendirmeliyiz?