Yeni Şafak / Gökhan Özcan
Trump bir kramptır!
Yaşadığım şehirde neredeyse bir aydır büyük bir seferberlik var. Asfaltla yeniden tanıştık mesela, uzun zamandır gözden ıraktı. Gözden ırak olan malum hafızadaki yerini de kaybediyor zamanla. Yolların neden yapıldığını unutmaya yüz tutmuştuk! Neyse kâr kârdır, iyi şeyler de oluyor der geçeriz. Her gün arabamızla içine düşmemek için ufak slalomlar gerçekleştirmeye mecbur kaldığımız rögar kapakları zeminle eşitlenmiş mesela. Bizim mahallede durum pek öyle değil ama şehrin özellikle belli bölgelerinde bu iş çözülmüş diyorlar. Yine de tedbiri elden bırakmamak lazım tabii, burası Türkiye! Sarı şeritlerin yenilendiği doğru bu arada (yine o belli bölgelerde yani), gözümle gördüm bunu!
Bizim şehre NATO Zirvesi diye bir şey geliyor, herhalde medyada gözünüze çarpmıştır. Zirvenin olduğu günlerde şehrin merkezi bölgeleri gelecek kritik misafirlere ayrıldı, bu tahsis günler önceden ‘önemli’ ibaresiyle ilan edildi. O süreçte giremeyeceğimiz ve kendimize başka güzergahlar bulmamız istenen yollar kırmızı çizgilerle vurgulandı, ‘girilmez’li birtakım interaktif haritalar çıkarıldı. Memurlar yine zirve boyunca izinli sayıldı. En üst seviyede güvenlik tedbirleri alındı, bir nevi olağanüstü hâl yaşanıyor/yaşanacak yani bizim şehirde.
NATO Zirvesi deyince şunca güvenlik tedbirinin neden alındığını uzun uzun anlatmaya gerek olmuyor. Gelen zevat dünyaya yön veren (ne demekse artık!) liderlerden ve omzu kalabalık küresel güvenlik kodamanlarından oluşuyor. Trump da var aralarında. Trump deyince açıkçası mideme kramplar giriyor. Bu adamla sayılı günler için bile olsa aynı şehirde olmak insana kendini iyi hissettirmiyor. Trump bizim evden kuş uçumu birkaç kilometre ötede uyuyacak. Kuş uçumu diyorum ama muhtemelen kuşlara da birkaç gün etrafta kafalarına göre uçmamaları tembih edilmiştir.
Trump’ın yerini, yatağını yadırgayacak bir tip olduğunu sanmıyorum. Etrafta kuş da uçurtulmadığına göre başını yastığa koyar koymaz kahrolası derin uykusuna dalacaktır. Gazze’de binlerce çoluk çocuk katledilirken uykusu kaçmayan bir bünyenin uykusunu kaçıracak herhangi bir şey olabileceğine ihtimal vermiyorum. Ama aynı şeyi kendim için söyleyemeyeceğim; muhtemelen Trump ile aynı şehrin havasını solumak zorundayken beni pek uyku tutmayacaktır. Solumak demişken, eskiler bilir Ankara’da eskiden de acayip hava kirliliği vardı. Bir süre maske mi taksak yine acaba?
Bu güvenlik işleri dünyanın her yerinde aynı… Yollar kapanıyor, trafikler kesiliyor, güzergahlar ve bir kısım mekanlar insanlardan yalıtılıyor. NATO Zirvesi’nde işler daha da sıkı tutuluyor. Bu adı üstünde bir güvenlik zirvesi zaten. Bütün tedbirlerin güvensizlik ihtimalleri üzerinden şekillenmesine bakmayın, konu güvenlik aslında!
“Belki şehre bir film gelir” diye bir şarkısı var malum Sezen Aksu’nun, sözleri de Kemal Burkay’a ait yanılmıyorsam. Bizim şehre gelen tam bir gerilim filmi! Zirve iki gün aslında, önümüzdeki hafta salı ve çarşamba günlerinde yapılacak ve bitecek; ama bu anlattığım sıkı tedbirler şimdiden uygulanmaya başladı ve ayın 10’una kadar da devam edecek. Buna gerilim filmi denmez de ne denir? Bu kadar tedbir insana ister istemez “Vay bee!” dedirtiyor. Bu gelen adamlar yüzünden dünyada neredeyse güvenli hiçbir yerin kalmadığı bir dünyada buna ancak “Vay bee!” denebilir herhalde. Birkaç günlük de olsa tam bir güvenlik ve birkaç rahat nefes için Gazze’de de bir NATO Zirvesi mi yapılsa acaba?
Şahsen içimi sıkıyor bütün bu işler ama memnun olanlar da yok değil! Başta dediğim gibi, bizim şehirde memurlara güvenlik gerekçeli bir kararla bir hafta tatil verildi. Oh kebap! Ve fakat buraya bir uyarı notu da koymak isterim: Şu bir haftalık tatil sakın ha insanlık kemerlerinizi gevşetmesin, içinizde bir anlık bile olsa bir Trump sempatisi uyanmasına asla izin vermeyin! Şu üst seviyede güvenlikli süreç boyunca sizleri uyanık tutabilmek için üstünde “Trump insanlık için bir kramptır!’ ibaresi yazılı bir tişörtle ortalıkta dolaşmaya razıyım!
Bu da yasaktır şimdi gerçi!