Goebels'ten Halep'e: Yalanın devriyesi

Bir gün “Suriye’de Alevi katliamı” manşetleri atılıyor, ertesi gün “Dürzi katliamı”, bir başka gün “Kürt katliamı” söylemi dolaşıma sokuluyor. Olayların bağlamı, sahadaki silahlı unsurlar ya da çatışmanın niteliği bilinçli biçimde görmezden geliniyor.

M. HASİP YOKUŞ’un yazısı:

Günümüz savaşları, iletişim imkânlarının gelişmesi sayesinde artık neredeyse canlı yayın eşliğinde izleniyor. Dünyanın herhangi bir bölgesinde yaşanan bir çatışma, savaş muhabirlerine ihtiyaç olmaksızın sahadaki görüntülerine kadar anbean medyaya yansıyor.

Herkesin elinde bulunan cep telefonları ve kolaylıkla paylaşım sağlayan sosyal medya ağları, bilgiye ulaşmayı hiç olmadığı kadar kolaylaştırdı. Ancak bu durum, gerçeğin daha kolay anlaşılmasını sağladığı kadar, yalanın ve manipülasyonun da daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor.

Gerçeklik ne olursa olsun, çarpıtma, abartma ve düpedüz yalan haber üretimi, ne yazık ki hâlâ karşılık bulabiliyor.

Yazının Devamı >>>

Yorum Analiz Haberleri

Gözleri bağlı, elleri kelepçeli
“ICE, ABD’nin özel kolluk kuvveti gibi hareket ediyor”
Kuzey Avrupa'dan Latin Amerika'ya: Gücün hukuku, hukukun sessizliği
“ABD, Latin Amerika’yı yeniden tasarlıyor”
İran’daki olayları okurken vakıa ile tavrı karıştırmamak