HAKSÖZ-HABER
İsmail Ceyran Haksöz için kaleme aldığı bu yazısında, Suriye’de Baas rejiminin devrilmesiyle yaşanan tarihi dönüşümü Sermede Meydanı’ndaki bayram namazı şahitliği üzerinden bir perspektifle ele alıyor.
Yaşanan süreci Batı mahreçli köksüz bir inkılap değil, toprağın ve ruhun katıksız bir İslami fethi olarak tanımlayan Ceyran, meydanları dolduran tevekkül bilincinin nasıl somut bir zafere dönüştüğünü vurguluyor.
Zulüm ve fani güçler yok olup giderken Şam’dan Gazze’ye uzanan sarsılmaz imanın ebedileştiğini ifade eden yazı, direniş hafızasının kuşaklar arası aktarımına dikkat çekiyor.
***
Fethin çocukları, zaferin şahitleri - İsmail Ceyran
Tarihi ebediyetle harmanlayanlara…
"Cennetin kokusu, çocukların kokusudur."
Sermede Meydanı’nda saçları taranmış, üzerlerine adeta cennet kokuları sinmiş çocukların gözlerinde parıldayan muazzam nur, meğer Şam’ın kapılarını Müslümanlara açan büyük fethin sessiz ama en gür habercisiymiş. Tarih bazen bir çocuğun gözlerinde saklanır, sonra bir ümmetin kaderi olarak ortaya çıkar.
"Şüphesiz batıl yok olmaya mahkûmdur."
Şam'ın ufkunda yükselen ışık, ümmetin hafızasında çok önceden doğmuştu. Yıllardır bu coğrafyayı kan gölüne çeviren katil Baas rejiminin devrilmesi ve küresel haramilerin bu kutsal topraklardan sökülüp atılması, meydanlarda ete kemiğe bürünmüş olarak gördüğümüz tevekkül ve direniş bilincinin hayal olmadığını kanıtladı. Fani olan, baki olana hürmetle anlam bulur; dünyevi zulümler ve fani güçler yok olup giderken, Şam’dan Gazze’ye uzanan sarsılmaz iman ve adanmışlık bu meydanlarda ebedileşir. Zafer önce kalplere indi, sonra şehirlere yayıldı; işte bu durum, zaferin bu coğrafyanın kaçınılmaz mukadderatı olduğunu tüm dünyaya tescilledi, elhamdülillah.