‘Bana bir hikâye yaz. İçinde inanmış gençler olsun.’: KOD ADI CEA

Televizyoncular, yazarlar, çizerler, yargıçlar, askerler, hemşireler, hepsi başörtülü avına çıkmış. Gördükleri her yerde kafesleyip mağaralara tıkacaklar sanki hepimizi.

GÜNAY BULUT / HAKSÖZ HABER

Odaya girdiğimde camdan dışarı bakıyordu. Kapı sesine, bana çevirdi başını. Beyaz örtünün çevrelediği zayıf yüzü narin bir bahar papatyasını andırıyordu. Sarılığı gözlerine kadar ilerlemişti. Gülümseyerek,

‘Geldin mi? Ben de Fatih Camii’ni seyrediyordum. Akşam namazını orada kılıp geri gelsem ne güzel olur, diye geçiriyordum, içimden. Şu serum da bitmedi daha.’

‘Geleceğiz elbet. Kardeş kardeşini görmeye gitmez mi hiç?’ diyemedim.

Nefesine doyamıyor gibi sarsıldı. İlaç portu yerinden oynamasın diye sol elini iman tahtasının üstüne koydu. Öksürüğe tutuldu. Ardındaki yastığı yükselttim. Yavaş yavaş sırtını sıvazladım. Dudağına uzattığım bardaktan birkaç yudum su içti. Sakinledi.

‘Oğlum, az önce çıktı. Senin geleceğini duyunca bu akşam izinli olduğuna sevinip arkadaşını aradı. Genç işte,’ diyerek tebessüm etti.

Yazının Devamı >>>

Yorum Analiz Haberleri

İşgalde yeni safha: Batı Şeria'da yeni toprak rejimi
Süveyda denklemi: İsrail'in Suriye'deki pozisyonu ve olası senaryolar
Huckabee’nin Arz-ı Mev'ud çıkışı iddia mı yoksa tehdit mi?
1947’den 2025’e: Hindistan’ın Filistin politikasının tasfiyesi
Dijital etkileşimden sokağın samimiyetine: Ramazan