İspanya'nın kuzeyindeki Bask bölgesinin San Sebastian kentinde binlerce kişi, İsrail'in soykırımın yaptığı Filistin halkına destek için yürüdü.
İspanya'nın İç Savaş döneminin (1936-1939) sembol kasabalarından olan ve 26 Nisan 1937'de Nazi Almanyası ile İtalya tarafından bombalanan Gernica'nın yaşadığı insanlık dışı trajedinin 89. yılı dolayısıyla yapılan etkinliklerde, geçen yıl olduğu gibi bu yılda Filistin'e destek gösterileri öne çıktı.
"Soykırımlara ve savaşlara son verilmesini" talep etmek amacıyla düzenlenen yürüyüşe, 250'den fazla sivil toplum kuruluşunun temsilcisi ile EH Bildu, Podemos Euskadi ve PSE-EE gibi bazı siyasi partiler ve sendikalar destek verdi.
"Soykırıma hayır. Savaşa hayır" yazılı büyük bir pankartın arkasında yürüyen binlerce kişi Filistin bayrakları taşıyarak, İsrail'in Gazze'deki soykırımında hayatını kaybeden çocuklara atfen ellerinde kefenlenmiş bezden çocuk figürleri ile yürüdü.
Okunan manifestoda, "savaşın hiçbir şeyin çözümü olamayacağını ve çözümün diyalog, müzakere ve siyasi bir çözüme dayanması gerektiğini" vurgulandı.
"Güç politikası galip geldi ve eğer bunu durdurmazsak, bildiğimiz dünya temelden değişecek. Trump-Netanyahu ittifakı, özgürlük ve güvenlik adına dünyayı altüst etti ve bunun bedelini vatandaşlar ödüyor." denilen manifestoda, "uluslararası hukuk sistemini yok eden barbarlığın sona erdirilmesi" çağrısı yapıldı.
Yürüyüş sonrasında yapılan konuşmalarda da "Filistin'i desteklemek, İsrail'i tecrit etmek ve marjinalleştirmek anlamına gelir ve Bask bölgesi Filistin'i desteklemeye, kararlı bir şekilde dayanışma ve bağlılık göstermeye devam edecektir. Soykırımı veya savaşı kabul etmiyoruz. Bizim adımıza asla." ifadeleri kullanıldı.
İspanya İç Savaşı döneminde, binaların yaklaşık yüzde 80'nin yerle bir olduğu, 300'e yakın kişinin hayatını kaybettiği Nazi Almayası ve İtalya'ya ait uçakların bombaladığı Gernica kasabasında yapılan etkinlilerde de benzer şekilde Filistin halkına destek mesajları gönderildi.
Almanya
Berlin’in Schöneberg semtindeki Innsbrucker Meydanı’nda toplanan yüzlerce kişi, Filistin’e destek vermek, İsrail’e silah sağlanmasını protesto etmek ve savaş suçu işleyenlerin yargılanması talebiyle Steglitz semtindeki Herrmann-Ehlers-Platz’a kadar yürüdü.
Göstericiler Filistin bayrakları ile üzerinde "(Almanya Başbakanı Friedrich) Merz, torunlarına acıyorum, senin mirasın yüzünden utanç duyuyorlar", "Soykırımı durdurun", "Hey siyonistler, Almanya sizi seviyor. Gelin ve buraya yerleşin", Filistin’i kurtarın, insanlığı koruyun" ve "9 bin 600 Filistinli esir hepsi serbest bırakılsın" yazan dövizler taşındı.
Eylemde "Siyonizm suçtur", "Filistin’e özgürlük", "İsrail terör ülkesidir", "İsraili boykot et", "Gasbedilmiş topraklarda barış olmaz" ve "İsrail çocukları yakıyor, Almanya destek veriyor" sloganları atıldı.
Bazı göstericiler ise İran bayraklarını taşıyarak ABD ve İsrail’in İran'a saldırılarını protesto etti.
Geniş güvenlik önlemleri alan polis, 3 kişiyi gözaltına aldı.
İsveç
İsveç’in başkenti Stockholm’de yüzlerce kişi, İsrail’in 10 Ekim’de sağlanan ateşkesi ihlal ederek Gazze’ye saldırılar düzenlemesine ve insani yardım girişini kısıtlamasına tepki gösterdi.
Göstericiler, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla Odenplan Meydanı’nda bir araya geldi.
"Gazze’de çocuklar açlıktan ölüyor", "Gazze’de saldırılar durdurulsun", "Gıda kısıtlamasına son verilsin", "İran’a saldırılar dursun" ve "İsrail barış anlaşmasına uysun" yazılı pankartlar taşıyan protestocular, İsrail’in Gazze’ye yönelik işgaline son verilmesini ve İsveç’in bu ülkeye silah satışını durdurmasını talep etti.
Filistin, İran ve Lübnan bayrağı taşıyan göstericiler, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının da durdurulmasını istedi.
"İsrail, devlet terörü yürütmektedir"
Eyleme katılan Stockholm Direniş Tiyatro Sanatçısı Aydın Amir Hashimi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filistinli mahkumların yaşadığı dramı ve idama mahkum edilmesini eylem boyunca bir performansla canlandıracaklarını söyledi.
İsrail hükümetinin uygulamalarının barbarlık olduğunu belirten Hashimi, "Bugün burada Filistinli mahkumların ve ailelerinin maruz kaldığı sistematik devlet işkencesini canlandıracağız. Mahkumlara yönelik işkence haberleri, birkaç 'akıl hastası' askerin münferit eylemi değil bizzat bir devlet politikasıdır. İsrail, devlet terörü yürütmektedir." ifadelerini kullandı.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in geçmişine de değinen Hashimi, "Irkçı motifli terörizmden hüküm giymiş bir isim, bugün İsrail’in Ulusal Güvenlik Bakanı’dır. İsrail, faşist bir devlettir. Bugün tüm dünyaya İsrail hapishanelerinde mahkum olmanın, bir çocuğun babasının gözü önünde 10 saat işkence görmesinin ne demek olduğunu göstereceğiz." dedi.
İsrail'in saldırılarına sessiz kalanlara seslenen Hashimi, "Tüm bunlara göz yumanlar da faşist ruhludur. Faşizm, bir gün sizin de kapınızı çalacak. Uyanın ve tarafınızı seçin." uyarısında bulundu.