ABD, İran nükleer anlaşmasındaki yaptırımların süresiz olmasını hedefliyor

ABD'nin, İran ile süren nükleer pazarlıklar çerçevesinde, daha önce yapılan anlaşmalardaki kısıtlamaların süresiz olarak geçerli olmasını istediği ileri sürüldü.

Axios haber sitesinin ABD'li bir yetkiliye ve konuya aşina iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, Başkan Donald Trump yönetimi, İran ile yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın "süresiz olarak" yürürlükte kalmasını talep ediyor.

Kaynaklar, Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un özel bir toplantıda İran'a, önemli nükleer kısıtlamaların son bulacağı bir tarihin yer almadığı bir sözleşme imzalatma düşüncesini dile getirdiğini öne sürdü.

Habere göre Witkoff, ABD yaklaşımının, İran'ın nükleer üretmeme konusunda kalıcı taahhüde bağlı kalması gereğinden yola çıktığını ve bu durumun zamana dayalı kısıtlamaları fiilen dışladığını söyledi.

Söz konusu bilgilerin ortaya çıkması, İran ve ABD heyetlerinin İsviçre'nin Cenevre kentinde üçüncü tur dolaylı nükleer müzakerelerini gerçekleştireceği günün hemen öncesine denk geldi.

Trump, eski Başkan Barack Obama döneminde müzakere edilen ve İran'ın nükleer programına ilişkin sınırlamaları 8 ila 25 yıllık bir süre içinde kademeli olarak kaldıran hükümler içeren anlaşmayı eleştiriyordu.

ABD Başkanı ilk döneminde, Tahran yönetiminin nükleer programıyla ilgili sorumluluklarının bir zaman dilimiyle kısıtlanmasının, bu konuda verilen sözlerin kalıcı olmamasına yol açtığını gerekçe göstererek, Obama döneminde imza edilen anlaşmadan çekilmişti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceğini söyledi

Vance, Fox News'e verdiği mülakatta, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusunda son derece net bir tutum sergilediğini aktararak, "Başkanın mesajı çok açık. İran nükleer silaha sahip olamaz." ifadesini kullandı.

İran'ın nükleer silah kapasitesini geliştirmesinin ABD'nin ulusal güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturduğunu savunan Vance, birçok ABD vatandaşının da bu konuda aynı görüşte olduğunu kaydetti.

Hedeflerinin İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek olduğunu belirten Vance, bu sonuca öncelikle diplomasi yoluyla ulaşılmasının amaçlandığını ancak gerekmesi halinde farklı seçeneklerin de devreye sokulabileceğini dile getirdi.

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci

İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğrayan İran-ABD arasındaki nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman'ın arabuluculuğunda yeniden canlandırılmıştı.

ABD'nin saldırı tehditleri ve devasa askeri yığınağı devam ederken taraflar, 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı müzakereler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı. Daha sonra ikinci tur görüşmeler 17 Şubat'ta Cenevre'de devam etmişti. Taraflar görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmiş ve daha sonra Cenevre'de 26 Şubat'ta yeniden bir araya gelinmesi konusunda anlaşmıştı.

İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor.

Müzakerelerde, zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu ve yaptırımların kaldırılma takvimi ve doğrulama mekanizmaları ele alınıyor.

Dünya Haberleri

Avustralya'daki sinagoglarda Filistinlilere ait toprakların pazarlanmasına tepki
ABD'de yargıç, Trump'ın göçmen politikasını hukuksuz buldu
ABD'nin, Venezuela'nın Maduro'nun savunma masraflarını ödemesini engellediği iddia edildi
Trump'ın ikinci döneminin ilk 10 ayında DACA programından faydalanan 261 göçmen gözaltına alındı
Hollanda hava yolu şirketi KLM, 1 Mart’tan itibaren İsrail’e uçuşlarını durduracağını açıkladı