Saldırının Altında “Rus Terörü” Var

Saldırının Altında “Rus Terörü” Var

200 yıldır bağımsızlığı ve özgürlüğü için mücadele eden Çeçenistan halkı, 1994 yılında başlatılan Rus terörüne 16 yıldır maruz kalıyor.

Sadece Çeçen halkına karşı değil, aynı zamanda tüm Müslüman Kafkas halklarına karşı da soykırım suçu işleyen Rusya, 16 yıldır Çeçenistan'da terör estiriyor.

Rus yönetiminin Çeçenistan'daki saldırılarında 1994-2006 yılları arasında 250 bin Çeçen öldürüldü, 55 bin Çeçen işkence gördü, bunlardan 37 bini yargısız infaz edildi, 7 bin 500 Çeçen kayboldu ve 36 bin Çeçen de sakat kaldı.

Müslüman Kafkas halklarına karşı yıllardır zulüm politikalarını sürdüren Rusya, 16 yıldır Çeçenistan'da terör estiriyor. Rus yönetiminin Çeçenistan'daki saldırılarında 1994-2006 yılları arasında 250 bin Çeçen öldürüldü, 55 bin Çeçen işkence gördü, bunlardan 37 bini yargısız infaz edildi, 7 bin 500 Çeçen kayboldu ve 36 bin Çeçen de sakat kaldı.

Sovyetler Birliği'nin 1991 yılında dağılmasından sonra Çeçenistan'da Ekim 1991'de gerçekleştirilen seçimlerde bağımsızlık yanlısı Cevher Dudayev Cumhurbaşkanı oldu. Çeçenistan'ın bağımsız olmasını içlerine sindiremeyen Ruslar, kontrolündeki Çeçen muhalifleri ayaklandırarak 18 Kasım 1994'te hükümet birlikleriyle çatışmaya başladı. Çatışmaları bahane eden Rusya, 3 Aralık 1994'te Başkent Grozni'deki başkanlık sarayını bombaladı. 1994 yılında başlayan Çeçen-Rus savaşı sırasında yaklaşık 260 bin Çeçen'in öldüğü tahmin ediliyor.

Rus işgal güçleri, 1999'da Çeçenistan'daki sivil halka yönelik kimyasal silahlarla saldırılar başlattı. 2 gün süren saldırılarda 31 kişi hayatını kaybetti, 200 kişi de yaralandı. Rus yönetimi bu saldırılarını, kadın, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan herkese karşı sürdürmektedir. Saldırılar sırasında bombaların düştüğü bir çocuk yuvasında 7 çocuk ve bir eğitici yanarak ölmüştü.

Yıllardır süren savaş sebebiyle evinden, eşinden, arkadaşından, babasından annesinden ayrı düşmüş olan Çeçenler, mülteci hayatı yaşıyor. Nazi kampı gibi mülteci kamplarında yaşayan Çeçenler, burada da rahat bırakılmıyorlar. Grozni civarında bulunan Nagorni köyünde bazı Çeçenlere ölünceye kadar işkence yapıldığı belirtiliyor. Çeçen mültecilerin üzerinde sigara söndürmekten yalınayak yürümeye zorlanmaya, gözlerinin önünde karısı ve kızlarına tecavüz etmelerden ölülerin köpeklere yedirilmesine kadar türlü işkenceler yapılıyor.

Rusya, 11 Eylül olaylarından sonra ABD'nin öncülüğünde başlatılan "uluslararası terörle mücadele kampanyasına" en açık desteği veren ülke oldu. Rus yönetimi, ABD gibi Çeçenistan'daki vahşetine meşruiyet kazandırmak için hep "terörle mücadele ediyoruz" maskesini kullandı. Rusya'nın Çeçenistan'da yürüttüğü vahşetin bir iç mesele olarak lanse ederken, insan haklarını ağzına sakız eden Batı dünyası, Rus vahşetine sessiz kalmayı tercih etti.

İnsan Hakları İzleme Komitesi, 2005 yılında açıkladığı raporunda Çeçenistan'da Rus askerleri tarafından gerçekleştirilen sivilleri kaçırma olaylarının "insanlık suçu" seviyesine ulaştığını açıkladı. Komitenin raporuna göre sadece 6 yılda Çeçenistan'da 3 bin ila 5 bin arasında sivil kayboldu ve sorumlular hakkında ise hiçbir yasal işlem yapılmadı.

Çeçenlerin bağımsızlık mücadelesini bastırmak için her yolu deneyen Rus yönetimi, mevcut yönetimi tasvip etmeyen Çeçenlerin peşini yurtdışında da bırakmıyor. Geçtiğimiz yıl İstanbul'da 5 ayda 3 Çeçen'in, faili meçhul bir cinayete kurban gitmesi, akıllara Rus ajanlarını getirmişti. Ruslara karşı albay rütbesiyle savaşan Gazhi Edilsultanov, Çeçen komutanlardan İslam Canibekov ve Ali Osaev geceyarısı silahlı saldırı sonucu öldürülmüşler ve zanlılar bir türlü bulanamamıştı.

HASAN TOSUN / VAKİT

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir