1. HABERLER

  2. HABER

  3. Kenan Alpay, Cuma Günü Yargılanıyor!
Kenan Alpay, Cuma Günü Yargılanıyor!

Kenan Alpay, Cuma Günü Yargılanıyor!

Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı Kenan Alpay, kışla tipi eğitime, ant, marş ve kişi putlaştırmalarıyla Atatürkçülük dayatmasına, Ergenekoncuların karanlığına, eğitimde anadil hakkı ile din derslerinin içeriğine dair yaptığı konuşma dolayısıyla 16 Ekim’de

14 Ekim 2009 Çarşamba 17:01A+A-

Eğitim ve öğretimdeki dayatmalara son verilmesi çağrısı yargı duvarına toslatılmak isteniyor. Kenan Alpay'ın "Okullarda Resmi İdeoloji Şartlandırmasına Hayır! Zorunlu Atatürkçülük Dayatmasına Son!" başlığı çerçevesinde gündeme getirilen düşünceler yargı kıskacında…

Özgür-Der Yönetim Kurulu üyesi iken 13 Eylül 2008 tarihinde Özgür-Der tarafından Fatih'te yapılan Ramazan ayı eylemlerindeki konuşması dolayısıyla Fatih Cumhuriyet Savcılığı, Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı ve Haksöz Dergisi Yazı İşleri Müdürü Kenan Alpay hakkında TCK 216/1 ve 53/1-2 maddeleri gereğince "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme" suçlamasıyla dava açmıştı. Davanın ilk duruşması 16 Ekim Cuma günü saat 09.40'ta Fatih Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Her zaman olduğu gibi, hak ve özgürlük taleplerini "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" kategorisine koyup mahkûm etmek isteyen yargı kurumlarının düşünceyi özgürce ifade etme üzerindeki baskısı devam ediyor. Kenan Alpay, Özgür-Der'in Saraçhane Parkı'nda düzenlediği söz konusu eylemde eğitim sistemindeki çarpıklıklara, kışla tipi eğitim anlayışına, antlar, marşlar ve kişi putlaştırmalarıyla Atatürkçülük dayatmasına, darbeci ve Ergenekoncuların karanlığına, eğitimde anadil hakkı ile din derslerinin içeriğine değinmişti.

Kenan Alpay'ın yargı kıskacına giren söz konusu konuşmasından notlar:

"Eğitimde Laik-Kemalist Dayatmaya Son!"

"Generaller tarafından örgütlenen, sevk ve idare edilen Ergenekon Terör örgütünün temel hedefi 'Kemalist Yüzyıl Projesi' idi. Ergenekon Terör örgütü 'Kemalist Yüzyıl Projesi' için cinayetler işledi, provokasyonlar tertip etti, işkence, adam kaçırma, yolsuzluk, şantaj vd insanlık karşıtı her türlü kirli–karanlık icraata imza attı.

Zorla saygı, zorla sevgi olmaz. Zorla güzellik hiç olmaz. Bütün bir ülkeyi yani 70 milyonluk bir toplumu Kemalizm'e iman etmeye zorlayan bir eğitim sisteminin insanlıkla, akılla, ahlakla bir ilişkisi olabilir mi?

Eğitim-öğretim sisteminde zorunlu eğitime tabi tutulan çocuk ve gençler Kemalizm'in ilkeleri doğrultusunda ulusalcı ve din dışı bir cendereye sıkıştırılıyorlar. Eğitim öğretim kurumları 8 yıl boyunca her sabah tekrar eden 'Türküm, doğruyum, çalışkanım!' antlarıyla başlayan akıldışı dogmalarla ve adeta savaşa giden askerlere verilen disiplin ve motivasyonla kuşatma altındadır.

Putlaştırılmış bir eşiz ve ölümsüz bir lider Atatürk perspektifi, dinleştirilmiş bir Atatürk ilke ve inkılâpları öğretisi eğitimin özünü oluşturuyor. Törenler, büstlere karşı gösterilen saygı duruşları, Anıtkabir ziyaretleri modern ayinler, seküler ibadetler zorunlu eğitim çerçevesinde istisnasız tüm çocuklara, hatta öğrenci velilerine dahi dayatılıyor. Okullarda, hastanelerde, tüm resmi kurumlarda mecbur kılınan Atatürk Köşeleri işgüzar öğretmenler eliyle evlere, çocuk odalarına taşınmak isteniyor.

Zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır. Alevilik inancı ailelerin talepleri doğrultusunda seçmeli ders olarak okutulabilmelidir. Bu talepleri bizce meşru ve makuldür.

Anadilde eğitim hakkı da bizce meşru ve makuldür. Kürtçe diğer tüm diler gibi Allah Teâlâ'nın bir ayetidir. Kürtçeyi yasaklamak zulümdür. Okullarda Hititçenin Sümercenin okutulduğu bir yerde bu ülkenin bir gerçeği olan Kürt halkının taleplerinin görmezden gelinmesi zulümdür.

Bir inancın mesela Alevilik inancının, etnik bir kimliğin mesela Kürt kimliğinin inkâr edilmesine, asimile edilmesine karşıyız."

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Kenan Alpay, 1969'a kadar değiştirilmeden basılan 1944 baskılı Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nden 'din' maddesini okumuş ve sözcüğün 3. anlamının 'Kemalizm, Türk'ün dinidir.' örneğiyle açıklandığına dikkat çekmişti. Bu saçmalığın halen de başta okullarda olmak üzere hayatımızın tüm safhasında bir dayatma olarak tezahür ettiğini ifade eden Alpay, darbecilik ve çetecilikle ayakta kalan laik-Kemalist düzene karşı var olma mücadelesi vereceklerinin altını çizmişti.

HAKSÖZ-HABER