Filistin Âlimler Birliği Başkanı Dr. Nevvaf Tekruri, açıklamalarında Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze’nin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek İslam dünyasına kapsamlı dayanışma çağrısında bulundu.
Dr. Nevvaf Tekruri konuşmalarında Kudüs meselesi, yalnızca Filistinlileri ilgilendiren siyasi bir konu olarak değil, bütün İslam dünyasının tarihî, dinî ve ahlaki sorumluluğu olarak ele alındı. Tekruri, Kudüs’ün gündemden düşürülmesine ve Filistin davasının geri plana itilmesine karşı çıkarken, Mescid-i Aksa’nın korunması için ortak bir bilinç oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Gazze’de yaşanan gelişmelere de değinen Tekruri, savaşın yalnızca Gazze ile sınırlı olmadığını, Batı Şeria, Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin’in farklı bölgelerini kapsayan daha geniş bir sürecin parçası olduğunu ifade etti. İsrail’in hedefinin yalnızca askerî üstünlük sağlamak olmadığını savunan Tekruri, Filistin toplumunun ekonomik ve sosyal imkânlarının yok edilerek direncinin kırılmaya çalışıldığını belirtti.
Tekruri, İslam dünyasının desteğinin yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Dua ve insani yardımların yanı sıra eğitim, medya çalışmaları, boykot, siyasi baskı ve sivil toplum faaliyetlerinin de yürütülmesini isteyen Tekruri, herkesin sahip olduğu imkânlar ölçüsünde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.
7 Ekim anma faaliyetlerinin de yalnızca anma etkinlikleriyle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirten Tekruri, bu sürecin bilinçlenme, örgütlenme ve sürdürülebilir dayanışma çalışmalarına dönüşmesi çağrısında bulundu. Tekruri ayrıca âlimler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçilerin Filistin meselesi etrafında ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Tekruri'nin konuşmasından sonra kent meydanından İmam Şafii Camii’ne yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşün akabinde yapılan dua ile etkinlik sona erdi.










