Yeni Şafak / Abdullah Muradoğlu
İsrail’in dijital etki operasyonları..
ABD’deki İsrail Lobisi üç ana başlıkta toplanabilecek bir strateji izliyor. Farklı başlıklarda yürütülen programların hedefi İsrail’e askeri desteğin kesintiye uğramaksızın devam etmesi. Kasım’daki ara seçimleri hedef alan İsrail Lobisi ve bağlantılı kuruluşlar İsrail’in Amerikan siyaseti üzerindeki nüfuzuna itiraz eden ve İsrail’in soykırım yaptığını açıkça dile getiren isimlerin adaylık yarışlarını kaybetmeleri için olağanüstü ölçeklerde para harcıyor.
Lobi ikinci olarak, ABD’deki İsrail’i eleştiren podcast yayıncılarını sindirmek için siyasi linç kampanyaları yapıyor. Kampanyanın baş hedeflerinden birisiyse Tucker Carlson. Lobi, milyonlarca genç izleyiciye hitap eden Carlson’ı ‘Yahudi karşıtı’ olarak etiketliyor.
Üçüncü olarak Lobi, Trump Yönetimi’nde ve ABD Kongresi’nde ABD’nin İsrail’in savaşlarına bulaşmasına muhalefet ettikleri bilinen isimleri yıpratmak için karalama kampanyası açtı. Bu kampanyanın hedefinde yer alan isimlerin başındaysa ABD Başkan Yardımcısı JD Vance var.
Amerikan kamuoyunda İsrail aleyhinde değişen duyguların yakın vadede öngörülen siyasi sonuçlarından paniğe kapılan soykırımcı Netanyahu ise bu gelişmeyi sekteye uğratmak için siyasi etki operasyonlarına bel bağlıyordu. Netanyahu hükümeti bu yıl için kamu diplomasisi bütçesini 750 milyon dolara çıkardı. Bu rakam 2025 yılı için sadece 150 milyon dolar idi.
“Time” dergisinde 14 Temmuz’da Eric Cortellessa imzasıyla yayınlanan haberde Trump’ın eski kampanyası yöneticisi Brad Parscale’in İsrail adına geniş kapsamlı bir etki operasyonu yürüttüğüne ilişkin ilginç detaylara yer veriliyordu. Habere göre Trumpçı Kamp’ın “Önce Amerika” kanadında İsrail’e yönelik eleştirilerin ve tepkilerin önünü kesmeye yönelik etki operasyonlarında yapay zeka tabanlı sohbet platformları da kullanılıyor imiş. Parscale’in plânı ayrıca yapay zeka sohbet robotlarının bilgi kaynaklarını etkilemeye de odaklanmıştı
Eylül 2025’de İsrail hükümetiyle yapılan anlaşma kapsamında, Parscale’in şirketi her ay 100 özgün içerik üretecek ve bu içeriklerin Yüzde 80’i TikTok, Instagram, YouTube ve podcast’ler üzerinden “Z Kuşağı” kitlesine yönelik olacaktı. İç içe girmiş şirketler aracılığıyla yürütülen etki operasyonlarına biribiriyle bağlantılı olmayan doğal bir tartışma görüntüsü veriliyordu.
17 Haziran’da ABD ve İran’ın ateşkes anlaşmasına varmasının ardından, üst düzey bir ABD’li yetkili internetteki tepkileri takip ederken son derece şaşırtıcı bir şey fark etmişti. Çoğu neredeyse aynı anda ortaya çıkan paylaşımlar dil ve üslup açısından benzerlikler taşıyordu. Dijital ağlardaki operasyonların karanlık bir el tarafından yürütüldüğü böylece anlaşılıyordu.
Söz konusu yetkilinin ilk olarak dikkatini çekense Trumpçı görünümlü içeriklerin Trump’ı n İran’la anlaşma yapmasını eleştirmeleriydi. Bu içerikler Trump’ı İran’ın nükleer programını ortadan kaldırma hedefine ulaşamadan teslim olmakla suçluyordu. Bir süredir İsrail’in ve İsrail Lobisi’nin öfkesine üzerine çeken JD Vance de bu suçlamaların hedefindeydi.
Nitekim geçtiğimiz Çarşamba günü podcast yayıncısı Joe Rogan’ın programında konuşan JD Vance, Time haberine atıf yaparak İran’la müzakereleri rayından çıkarmaya ve anlaşmayı engellemeye yönelik çok gizli, son derece iyi finanse edilmiş bir kampanya yürütüldüğüne dikkat çekiyordu. Savaşın süresiz devam etmesi için Amerikan kamuoyunu manipüle etmeye çalışan kişiler olduğunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktığını kaydeden Vance kendisini suçlayanlara ise “Cehenneme kadar yolunuz var” diyerek tepki gösteriyordu.
ABD’deki podcast’lerde, TikTok paylaşımlarında, Instagram ve YouTube videolarında milyonlarca genç insan İsrail’in soykırımına tepki gösteriyordu. İsrail destekçisi ana akım medya ise güvenirliliğini kaybetmişti. İsrail›e desteğin genç Cumhuriyetçiler arasında da önemli ölçüde azalması İsrail’i kaygılandırıyordu. İsrail Amerika’da en fazla güvendiği siyasi Sağ tabanı da kaybediyordu. Brad Parscale’in devreye sokulmasının sebebi de buydu.
“Time” haberine göre Trump’ın tabanına yönelik dijital etki operasyonları fiyaskoyla sonuçlanmıştı. Dergiye konuşan bir İsrailli yetkili Parscale için “Durumu iyileştirmesi gerekiyordu. Ona çok para ödedik. Peki o bu parayla ne yaptı? Durum daha da kötüye gitti” diyordu. İsrail Amerikalı muhafazâkârlar nezdindeki itibarını artırmak için Parscale’i işe almıştı, ancak Amerikan Sağı’nda ve daha geniş ABD seçmen kitlesi arasında İsrail’e destek erimeye devam ediyordu. Bunca paraya rağmen İsrail suyun akışını seyretmekle kalıyordu.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.