Konya'da Aksa Tufanı’nın 3. yıl dönümünde siyonist rejim telin edildi

Konya'da Aksa Tufanı’nın 3. yıl dönümünde siyonist rejim telin edildi

Konya'da Sivil Toplum Kuruluşları Platformunun öncülüğünde Aksa Tufanı’nın 3. yıl dönümü vesilesiyle Gazze'ye yönelik saldırılar protesto edildi.

Konya'da Sivil Toplum Kuruluşları Platformunun öncülüğünde Aksa Tufanı’nın 3. yıl dönümü vesilesiyle yürüyüş gerçekleştirildi.

Kılıçarslan Meydanı’ndan başlayan ve Gedavet Parkı’nda son bulan yürüyüş sonrasında basın açıklaması gerçekleştirildi.

Protesto sırasında Aksa Tufanına destek verilirken, siyonist İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları protesto edildi.

Basın Açıklaması tam metni:

AKSA BİZİM İMANIMIZ, DİNMEYECEK TUFANIMIZ

07 Ekim 2023 tarihinde kapkara karanlıklara inat bir ışık yandı Gazze'de, karanlıkları aydınlatmak, kara zulümlerin böğrüne böğrüne vurmak, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını göstermek için.

Beşikte iken konuşup hakikati ilan eden İsa'nın,sihirlerin sahteliğini gösteren Musa'nın, putları deviren İbrahim'in, kıyamete kadar sürecek dünyanın gördüğü göreceği en mükemmel medeniyetin kurucusu Hz. Muhammed'in bağlıları meydanlarda idiler artık.

Allah'a ve peygambere verdikleri şahitlik ve şehitlik sözlerini yerine getirmekti amaçları.

Dünya tarihinin gördüğü en vahşi zulümlere maruz kaldılar ama sabredip direndiler. Susuz kaldılar, aç bırakıldılar, evleri yıkıldı, hastaneleri, camileri bombalandı. "Vekil olarak Allah bize yeter" düsturunu dilleri ile söyleyip yaşantıları ile göstererek teslim olmak gibi bir ihtimali gündemlerine almadılar.

3 Yılın sonunda dünya düzeninin sahteliğini, yaldızlı sözleşmelerin aldatıcılığını inkârı mümkün olmayacak şekilde ortaya çıkardılar.

Onlar üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptılar. Lakin onları yalnız bırakan ümmet üzerlerine düşeni yeterince yapmadı, mazeret üretti, üretmeye devam ediyor.

Sözde ateşkes antlaşması yapıldı, birçok ülke bu anlaşmanın uygulanması hususunda taahhütte bulundu, garantör oldu. Ama bütün dünyanın gözü önünde zalim israil'in saldırıları ve zulümleri devam ediyor.

Saldırganlığını yalnızca Gazze ile sınırlı tutmayan bu şebeke; işgal altındaki Batı Şeria’da da aynı soykırımı tekrarlayacağını pervasızca ilan etmekte; Suriye, Lübnan, Yemen ve İran’a saldırarak tüm bölgeyi ateşe atmaktadır.

Bu soykırımın bir numaralı faili Netanyahu’nun hâlâ Birleşmiş Milletler kürsüsüne çıkarılması küresel bir utanç vesikasıdır. 70 devlet temsilcisinin salonu terk ederek yüzüne vurduğu tokat, bu katilin ait olduğu yerin uluslararası diplomasi salonları değil, mahkeme salonları ve sanık sandalyesi olduğunu tescillemiştir. Bu barbarlığın arkasındaki en büyük cüret ise hiç şüphesiz Siyonist çeteye silah, mühimmat ve siyasi kalkan sağlayan emperyalist ABD yönetiminin suç ortaklığından beslenmektedir

Küresel sessizliğe ve ikiyüzlülüğe rağmen sokakları terk etmeyen vicdanlı halkları selamlıyoruz.

Filistin davasına amasız fakatsız destek veren Siyonist çetelerin baskılarına boyun eğmeyerek hakikati haykıran tüm dünya halklarına teşekkür ediyoruz.

Ancak öte yandan, soykırımı meşrulaştırmaya çalışan küresel sermayenin ve emperyalist şirketlerin ahlaksız tutumunu da lanetliyoruz!

Gazze’de bombalarla uzuvlarını kaybeden, kolları ve bacakları koparılan on binlerce masum Filistinli çocuğu görmezden gelip; katliam ordusunun ampute olmuş bir askerini reklam yüzü yapan Adidas gibi markaların sergilediği bu tavır, insanlık onuruna açık bir hakarettir.

Çocuk katillerini aklama yarışına giren bu şirketler, döktükleri kanın lekesini reklam kampanyalarıyla temizleyemeyecektir.

KONYA’DAN TÜM DÜNYAYA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR:

Bizler, Konya Sivil Toplum Platformu ve vicdanlı insanları olarak buradan soruyoruz:

  • Birleşmiş Milletler ve bölge ülkeleri daha neyi beklemektedir?
  • Kaç çocuğun daha parçalanmış bedeni ekrana düşmelidir?
  • Kaç şehrin daha haritadan silinmesi gerekmektedir?

Artık kuru kınamaların ve diplomatik temennilerin hükmü kalmamıştır.

İslam ümmetinin, Siyonist rejimin İslam coğrafyasındaki varlığı karşısındaki dağınıklığı, işgal, katliam ve soykırımlara zemin hazırlamıştır.

Ümmetin onurunu ve geleceğini korumak için İslam ülkeleri tüm ihtilafları bir kenara bırakarak tek bir ortak irade etrafında birleşmelidir. Artık ayrışma değil, birlik zamanıdır.

Buradan tüm yetkililere, tüm siyasi partilere, dünya Müslüman halklarına ve dünyanın vicdanlı halklarına çağrımız:

  1. Ateşkesin Derhal Uygulanması ve İnsani Koridor: 10 Ekim 2025 mutabakatının tüm şartları istisnasız derhal uygulanmalı; Gazze’ye insani yardım, tıbbi teçhizat ve enkaz kaldırma için iş makinelerinin girişi şartsız temin edilmelidir.
  2. Caydırıcı Askeri Harekât: İşgalci terör örgütü ateşkes şartlarına ve hukuka riayet etmediği takdirde, başta bölge ve İslam ülkeleri olmak üzere tüm sorumlu devletler nezdinde caydırıcı askeri mekanizmalar ve fiili güvenlik tedbirleri derhal devreye sokulmalıdır.
  3. Çifte Vatandaş Soykırımcıların Yargılanması: Hem Türkiye’de hem de dünya genelinde, çifte vatandaşlık zırhına sığınıp Gazze ve Batı Şeria’da masumların kanını döken, soykırım ve katliam suçlarına doğrudan iştirak eden terör ordusunun mensupları tek tek tespit edilmelidir. Bu şahıslar hakkında vatana ihanet ve insanlığa karşı suçlardan derhal adli ve yasal işlemler başlatılmalı, yargı önüne çıkarılmalıdır.
  4. Topyekûn Boykot ve Hukuki Yaptırım: Adidas başta olmak üzere Siyonizm’e, işgale ve emperyalizme doğrudan veya dolaylı destek sunan bütün markalara karşı halkımızı tavizsiz ve kesintisiz boykota davet ediyoruz. Siyasi iktidarlar ve karar alıcılar da yalnızca boykot çağrısıyla yetinmemeli; bu kanlı sermaye ürünlerinin satışını, ithalatını ve pazarlanmasını zorlaştıracak yasal, idari ve ticari adımları derhal hayata geçirmelidir.
  5. Üç yıldır aralıksız süren vahşet, tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir ki karşımızdaki yapı bir devlet değil; hukuku, ahlakı ve insanlığı hiçe sayan organize bir soykırım ve terör şebekesidir. Türkiye Cumhuriyeti, 1949 yılında bu işgal yapısını tanıyan ilk Müslüman çoğunluklu ülke olmanın getirdiği tarihî yanılgıyla ve veballe yüzleşmelidir. Bugün gelinen noktada Siyonist rejim bir devlet vasfını tamamen yitirmiş, kan ve katliamla beslenen bir suç örgütüne dönüşmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti; tarihin, vicdanın ve milletimizin sesine kulak vererek 1949’daki tanıma kararını tek taraflı olarak iptal etmeli, bu terör şebekesini “devlet” olarak tanımaktan vazgeçtiğini tüm dünyaya ilan etmelidir.

Yıkılacak bina, katledilecek aile kalmadı. Söz tükendi, insanlık can çekişiyor. Konya’dan ilan ediyoruz: Ne katliamları unutacağız ne de bu cinayetleri finanse edenleri ve sessiz kalanları affedeceğiz. Nehirden denize özgür Filistin kuruluncaya dek susmayacağız, durmayacağız, geri adım atmayacağız!

Kahrolsun Siyonizm, kahrolsun emperyalizm!

Yaşasın Küresel Vicdan, Yaşasın Bağımsız Filistin Direnişimiz!

KONYA STK PLATFORMU

ekran-goruntusu-2026-10-08-142318

ekran-goruntusu-2026-10-08-142305

ekran-goruntusu-2026-10-08-142310

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir