Filistinlilere yönelik ihlallerini sürdürmekle suçlanan işgal rejiminin, sosyal medya paylaşımlarını gözaltı operasyonları ve ev baskınları için gerekçe olarak kullandığı bildirildi.
İbranice yayın yapan Kanal 12’nin haberine göre işgal rejimi, 7 Ekim 2023’ün ardından Filistinlilerin sosyal medya içeriklerini takip etmek ve işgal makamlarının “kışkırtıcı” olarak nitelendirdiği paylaşımların sahiplerini belirlemek amacıyla özel bir birim oluşturdu.
İşgal ordusunun Merkez Komutanlığı bünyesinde faaliyet gösteren birimin, işgal polisi ve sınır muhafızlarıyla koordinasyon içinde çalıştığı belirtildi. Birim, sosyal medya hesaplarını ve platformlarda yayılan videoları takip ederek elde ettiği bilgileri sahadaki birliklere iletiyor. Bu bilgiler doğrultusunda gözaltı operasyonları ve ev baskınları düzenlenirken pankartlar ve semboller kaldırılıyor, anıtlar yıkılıyor, kurumlar kapatılıyor ve paralara el konuluyor.
Haberde, takibin yalnızca açıkça silahlı eylem çağrısı yapan paylaşımlarla sınırlı olmadığına dikkat çekildi. Direnişe destek veren, direniş eylemlerini öven veya Filistin sembollerini kullanan paylaşımlar da işgal makamlarının “kışkırtma” kapsamında değerlendirdiği içerikler arasında yer alıyor. Bu paylaşımlar nedeniyle kişilerin evlerine gece baskınları düzenlenebildiği ve gözaltına alınabildiği ifade edildi.
Kanal 12’ye konuşan işgal ordusunun Merkez Komutanlığı bünyesindeki bir yetkili, askerî birliklerin belirli bir eylemi yücelten, öven veya Hamas’ı bir çözüm olarak sunan kişilere ulaşabildiğini söyledi.
Bir başka yetkili ise silah aramak gibi farklı gerekçelerle gerçekleştirilen bazı operasyonlarda, işgal makamlarının “kışkırtma” göstergesi olarak değerlendirdiği bayrak ve sembollerin de bulunduğunu öne sürdü.
İşgal rejiminden bir yetkili, Filistinlilerin internet üzerinden izledikleri içeriklerden etkilendiğini ve direniş eylemlerini yücelten paylaşımların yaygınlaşmasının sahada yeni gelişmelere yol açabileceğini iddia ederek uygulamayı savundu.
600’den fazla Filistinli gözaltına alındı
İbranice yayın yapan kanalın aktardığı verilere göre işgal güçleri, “en etkili kışkırtıcılar” olarak nitelendirdiği 600’den fazla Filistinliyi gözaltına aldı. Bu kişiler, işgal rejiminin “terör” olarak tanımladığı faaliyetleri desteklediği veya bu faaliyetleri gerçekleştirenlere sempati duyduğu iddia edilen içerikler yayımladıkları gerekçesiyle yargı sürecine sevk edildi.
Haberde, gözaltıların önemli bir bölümünün Aksa Tufanı Operasyonu’na destek ifade eden Filistinlileri hedef aldığı belirtildi. Bu kapsamda 2024 yılının başından itibaren 215 Filistinlinin gözaltına alındığı kaydedildi.
İşgal güçlerinin ayrıca “kışkırtmayla bağlantılı” olduğunu ileri sürdüğü yaklaşık 70 noktaya baskın düzenlediği, Filistinlilere yönelik binden fazla baskın, saha işlemi, sorgulama ve çağrı gerçekleştirdiği bildirildi. Bu işlemler arasında işgal makamlarının “uyarı görüşmeleri” olarak adlandırdığı uygulamalar da bulunuyor.
Raporun yayımlanmasıyla eş zamanlı olarak işgal güçlerinin, Filistinli direnişçileri ve şehitleri yücelttiğini iddia ettiği yaklaşık 30 pankartı, sembolü ve heykeli kaldırdığı, işgal altındaki Batı Şeria’nın farklı bölgelerinde anıtları yıkmaya yönelik operasyonlar gerçekleştirdiği aktarıldı.
İşgal makamlarının, söz konusu sembollerin finansmanını sağladığını veya bunların yayılmasına katkıda bulunduğunu öne sürdüğü kişileri de gözaltına aldığı belirtildi. Böylece takibin yalnızca sosyal medya paylaşımı yapan kişilerle sınırlı kalmadığı, ilgili kurum ve kuruluşlara da genişletildiği ifade edildi.
Hayır kurumları ve ekonomik kuruluşlar da hedef alınıyor
Habere göre işgal rejiminin uygulamaları ekonomik ve hayır amaçlı kuruluşları da kapsıyor.
İşgal makamlarının, savaşın başlamasından bu yana “terörün finansmanında veya desteklenmesinde kullanıldığı” iddiasıyla 24’ten fazla hayır kurumunu ve 40’tan fazla döviz bürosunu kapattığı bildirildi.
Ayrıca işgal makamlarının, bu amaçlarla kullanılmak üzere ayrıldığını öne sürdüğü paralara el koyduğu ve tesislerini “kışkırtıcı” olarak nitelendirilen materyallerin basımında kullandığı iddia edilen matbaaları kapattığı aktarıldı.
Bu uygulamalarla, işgal rejiminin direnişle bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü içeriklerin yanı sıra bunların finansman kaynaklarını ve yayılmasını sağlayan kurumları da hedef aldığı belirtildi.

