İşgal altındaki Kudüs’te Temmuz 2026 boyunca işgalci İsrail’in Mescid-i Aksa’ya ve kentteki Filistin varlığına yönelik geniş çaplı saldırıları arttı. Öldürme, gözaltı, yıkım, yerleşim faaliyetleri ve mülklere el koyma uygulamalarının yanı sıra yerleşimcilerin benzeri görülmemiş baskınları ve Müslüman ibadet edenlere yönelik ağır kısıtlamalar uygulandı.
Kudüs Valiliği, Kudüs’teki Mirac Platformu ve Vadi Hilve Bilgi Merkezi tarafından yayımlanan raporlara göre, geçtiğimiz ay üç Kudüslü şehit oldu. Ölenlerin; 16 yaşındaki çocuk Velid Nidal Ebu Sineyne, 20 yaşındaki genç Nasır Za‘l Kaabine ve 47 yaşındaki Halil Reşad er-Ruşk olduğu belirtildi.
Raporlarda, Ebu Sineyne’nin Kalkilya yakınlarındaki Kalandiya Mülteci Kampı’na düzenlenen baskın sırasında keskin nişancı ateşiyle şehit edildiği, Kaabine’nin Beyt İksa yakınlarındaki ayrım duvarı bölgesinde şehit olduğu, er-Ruşk’un ise Şufat Mülteci Kampı kontrol noktası yakınında işgalci İsrail güçlerinin ateşi sonucu vurulduğu, sağlık ekiplerinin müdahalesinin engellendiği ve cenazesinin alıkonulduğu ifade edildi.
Kudüslü kurumlar ayrıca 23 Filistinlinin gerçek mermi, plastik mermi, gaz bombası ve darp sonucu yaralandığını, bunun yanında Kudüs’ün farklı mahallelerinde yerleşimcilerin saldırılar düzenlediğini kaydetti.
Mescid-i Aksa saldırıların merkezinde
Temmuz ayındaki ihlallerin merkezinde Mescid-i Aksa yer aldı. Rapora göre ay boyunca 9 bin 670 ila 9 bin 848 arasında yerleşimci, 22 farklı gün boyunca Aksa’ya baskın düzenledi. Ayrıca “turizm” adı altında 4 bin 500’den fazla kişinin alana girdiği belirtildi.
Baskınlar sırasında açık şekilde Talmudik ritüeller gerçekleştirildiği; secde etme, yere kapanma, şarkı söyleme, dans etme ve Yahudi dini kitapları ile sembollerinin avlulara sokulması gibi uygulamalar yapıldığı aktarıldı.
23 Temmuz günü, 1967’deki işgalden bu yana Mescid-i Aksa’ya yönelik en yoğun baskınlardan birinin yaşandığı, aralarında bakanlar, Knesset üyeleri, hahamlar ve “Tapınak” gruplarının liderlerinin bulunduğu 4 bin 822’den fazla yerleşimcinin Aksa’ya girdiği belirtildi.
İşgal rejimi İsrail güçleri aynı dönemde Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişine ağır kısıtlamalar getirdi; bazı kapıları kapattı, belirli yaş gruplarındaki erkeklerin girişini engelledi ve ibadet için gelenlerin kimliklerini kontrol etti.
Temmuz ayında ayrıca Mescid-i Aksa’nın kişisel etkinlikler için kullanılmaya başlanması dikkat çekti. Bir yerleşimcinin İsrail polisinin koruması altında Aksa avlusunda nişan töreni düzenlediği kaydedildi.
Gözaltılar, yıkımlar ve yerleşim faaliyetleri
İsrail işgal güçleri Kudüs’te baskın ve gözaltı operasyonlarını sürdürdü. Vadi Hilve Bilgi Merkezi yaklaşık 200 gözaltı vakası belgeledi. Gözaltına alınanlar arasında çok sayıda işçi ve Batı Şeria kimliği taşıyan kişiler olduğu bildirildi.
Gözaltına alınanlar arasında Kudüs ve Filistin toprakları müftüsü Şeyh Muhammed Hüseyin’in de bulunduğu belirtildi. Hüseyin’in Mescid-i Aksa’da cuma namazının ardından gözaltına alındığı, daha sonra serbest bırakılarak bir hafta boyunca Aksa’dan uzaklaştırıldığı aktarıldı.
Soykırımcı İsrail makamlarının onlarca idari gözaltı kararı, ev hapsi uygulaması ve Mescid-i Aksa ile Eski Şehir’den uzaklaştırma kararı verdiği; bununla birlikte kent mahallelerinde yaklaşık 200 baskın ve arama operasyonu gerçekleştirdiği ifade edildi.
İşgal yönetiminin Temmuz ayında 29 yıkım ve arazi düzleme operasyonu gerçekleştirdiği, bunların 14’ünde Filistinlilerin yüksek para cezalarından kaçınmak için kendi evlerini ve yapılarını yıkmaya zorlandığı belirtildi.
Yıkımların Silvan, Cebel Mukabber, Beyt Hanina, Sur Bahir, er-Ram ve Rafeat bölgelerinde evleri, apartmanları, ticari işletmeleri, tarım yapıları, ahırları ve duvarları hedef aldığı kaydedildi.
Yerleşimcilerin, Eski Şehir’de El-Başa ailesine ait bir mülke el koyduğu ve buradan altı Filistinli ailenin çıkarıldığı; ayrıca Silvan’daki Şa‘bani ailesine ait bir alanın kontrolünü ele geçirdikleri bildirildi.
Yeni yerleşim projeleri ve devam eden saldırılar
Soykırımcı İsrail yönetiminin Temmuz ayında Kudüs’te dokuz yeni yerleşim projesi ve uygulamayı ilerlettiği belirtildi.
Bu kapsamda:
- “Maale Adumim” yerleşiminde,
- Ümmü Leysun bölgesinde
yüzlerce yeni yerleşim birimi inşa edilmesi, ayrıca Han el-Ahmar, Ceba ve Nebi Musa çevresinde arazi gaspı ve yeni yerleşim noktaları oluşturulması planlarının sürdürüldüğü aktarıldı.
Raporda ayrıca yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen 43 saldırı belgelendi. Bu saldırılar arasında:
- Tarım alanlarının ve zeytin ağaçlarının yakılması,
- Araçlara taş atılması,
- Yolların kapatılması,
- Bedevi topluluklara saldırılar,
- Hayvanlara ve su kaynaklarına el koyma girişimleri
yer aldı.

