Hamas Siyasi Büro üyesi ve Kudüs İşleri Ofisi Başkanı Harun Nasreddin, bugün (1 Ekim Perşembe) yaptığı basın açıklamasında Mescid-i Aksa’daki varlığın yoğunlaştırılmasının ve Mescid’in namazla şenlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Nasreddin, Kudüs, Batı Şeria ve 1948 topraklarında yaşayan Filistinlilerden Mescid’e ulaşabilecek durumda olanları katılmaya ve Aksa’daki halk varlığını güçlendirmeye çağırdı.
Nasreddin, Kudüs ve Aksa’da bulunmanın ve bunlara destek etkinliklerine katılmanın, kentin Filistinliler ile Arap ve İslam ümmeti nezdindeki konumunu ve merkezi önemini teyit ettiğini, İsrail’in tırmandırdığı saldırılar karşısında kente sahip çıkıldığını gösterdiğini söyledi.
Nasreddin, alimleri, cami hatiplerini ve sivil toplum kuruluşlarını etkinliklere katılmaya ve katılım çağrısı yapmaya, Mescid-i Aksa’nın önemini anlatma çabalarını yoğunlaştırmaya ve Kudüs ile kutsal mekanlar için dayanışmayı seferber etmeye davet etti.
Nasreddin ayrıca Arap ve İslam dünyasındaki halkları, hükümetleri, parlamentoları, sivil toplum kurumlarını ve uluslararası kuruluşları sorumluluklarını üstlenmeye ve Aksa’yı Yahudileştirmeyi ve üzerinde kontrol dayatmayı amaçlayan saldırı ve uygulamaları durdurmak için her düzeyde harekete geçmeye çağırdı.
Çağrı, Yahudilerin Sukot (Çardak) Bayramı süresince Mescid’e düzenlenen geniş çaplı baskınlarla eş zamanlı olarak yapıldı. İslami Vakıflar Dairesi, bugün gün boyunca yaklaşık 1895 yerleşimcinin işgal polisinin koruması altında Mescid avlularına baskın düzenlediğini açıklarken, Kudüs Valiliği de yerleşimcilerin Kubbetü’s-Sahra’nın karşısında işgal bayrağı açtığını bildirdi.
Dün ise 2468 yerleşimci Aksa’ya baskın düzenlemişti. İşgal güçleri Filistinli cemaatin girişini kısıtlarken yerleşimcilerin baskınlarını ve avlularda dini ayin yapmalarını kolaylaştırmıştı.
Kudüs Valiliği’nin üç aylık raporuna göre, yılın üçüncü çeyreğinde yerleşimcilerin Aksa’ya düzenlediği baskın sayısı 27 bin 830’a ulaştı. Bu dönemde toplu dualar, secde, şofar (boru) üfleme ve bitkisel adakların içeri sokulması gibi alenen icra edilen ayinler de yaygınlaştı. Valilik aynı dönemde muhafızlar, çalışanlar, hatipler, gazeteciler, aktivistler ve diğerlerini kapsayan 63 kişi hakkında Mescidi Aksa’dan uzaklaştırma kararını belgeledi.


