"Filistin Sözlüğü" kitabının tanıtımı yapıldı

"Filistin Sözlüğü" kitabının tanıtımı yapıldı

Anadolu Ajansı (AA) ve Filistin Akademik Düşünce Platformu mensubu akademisyen ve araştırmacılar tarafından hazırlanan "Filistin Sözlüğü" kitabının tanıtımı yapıldı.

AAtölye'de düzenlenen programda açılış konuşması yapan AA İdari ve Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Enis Peru, bu buluşmanın Filistin'i anlamaya yönelik önemli bir adım olduğuna inandığını söyledi.

Filistin Sözlüğü'nün bir hafızanın içinde anlam haritası olma gayretiyle hazırlandığını belirten Peru, "Filistin'i tarihsel, hukuki, siyasi, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla ele alan çok geniş bir çalışma ortaya çıktı. Böyle bir çalışmaya ihtiyaç vardı." dedi.

Filistin'de aynı zamanda hafızanın, anlamın ve kelimelerin yıkıma uğradığını vurgulayan Peru, "Bir süredir yalnızca toprakların işgalinden söz etmiyoruz. Kelimelerin de işgal edildiği bir dönemden geçtiğimizden bahsedebiliriz. Bazı olaylar bağlamından koparılıyor. Bazı kelimeler ise tekrar edildikçe hakikatin yerine geçiyor. Bu yüzden dil düşünce evi olmanın ötesinde hafızanın da evidir. Bir kelimeyi korumak bazen bir hatırayı korumaktır. Bir kavramı doğru kaydetmek geleceğe bırakılan bir tanıklıktır." diye konuştu.

"Filistin Sözlüğü işgal edilen literatüre karşı bir alternatif"

Gerçekliğin kullanılan dilin içinde başka bir görünüm kazandığına dikkati çeken Peru, şöyle devam etti:

"Bir halkın yaşadığı acı birkaç kelimeyle sıradanlaştırılabiliyor. Filistin Sözlüğü'nün metodolojisi de işte bu ilişkiler üzerine kuruldu. Okur tek bir maddeyi okuyup eserden ayrılmak zorunda değil. Bir kavramın izini sürerek Filistin tarihine ulaşabilir. Bir tarihi olaydan hukuki bir tartışmaya geçebilir. Bir isimden kültürel hafızaya ulaşabilir. Bir şehirden bütün bir coğrafyanın hikayesine bakma imkanına sahip olabilir. Bu nedenle Filistin Sözlüğü'nü bir bilgi deposu olarak görmüyoruz. Bir düşünme biçimi önerisi olarak görüyoruz. Bununla birlikte işgal edilen literatüre karşı alternatif bir literatür ortaya koyuyor."

Filistin Sözlüğü'nün kavramları yeniden tanımladığını aktaran Peru, "'Güvenlik duvarı' yerine 'apartheid duvarı' veya 'utanç duvarı', 'yerleşimci' yerine 'gaspçı', 'altı gün savaşı' yerine '1967 İsrail saldırganlığı' ifadelerini kullanıyor. 'Hasbara', 'holokost endüstrisi', 'anti-semitizm', 'tıbbi misyonerlik' kavramlarıyla da manipülasyona karşı duruş sergiliyor. Filistin Sözlüğü'ne farklı bilim alanlarından 273 akademisyen ve araştırmacımız katkı sundu. 15 farklı editörlük alanında titiz bir çalışma yürütüldü. Ortaya 630 maddeden oluşan çok kapsamlı bir eser çıktı." şeklinde konuştu.

Filistin'in hikayesiyle ilgili kayıt tutmanın büyük bir sorumluluk taşıdığını vurgulayan Peru, "Anadolu Ajansı olarak son yıllarda bu sorumluluğu derinden hissediyoruz. Anadolu Ajansı, İsrail yönetiminin Ekim 2023'ten itibaren başlayan saldırılarını bölgede 112 muhabir, foto muhabiri ve serbest haberciyle takip etti. Bunların 26'sı da bizzat Gazze'de görev yaptı. Gazze'de yaşananları dünyanın tanıklığına sunduk. Muhabirlerimiz hayatlarını tehlikeye atarak sahada görevlerini yerine getirmeye çalıştı." ifadelerini kullandı.

"Kavramları yerli yerinde yerleştirmek en önemli önceliklerimizden olmalıdır"

Daha sonra Filistin Sözlüğü kitabı ile ilgili panel düzenlendi.

Panel'in moderatörlüğünü yapan AA Yönetim Kurulu Üyesi ve Marmara Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Büşra Tosun Durmuş, yarım yüzyıldan fazla işgal altında olan Filistin'in yanı sıra kavramlarının da işgal edildiğini hatırlattı.

Kitabın hakikatin tahkim edilmesi noktasında verilen bir mücadele olduğunun altını çizen Durmuş, "İşgalin yalnızca silahlar ve namlularla değil, algılar, kavramlar ve bilinçli olarak çarpıtılan bir retorikle yürütüldüğü bir çağda yaşıyoruz. Soykırıma operasyon, sürgüne tahliye, büyük işgale ise sıradan bir çatışma denilerek hakikatin üzeri örtülmeye çalışılıyor. Kelimelerin ve kavramların böylesi ağır bir saldırı altında olduğu bu süreçte doğruyu adıyla anlamak, kavramları yerli yerinde yerleştirmek en önemli önceliklerimizden olmalıdır. Bugün tanıtma amacıyla bir araya geldiğimiz Filistin Sözlüğü de bu kaygının sonucunda ortaya çıktı." değerlendirmesinde bulundu.

"Akademisyenler olarak bizim işimiz kavramların işgaliyle ilgilenmek"

Kitabın editörlerinden Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Uçar, 7 Ekim 2023'te başlayan İsrail saldırıları sonrasında Filistin Akademik Düşünce Platformunu kurduklarını belirtti.

Filistin meselesinin Filistin'den ibaret olmadığına işaret eden Uçar, "Örgütlü bir kötülük var. Bütün dünyayı bir şekilde kontrol eden, sömüren bir yapı var. Bu Filistin'de çok somut bir biçimde karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla biz Filistin üzerinden meseleyi konuşuyoruz." dedi.

Söylendiği gibi kavramların da işgalinin söz konusu olduğunu dile getiren Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Akademisyenler olarak bizim işimiz kavramların işgaliyle ilgilenmek. Madem Filistinliler kendi toprakları işgal edilmiş ve bununla mücadele ediyorlar, biz de kavramlarımız işgal edilmiş bununla mücadele etmeliyiz. Tabii meseleyi bu şekilde ortaya koyduğumuz zaman artık mesele herkesin meselesi olmaya başlıyor. Madem kavramlar işgal altında, bizim amacımız da kavramları işgal altından kurtarmak. Bunun da en güzel yolu bir sözlük olur dedik. Bu fikri ortaya çıkardığımızda konuştuk, arkadaşlarla anlaştık, sonra organizasyon sürecine geçtik. Filistin Akademik Düşünce Platformunun merkezinde bu işi yaptık."

"Bu hikayenin yazılması lazım"

Editörlerden Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir de Filistin'in mücadelesini görünmez kılan kavramlar olduğunu söyleyeyerek, direnişe destek verecek fikirsel temelin hiçbir zaman sağlanmadığını anlattı.

Filistin meselesine ilişkin kullanılan ifadelerin sorgulanması gerektiğine dikkati çeken Başdemir, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını "güvenlik operasyonu" olarak nitelendirmesine karşın, Birleşmiş Milletler raporlarında bölgede çok sayıda çocuğun silahla vurularak hayatını kaybettiğine ilişkin tespitlerin yer aldığını aktardı.

Sözlüğün sahih bir anlatıyı ortaya koymayı amaçladığını aktaran Başdemir, "Bu hikayenin yazılması lazım. Bu hikayenin bir yerden başlaması, bir akışı olması ve bu akışın devam etmesi gerekiyor. Bunun günlük hayatımıza, finansmana, eğitime, sinemaya, akademiye yansıması gerekiyor. İşte bu yüzden anlatıyoruz. Bu sözlüğün anlattığı hikayeyi bu şekilde tamamladık." dedi.

"Kararlılığı ifade eden 'Sumud' kavramı bize güç verdi"

Kitabın editör yardımcısı Hitit Üniversitesi Doktorantı Pınar Ayşe Gidiş ise kavramları manipülasyon ve sömürgeci dilden arındırarak yerli kaynaklardan yeniden inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti.

Projenin özgün ve disiplinler arası yapısına dikkati çeken Gidiş, her madde için 10-12 farklı metin versiyonu hazırlandığını, editör ve yardımcılarının iki yılı aşkın süre boyunca her akşam ortalama 2,5 saat toplantı yaptığını, toplantıların hazırlığı için gün içinde 8-9 saat çalışıldığını bildirdi.

Çapraz okumalar, kaynak ve atıf kontrollerinin satır satır gerçekleştirildiğini belirten Gidiş, yalnızca "A" harfi kapsamındaki 48 maddenin 294 kez editörlük işleminden geçtiğini kaydetti.

Sözlüğün yalnızca başvurulacak bir kaynak değil, baştan sona okunabilecek bir eser olarak tasarlandığını dile getiren Gidiş, okuma kılavuzları, göndermeler, "bakınız" ve "ayrıca bakınız" notlarıyla maddeler arasında bağlantı kurulduğunu söyledi.

Sözlükte akademik okuma, 55 soruyla okuma ve farklı düzeylerde madde önerileri sunan üç ayrı okuma rehberi bulunduğunu aktaran Gidiş, "Biz sözlüğümüzün baştan sona okunmasını hedefliyoruz. Sadece bir maddeye bakıp kapatmak değil, bütünlüklü bir okuma için özel çaba sarf ettik." dedi.

Çalışmalarında Filistin halkının direniş ve kararlılığını ifade eden "sumud" kavramından güç aldıklarını belirten Gidiş, "Onların sumud olarak adlandırdıkları o muhteşem kavram bize her zaman güç verdi. Yorulmadık, daha da güçlendik. Gerçekten onlara çok şey borçluyuz." ifadelerini kullandı.

Programa AA Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan, AA Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Yusuf Özkır ve Prof. Dr. İsmail Çağlar ile AA Akademi ve Yayın Koordinatörü Yahya Bostan, AA Yayınlar ve Prodüksiyonlar Koordinatörü Oğuz Karakaş, AA Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli, akademisyenler ve Ajans çalışanları katıldı.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir