HAKSÖZ-HABER
Toplumsal hafızanın zayıf olduğu bilinen bir durum. Geçmişte yaşadıklarımızdan ibret almak şöyle dursun, aynı delikten defaatle sokulmak konusunda bir hayli mahiriz.
Haluk Levent bu sıralar kumarbazlığı üzerinden tekrar gündeme gelirken, Ahbap Derneği üzerinden topladığı milyarlarca liranın bahis ve kumarda çarçur edildiği gerçeğini toplum sindirmeye çalışıyor. Bir diğer açıdan bakıldığında örgütlü bir dolandırıcılık bahsi aslında gözlerimizin önünde duruyor.
Elbette toplumu bu konuda mahkûm etmek anlamlı olmaz, ama kumar gibi bir illetten sabıkası bulunan şaibeli bir adamı kanal kanal köşe köşe gezdirip parlatanlara da bir çift söylenecek söz olmalı herhalde! Hele de depremin sarsıcı etkisinin herkesi kuşattığı günlerde Haluk Levent'i bir yardım ikonu gibi gösteren ülkenin seçkin (!) gazetecileri bugünlerde Levent'ten kaçma derdine düşmüş durumda iken...
Yüzlerce başarı ödülü bulunan, cuma namazına giden öğrencileri fişleyecek kadar gazetecilikte ileri giden (!), dükkan dükkan hamam böceği kovalayan haber erbabı ulu muhabir ve gazeteci (!) Uğur Dündar, birkaç gün önce bir yayında tarihe geçecek (!) şu sözlerle Haluk Levent konusunu izah ediyor:
"Haluk Levent geçmişteki sabıkası, mahkumiyeti, işlediği suçlarla ilgili iddialar yazdığınız zaman Haluk Levent'in sicili şak diye dökülüyor. Bunu neden yapmıyorlar, bununla ilişkiye girenler? Bu kadar basit. Bu tür işlere giren bir kişinin ne usulsüzlük ne yolsuzluk yapma hakkı yoktur. Bu tür işlere girişenlerin tamamen dürüst, şeffaf, tertemiz olmalılar."
Yarım asırlık televizyoncu ve Yılık Atatürkçüsü ödüllü gazeteci Uğur Dündar, deprem zamanı Haluk Levent'i yayıyına çıkararak şunları söylemişti oysa:
"Haluk Levent'in insana özgü bir hata sonucunda bu yanlışları yaptığına inandılar. Kendisi yeniden tertemiz bir sayfa açtığında ona bütün kalpleriyle destek verdiler. O da bu krediyi boşa kullanmadı. Ne mutlu Haluk Levent'e, ne mutlu bana ki onu burada konuk ediyorum. Havuza atılmış bir taş nasıl dalga dalga yayılırsa, bu iyilik hareketi de öyle yayılacak, yeni yetişen gençler onu görecekler, Ahbap bireylerini görecekler, onları kendilerine örnek model olarak benimseyecekler."
Ne diyelim, inşallah yeni yetişen gençler önce sizin bu hallerinizi görürler de neyi ve kimi örnek alacaklarına dikkat ederler!
Yüzlerce başarı ödülü bulunan, cuma namazına giden öğrencileri fişleyecek kadar gazetecilikte ileri giden (!), dükkan dükkan hamam böceği kovalayan haber erbabı ulu muhabir ve gazeteci (!) Uğur Dündar'ın Haluk Levent konusunda usta yorumları: pic.twitter.com/C5LLUsiKo5
— Haksöz Haber (@HaksozHaber) July 19, 2026
Bu sıralar Haluk Levent'in aslında hükümete yakın bir şahıs olduğunu öne sürerek kendisinin kirli işlerini bir şekilde sol, seküler, sosyalist camia değil de toplumun geneliyle ilişkilendirmeye çalışan bir başka çok mühim (!) gazeteci Fatih Altaylı ise o günlerde Levent'i yayınlarında parlatanlar arasındaydı. Hem de Türkan Saylan gibi bir din düşmanı üzerinden Levent'e meşruiyet kazandırma peşindeydi. Altaylı o günlerde Levent hakkında "Yardımseverliğine hayran olduğum çok sevdiğim bir kardeşim" demekten de geri durmuyordu.
Bugünlerde su bulanınca Haluk Levent'i ilk satanlardan biri de yine Altaylı oldu.
"Haluk Levent meselesi, bir kumarbazın kendisine emanet edilen yardımları ahlaksızca cebellezi etmesinden çok daha öte bir yere evriliyor. Gelen bilgiler, aktarılanlar, anlatılanlar çocukluktan başlayan bir kötülüğü işaret ediyor. Çok açık ki, ortada bir hayır işi ya da bir iyiliğe destek değil, bambaşka karanlık bir iş var."
Ama Altaylı, Haluk Levent'in hayır işlerinde mahir (!) olduğu gibi lafı eğip bükmekte de, zeytinyağı misali yüzeye tutunmakta da çok başarılı. Bakınız Levent'i kendisi deli gibi savunmamışçasına nasıl kendisini aklıyor:
"Osmanlı’dan bu yana devam eden bir kurumumuz olan ve ismini Mustafa Kemal Atatürk’ün koyduğu Kızılay (Hilaliahmer) depremzedelere yardıma koşmak yerine, halkın yardımlarıyla oluşturduğu çadır stoğunu satışa çıkarmış ve parayla satmaya başlamıştı. 200 yıllık kuruma olan güven öylesine sarsıldı ki, halk deprem yardımlarını Kızılay yerine bir takım başka sivil toplum örgütleri ile ulaştırmak istedi. İşte tam bu sırada, bir örgüt öne çıktı. Ahbap."
Konuyu "halk" üzerinden tanımlayarak kandırılanlar sınıfında yer almaya çalışan Altaylı aslında bizzat kandıranlar arasında olduğu gerçeğini unutturmaya çalışıyor.
Çok mühim (!) gazeteci Fatih Altaylı ise o günlerde Levent'i yayınlarında parlatanlar arasındaydı. Altaylı o günlerde Levent hakkında "Yardımseverliğine hayran olduğum çok sevdiğim bir kardeşim" demekten de geri durmuyordu. pic.twitter.com/hH7jmLnyE5
— Haksöz Haber (@HaksozHaber) July 19, 2026
O günlerde Haluk Levent'i yayınlarında gösteren Sevilay Yılman en azından bugün yalanlarla kendini aklamaya çalışmıyor:
"Takke düştü, kel göründü telaşıyla sallayan sallayana!!! Bal gibi de muhalifti Haluk Levent… Öyle olmasa ülkedeki hemen her CHP’li belediyede konser yapması için teklif alır mıydı? Muhalifti yani ama AHBAP başkanlığı nedeniyle devletle, idareyle iyi geçinmeye gayret ediyordu sadece. Şöyle bir detay aktarayım mesela…"
Yılman'ın o günlerde ağzı açık bir şekilde Levent'in anlattıklarını alkışladığını, kurgu bir şekilde Türkan Saylan'ın evi önüne götürdüğünü, kendisini parlatmak için elinden gelen her şeyi yaptığını da hatırlatalım!
Sevilay Yılman'ın o günlerde ağzı açık bir şekilde Levent'in anlattıklarını alkışladığını ve kendisini parlatmak için elinden gelen her şeyi yaptığını da hatırlatalım! pic.twitter.com/FF51zsMRMI
— Haksöz Haber (@HaksozHaber) July 19, 2026
Gelelim Oğuzhan Uğur'a... 10 sene önce lisede yarı çıplak hakaret dolu şarkılar çeken ve sonra nereden peyda olduysa siyasetten insani yardıma her konuda fikir beyan ettiği programlar yayınlamaya başlayan Uğur, Haluk Levent ve Ahbap'ın en büyük savunucularından en büyük destekçilerindendi. Bugünlerde her ne kadar günah çıkarmaya çalışsa da, Haluk Levent'in toplumda iyi kötü bir taban bulmasına en büyük katkıyı sunanların başında bu adam vardı. O günlerde Uğur göğsünü gere gere Ahbap ile ortak olduklarını söylemekten çekinmiyordu.
Gelelim Oğuzhan Uğur'a... Uğur, Haluk Levent ve Ahbap'ın en büyük savunucularından en büyük destekçilerindendi. Bugünlerde her ne kadar günah çıkarmaya çalışsa da, Haluk Levent'in toplumda iyi kötü bir taban bulmasına en büyük katkıyı sunanların başında bu adam vardı. O günlerde… pic.twitter.com/rkDZlkEAsq
— Haksöz Haber (@HaksozHaber) July 19, 2026
Maalesef derlemekle, toplamakla bitmiyor. O günlerde Haluk Levent ile birlikte boy gösteren, yayınlarda Ahbap'a yardım çağrısı yapanlar şimdilerde tek tek teberri mesajları yayınlıyor. Ne utanan var ne sıkılan ne de çıkığ adam akıllı "ben de sebep oldum özür dilerim" diyen. Varsa yoksa yalan dolan arsızlık!
Kemalist, seküler ve sol cenahın insan kaynağı o kadar kıt o kadar sorunlu ki Haluk Levent gibi bir musabık yardım gönüllüsü olabiliyor. Jeolojinin babası (!) Celal Şengör aynı zamanda büyük bir teolog gibi ele alınıyor. Arkasında öz çocuğunu yetim bırakan Metin Akpınar bilge adam edasıyla ekran ekran dolaştırılıyor. Bütün bu saçmalıklar karşısında ise Kızılay ve Afad gibi milyonlara ulaşan kurumlar itibarsızlaştırılabiliyor.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.