Sosyal medyada ve tüketici platformlarında seslerini duyurmaya çalışan binlerce ebeveyn, alışverişe çıktıklarında çocukların yaş grubuna uygun, rahat ve korunaklı kıyafet bulmakta zorlandıklarını belirtiyor. Masum tasarımların yerini; yetişkin modasının kopyası olan dar taytlar, göbeği açıkta bırakan tişörtler ve dekolte kesimli tasarımlar aldı.
Aileler, çocukların çocuk gibi giyinmesine izin verilmediğini belirterek duruma tepki gösteriyor. Uzmanlar, çocuk giyimindeki bu dönüşümün derin psikolojik ve sosyal riskler barındırdığını vurguluyor.
Çocukların fiziksel görünümleriyle öne çıkarılması erken yaşta beden algısı bozukluklarına ve özsaygı sorunlarına yol açıyor. Vücut hatlarını belirginleştiren kıyafetler, çocukların dijital ve fiziki ortamlarda istismara açık hale gelme riskini artırıyor. Tekstil markalarının seri üretimde sadece bu tarz koleksiyonlara yer vermesi ise ebeveynleri istemedikleri ürünleri satın almaya mecbur bırakıyor.
Gelişmiş ülkelerde ve uluslararası kurumlar nezdinde çocukların yetişkinleştirilmesi ve ticari sömürüsüyle mücadele için çeşitli etik ilke ve kurallar uygulanıyor.
UNICEF ve Birleşmiş Milletler normları kapsamında markaların çocukları cinselleştiren veya haklarını ihlal eden pazarlama ve tasarım faaliyetlerinden kaçınması şart koşuluyor.
Avrupa Birliği genelinde çocuk güvenlik standartları doğrultusunda reklamlarda çocukların nesneleştirilmesini önleyen etik kurallar denetleniyor.
Fransa ve İskandinav ülkelerinde de çocuk manken kullanımı, çocuk güzellik yarışmaları ve erken yaşta moda çekimlerine karşı katı yasal sınırlamalar uygulanıyor.
Küresel çapta büyüyen yaşa uygun moda akımı ise markaların masumiyeti koruyan ve hareketi kısıtlamayan tasarımlara yönelmesini savunuyor.
Pedagoglar, hazır giyim sektörünün ticari kaygılarla çocukluk dönemini kısaltmaya çalışmasının toplumsal sonuçları olacağı konusunda uyarıyor. Tüketiciler, Ticaret Bakanlığı ve ilgili denetim mekanizmalarının yanı sıra giyim markalarının da çocuk koruma ilkelerine uygun koleksiyonlar hazırlaması gerektiğini belirtiyor.
HAKSİAD’dan tekstil firmalarına çağrı
HAK Sanayici ve İşadamları Derneği (HAKSİAD) Batman Şube Başkanı Cemal Çetiz, tekstil ve hazır giyim sektörüne çağrıda bulunarak, muhafazakar ailelerin beklentilerine uygun ürünlerin artırılmasını istedi.
Özellikle kız çocuklarına yönelik giyim ürünlerinde önemli bir eksiklik bulunduğunu ifade eden Çetiz, tekstil ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren iş insanlarına bu ihtiyacı karşılayacak adımlar atmaları çağrısında bulundu.
Türkiye nüfusunun büyük çoğunluğunun Müslüman olduğuna dikkat çeken Çetiz "Bugünkü konumuz giyim kuşam meselesi. Türkiye gibi nüfusunun yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz. Ancak dini hassasiyetleri olan dindar ve muhafazakâr kesim, bugün çocuklarına kıyafet almakta büyük zorluk çekiyor. Çarşı pazarı dolaştıklarında kendi kız çocuklarına inançlarına uygun kıyafetler bulamadıkları için terzilere ve özel dikimevlerine yönelmek zorunda kalıyorlar." dedi.
Bu sorunun çözümünde özellikle tekstil üreticilerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Çetiz "İşte bu noktada iş adamlarımıza, özellikle de tekstil üretimi yapan dindar ve hassasiyet sahibi iş insanlarımıza büyük görevler düşüyor. Buradan onlara seslenmek istiyoruz: Neden bu konuda gerekli adımlar atılmıyor? Muhafazakâr aileler, kız çocukları için neden istedikleri kıyafetleri rahatça bulamıyor? Bu durum artık adeta kanayan bir yara hâline gelmiş durumda." diye konuştu.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da dahi uygun kıyafet bulmakta güçlük yaşandığını dile getiren Çetiz, şöyle devam etti:
"Örneğin, biz Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bu konuda çok zorlanıyoruz. Çarşıya pazara çıktığımızda kız çocuklarımıza uygun giysiler bulamıyor, onları istediğimiz gibi giydiremiyoruz. Çocuklarımız da kendi hassasiyetlerine uygun ürünler bulamıyor. Bu durum Batı illerinde muhtemelen çok daha zordur.
Çünkü biliyorsunuz, Doğu ile Batı arasındaki kültürel makas biraz daha açık olduğundan, Batı'da bu tarz kıyafetleri bulmak çok daha meşakkatli olabiliyor."
Çetiz, iş insanlarına çağrıda bulunarak "Nüfusunun yüzde 99'u Müslüman olan bu ülkede; muhafazakâr ve dindar insanların çocuklarına rahatça elbise bulabilecekleri mağazalar açın, yeni modeller geliştirin. İnancımıza, örfümüze ve adetlerimize uygun ürünler sunun ki çocuklarımızı dilediğimiz gibi giyindirebilelim." ifadelerini kullandı.
Kendilerine çok sayıda vatandaşın başvurduğunu belirten Çetiz "Halkın bu konuda iş adamlarından çok büyük talepleri var. Vatandaşlar bize defalarca gelerek bu konudan muzdarip olduklarını dile getirdiler. Çocuklarına istedikleri modellerde ve şartlarda kıyafet bulamadıklarını, çarşı pazardan elleri boş döndüklerini ifade ediyorlar. Benzer hassasiyetler ve şikâyetler diğer illerde de yüksek sesle dile getiriliyor; hatta geçenlerde medyaya da yansıdı ve bazı siyasiler bu konuyu gündeme getirdi. Gerçekten ortada büyük bir sıkıntı var. Tekstil ve hazır giyim sektöründe üretim yapan iş adamlarımızın bu konuya özellikle ehemmiyet vermelerini, bu alanda çalışmalar yaparak halkın taleplerini göz önünde bulundurmalarını ve bu haklı ihtiyaca karşılık vermelerini bekliyoruz " dedi.
Said Yüce: Ahlaka Uygun Kıyafet Bulamıyoruz
Eski AK Parti Milletvekili Said Yüce de geçtiğimiz günlerde, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda başta LC Waikiki olmak üzere tüm giyim üreticilerine çağrıda bulunmuştu.
Yüce, paylaşımında hassasiyet sahibi ailelerin çocukları ve torunları için "Allah'ın rızasına uygun kıyafet" bulmakta zorlandıklarını dile getirdiğini belirterek, "Bu sesleri duymuyor olmanız mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Mevcut ürün yelpazesini eleştiren Yüce, "Küçücük, daracık, kısacık, vücuda yapışan şortlar, pantolonlar ve etekler her yerde var. Dükkan dükkan, mağaza mağaza, AVM AVM gezdikleri halde ne yazık ki ahlaka uygun kıyafet isteyenler aradıklarını bulamıyorlar." dedi.
Paylaşımında, "Amerika ve Avrupa siyonist menşeli zındıka komiteleri ve onların yerli işbirlikçileri moda adı altında Müslüman toplumları ve nesillerimizi zehirliyorlar." ifadelerine de yer veren Yüce, mağazalarda bu taleplere yönelik özel bölümler oluşturulmasını önerdi.
Yüce, "Hiç olmazsa ahlaklı ve imanlı nesiller yetiştirmek isteyenlere istedikleri ürünleri bulabilecekleri mağazalarda bunlara özel reyonlar ayırmak iyi olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
HÜDA PAR Milletvekili Demir: Mağazalarda Hakim Olan Tarz Tek Tipleşiyor
HÜDA PAR Milletvekili Şahzade Demir de Said Yüce’nin çağrısına destek vererek, çocuk giyim sektöründe yaşanan tarz tek tipleşmesine ve ailelerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Mağazalarda ebeveynlerin değerlerine uygun kıyafet bulmakta zorlandığını belirten Demir, iş insanlarına alternatif tasarımlar sunmaları konusunda çağrıda bulundu.
Demir sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı;
"Çocuğuna değerlerine uygun kıyafet arayıp bulamayan pek çok anne-baba var. Mağazalarda hâkim olan tarz giderek tek tipleşiyor.
Değerlerine bağlı iş insanlarımızın bu ihtiyacı giderecek cesur adımlar atmasını bekliyoruz."
Çocuk Giyiminde Yasal Sınırlandırma Çağrısı
Dünyada yaklaşık 280 milyar dolarlık, Türkiye’de ise 3 milyar dolarlık dev bir ekonomik hacme ulaşan çocuk giyimi sektörü hızla büyüyor. Ancak pazarın büyüklüğüne karşın estetik, yaşa uygunluk ve tasarım etiği konusunda yasal bağlayıcılığı olan standartların bulunmaması kamuoyunda büyük tepki topluyor.
Çocuk ve bebek tekstili, hazır giyim sektörünün en hızlı büyüyen ilk 3 segmentinden biri durumunda. Ancak Ticaret Bakanlığı ve standart kuruluşları genel olarak ip, kordon veya kanserojen boya gibi fiziksel ve kimyasal güvenlik kriterlerini denetlerken; kıyafetlerin yaşa uygunluğu, çocuk masumiyetini koruması veya yetişkin tarzlarının kopyalanması konularında yasal sınır bulunmuyor.
Kamuoyunda giderek yükselen sesler, devletin ve ilgili bakanlıkların sektöre sadece tekstil kalitesi açısından değil, çocuk koruma ilkeleri açısından da müdahale etmesi gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlara göre öncelikle göre çocuk kıyafetlerinin kesim, dekolte ve kalıp sınırlarını belirleyen yasal bir "Yaşa Uygun Tasarım Standartları" mevzuatı çıkarılmalı.
Reyonlardaki modeller için yaş grubunun fiziksel ve pedagojik gelişimine uygunluk kriterleri aranmalı.
Çocuk estetiğini bozan ve yetişkin modasını küçük bedenlere zorlayan markalara karşı caydırıcı etik denetimler uygulanmalı.
Sınır Koymak Ve Bilinçli Talepler Oluşturmak Şart
Çocuk giyim reyonlarında yetişkin tarzlarının hakim olmasına karşı ailelerin ses yükseltmesi ve taleplerini daha gür dile getirmesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, piyasadaki tek tipleşmeyi kırmanın yolunun ebeveynlerin sergileyeceği kararlı tutumdan ve çocuklara doğru sınırlar koymaktan geçtiğini vurguluyor.
Tekstil sektörünün tamamen ticari yönelimlerle hareket ettiğine dikkat çeken uzmanlar, ebeveynlerin isteklerini ve rahatsızlıklarını açıkça ifade etmelerinin önemine vurgu yapıyor. Ailelerin, çocuklarının yaşına ve değerlerine uygun olmayan ürünleri satın almayarak ortak bir duruş sergilemesi halinde markaların da koleksiyonlarını değiştirmek zorunda kalacağı ifade ediliyor.
Toplumsal düzeyde güçlü bir kamuoyu ve talep oluşturulması, piyasadaki alternatifsizliği kıracak en temel güç olarak görülüyor.
Giyim mağazalarında çocuk yaş grubuna uygun olmayan, açık veya dar kesimli kıyafetlerin öne çıkarılması aileleri zaman zaman çocuklarıyla karşı karşıya getiriyor.
Vitrinlerde, sosyal medyada veya akranlarında gördükleri modelleri talep eden çocuklara karşı ebeveynlerin nasıl bir yaklaşım sergileyeceği kritik rol oynuyor.
Uzmanlar, çocukların popüler kültürün etkisinde kalarak gördükleri her ürünü isteyebileceklerini, ancak gelişimsel süreçte rehberlik etme sorumluluğunun ebeveynde olduğunu hatırlatıyor.
Çocuk masumiyetini ve güvenliğini koruyan kıyafet seçimlerinde ailelerin net sınırlar çizmesi gerektiği ifade ediliyor.
Kaynak:DoğruHaber


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.