Beyazıt meydanında Azerbaycan’daki hicab yasağı protesto edildi

Beyazıt meydanında Azerbaycan’daki hicab yasağı protesto edildi

Üniversite öğrencileri, Azerbaycan'da uygulanmaya başlanan başörtüsü yasağına karşı Beyazıt Meydanında bir araya geldi.

Hamza Özkaya'nın sunumlarıyla başlayan programda Özkaya, Azerbaycan'da uygulanan yasağın kabul edilemez olduğunu ifade etti

Özkaya, "Kendisini Müslüman olarak tanımlayan yöneticilerin İslami değerlere karşı olan tutumu kabul edilemez!" dedi.

"Bu yasak Müslümanların örtünme hakkını elinden almaktadır. " diyen Özkaya, "Bizler bu zulme karşı Azerbaycanlı kardeşlerimiz ile dayanışma içerisindeyiz." diye konuştu.

Özkaya'nın ardından söz alan Nagihan Kızılkaya, "28 Şubat'ta üniversiteler içinde bize karşı uygulanan başörtüsü zulmü ile örtünme hakkımızı elimizden almaya çalıştılar." sözleriyle örtünme hakkının engellenemeyeceğini ifade etti.

"İkna odalarında bize karşı işlenen bu yıldırma politikasını Azerbaycan'da da Müslüman kardeşlerimize uygulamaya başladılar." diye Kızılkaya "Dün bize uygulanan bu yasak bugün de Azerbaycan'daki öğrenci ve öğretmen kardeşlerimize uygulanıyor, biz bu tutumu kabul etmiyoruz." diye konuştu.

Müslümanların adaleti Allah'tan beklediklerini ifade eden Kızılkaya, "Kardeşlerimizin uğradıkları bu zulüm ve haksızlığı duyurmalıyız." diyen Kızılkaya, "Biz adaletin sağlanması için elimizden gelen her şeyi yapacağız, unutmayın Allah bizimle!" diye konuştu.

Kızılkaya'nın ardından söz alan Meryem Rüzgar basın açıklamasını okudu ve program sloganların ardından sona erdi.

beyazit-meydani-hicap-yasagi-01

beyazit-meydani-hicap-yasagi-02

beyazit-meydani-hicap-yasagi-03

beyazit-meydani-hicap-yasagi-04

beyazit-meydani-hicap-yasagi-05

beyazit-meydani-hicap-yasagi-06

beyazit-meydani-hicap-yasagi-07

beyazit-meydani-hicap-yasagi-08

beyazit-meydani-hicap-yasagi-09

beyazit-meydani-hicap-yasagi-10

beyazit-meydani-hicap-yasagi-11

beyazit-meydani-hicap-yasagi-12

beyazit-meydani-hicap-yasagi-13

beyazit-meydani-hicap-yasagi-14

beyazit-meydani-hicap-yasagi-15

beyazit-meydani-hicap-yasagi-16

Basın Açıklamasının Tamamı:

Azerbaycan’da Aliyev hükümetinin sosyal hayatta Müslümanlara karşı uyguladığı türlü baskıların yanında, Eylül ayı itibarıyla "laiklik" adı altında eğitim-öğretim hayatında Müslüman öğrencilere yönelik getirilen tesettür yasağına karşı çıkıyor, kardeşlerimizin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.

Daha önce ülkemizde de şahit olduğumuz "Laik Devlet" söylemi üzerine inşa edilen İslam karşıtlığı, 28 Şubat süreci, sonrasında devam eden başörtüsü yasakları, Müslümanlara inançlarından ötürü uygulanan baskılar ve onları kamusal alandan uzaklaştırma çabalarının aynısının ne yazık ki Azerbaycan’da da ortaya çıkması, bizlere tekrardan o günleri hatırlatmakta ve bu zulme karşı en güçlü sesi çıkarma sorumluluğunu yüklemektedir.

28 Şubat sürecinde eğitimleri ile inançları arasında tercih yapmak zorunda bırakılan annelerimizin ve ablalarımızın yaşadıkları, bugün Azerbaycan hükümeti tarafından laiklik gibi gerekçelerle Müslüman kız çocuklarına yaşatılmak istenmektedir. Cemal Madanoğlu ve Nur Serter zihniyetine bürünerek bu ülkede yüzlerce genç kızın kâbusu olan laiklik anlayışı, bugün Azerbaycan'da kılık değiştirerek masum yavrulara musallat olmuştur. Halbuki eğitim hakkı da inanç özgürlüğü de her birey için korunan en temel haklardandır.

Biliyoruz ve hatırlatıyoruz ki; başörtüsü siyasi veya ideolojik bir simge değil; bilakis Nur suresi 31. ayet ve Ahzab suresi 59. ayetleriyle emredilmiş, "Ben Müslümanlardanım" diyen her kadın için namaz ve oruç gibi farz kılınmıştır.

Azerbaycan hükümetinin, tüm dünyanın gözleri önünde işlenen soykırım suçunun faili katil, siyonist rejime —birçok ülke sırtını dönmüşken— adeta can simidi gibi yetişmesi ve bu katillerle saf tutması, nasıl bir zihniyete sahip olunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Kendi Müslüman halkına zulmedenler işte bu zihniyetin sahipleridir. Bu utanç, söz konusu zalimlerin peşini ölene dek bırakmayacaktır. Unutulmamalıdır ki hak olan hesap gününde, bu zulmü işleyenlerin azabı elbet şiddetli olacaktır.

Bizler mazluma kimliğini sormuyor, zalimin kim olduğuna bakmıyoruz. Kardeşlik ufkumuzu dar sınırlara hapsedemeyecek kadar yüce bir dinin mensupları olarak, gönül coğrafyamızın her bir ferdine aynı muhabbetle yaklaşıyoruz. Rabbimizin emrettiği üzere kardeşlerimize sahip çıkıyoruz.

Nasıl ki Gazze’de, Suriye’de, Doğu Türkistan’da ve dünyanın dört bir yanında zulüm altında kalan mazlumların sesi olmaya çalışıyor, zalimlerin cürümlerine sessiz kalmıyorsak; Azerbaycan’da baskı altına alınan kardeşlerimizin de sesi olmaya ve yanlarında olduğumuzu haykırmaya devam edeceğiz.

Yapılan zulümlere karşı öne sürülen "Azerbaycan’ın iç işlerine karışılmaması gerektiği" veya "Her devletin kendine has şartları olduğu" yönündeki açıklamaları ise asla kabul etmiyoruz. Bizler, ulus-devlet anlayışının çizdiği suni sınırların ötesinde, Rabbimizin indirdiği İslam dini etrafında kenetlenen kardeşler olduğumuzun bilinciyle, nerede bir zulüm varsa karşısında duruyoruz.

Üniversiteli Müslüman gençler olarak; Azerbaycan hükümetine bu çağ dışı tutumdan derhal dönmesi ve İslam kardeşliğinin sorumluluklarını üstlenmesi çağrısında bulunuyoruz. Siyonizmin ve müttefiklerinin bölgedeki emellerine aracılık eden bu konumdan bir an önce sıyrılmalarını bekliyoruz. Unutulmamalıdır ki, zulümle abad olunmaz; zulümle abad olmaya çalışanların akıbeti her zaman berbat olmuştur.

Sözlerimize son verirken; Azerbaycan’daki her türlü baskı ortamına korkusuzca göğüs geren çocuklara, gençlere, anne-babalara, öğretmenlere ve izzetle mücadele eden tüm Müslüman kardeşlerimize selamlarımızı ve dayanışma çağrımızı iletiyoruz.

Direnin ey Müslümanlar, izzetli bir istikbal bizimdir!

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir