Baykal-Baytok ikilisine ait olduğu iddia edilen "zina görüntülerini yalanlamak" için dün düzenlenen basın toplantısında yapılan açıklamalar, hiç kimseyi inandırmadı... Tam aksine; "Görüntüler gerçek... Bunlar, Baykal'ın son çırpınışları" şeklinde değerlendirildi... "Bilimsel"(!) kılıflı açıklamalara Baykal da inanmamış olmalı ki; "Bu noktada aday olmam sözkonusu değil" demek zorunda kaldı.
Baykal'ın avukatı Muzaffer Yılmaz ve CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan ile bir basın toplantısı düzenleyen Ulusal Kriminal Büro Direktörü Uğur Kurtulan, skandal görüntülerin yeraldığı kasetin sahte ve montaj olduğunu, kıl ve bacaklı örneklerle açıklamaya çalıştı.
"Suikast" örtemedi, "Geri dön"den sonuç çıkmadı. Şimdi de "kaset montaj" raporu… CHP çevrelerinde Baykal'ın siyasi hayatının bu şekilde son bulmasını içine sindiremediği belirtilirken, CHP Genel Başkanlığı koltuğuna yeniden oturmak için, günlerdir yalanlanmayan görüntülerdekilerin Baykal ve Baytok olmadığı iddiasının dahi ortaya atılabileceği konuşuluyordu. Ve bu dün oldu. Baykal'ın görüntüleri incelemek üzere görevlendirdiği Ulusal Kriminal Bürosu aracılığı ile "görüntülerdekilerin Baykal ve Baytok olmadığı" iddiası ortaya atıldı.
"SUİKAST" ÖRTMEDİ, "GERİ DÖN"DEN SONUÇ ÇIKMADI
Partisi milletvekili ile ilişkisini deşifre eden görüntüler internete düşünce CHP Genel Başkanlığı görevinden istifa eden Deniz Baykal, partide kendisine yakın isimlerce ortaya atılan "Sarıgül Baykal'a suikast düzenleyecekti" iddiası ile gündemi değiştiremedi, şok kasetin üstünü örtemedi. Baykal, hemen ardından başlatılan "geri dön kampanyası"nda da umduğu sonuca ulaşamadı. Kampanya tutmadı, il başkanları Kemal Kılıçdaroğlu'ndan yana tavır aldı.
Baykal da istifa açıklamasında yalanlayamadığı görüntülerle ilgili "bu bir komplo" derken, AK Parti iktidarını suçladı ve Gülen Hocaefendi ile AK Parti'yi karşı karşıya getirmeye çalıştı. Ancak bu çaba da sonuç vermedi. Bu manevraların hiç birinde istenilen sonuç alınamadı. Bugün Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığı'na kesin gözüyle bakılıyor. Böylelikle Baykal'ın geri dönüş yolu tamamen kapanmış oldu.
NEDEN İSTİFA ETTİ O ZAMAN?
CHP çevrelerinde Baykal'ın siyasi hayatının bu şekilde son bulmasını asla içine sindiremediği ve yeni manevralarda bulunabileceği ifade edilirken, Baykal'ın görüntüleri incelemek üzere görevlendirdiği Ulusal Kriminal Bürosu aracılığı ile "görüntülerdekilerin Baykal ve Baytok olmadığı" iddiası ortaya atıldı.
Baykal'ın avukatı Muzaffer Yılmaz ve CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan ile bir basın toplantısı düzenleyen Ulusal Kriminal Büro Direktörü Uğur Kurtulan, "Burada montaj, video framelerinin (karelerinin) çıkarılması, eklenmesi, değiştirilmesi gibi modifikasyonlar kullanmak suretiyle, kriminal incelememizde bu görüntünün modifikasyonla değiştirilmiş olduğu kesin kanaatindeyiz... Görüntülerdeki kişinin, sayın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal olduğunu ispat ve iddia etmek özellikle ispat kelimesinin altını çiziyorum, asla mümkün değildir. İddia edilen bayanın sayın Nesrin Baytok olduğunu ispat etmek de aynı kuvvetle mümkün değildir" iddiasında bulundu. Görüntülerin kriminal incelemesini yaptıklarını ileri süren Kurtulan, kasette ikinci bölümdeki "cinsel temas olduğu iddia edilen" erkeğin birinci bölümdeki erkekle "alakasının olmadığı" yönündeki tespitlerini de aktaran Kurtulan, birinci bölümdeki erkeğin daha orta boylu, ikinci bölümdekinin ise zayıf ve uzun boylu biri olduğunu savundu. Kurtulan, ikinci bölümdeki erkeğin bacak adaleleri itibarıyla uzmanlarca incelendiğini, bacak ve baldırda bulunan "kıl yapısı" ile bu yapının Baykal'ın resimlerindeki bacak ve omuz yapısıyla asla benzerlik bulunmadığını gördüklerini ileri sürdü. Kurtulan, sözkonusu kasete ait görüntüleri çeşitli gazetelerden aldıklarını söyledi.
BU İDDİA BİZZAT UZMANLARCA ÇÜRÜTÜLDÜ
Ulusal Kriminal'in raporu inandırıcı bulunmadı. Adli Tıp uzmanları kopya görüntülerin üzerinde kriminal inceleme yapılamayacağını açıklarken, bu çıkış Baykal'ın genel başkanlığa dönüş için yaptığı son manevra olarak değerlendirildi.
BAYKAL NEDEN İSTİFA ETTİ?
Gerek Nesrin Baytok, gerekse Baykal; görüntülerin internete düşmesinin üzerinden geçen yaklaşık 2 hafta içerisinde, "böyle bir ilişki yok, görüntülerdeki biz değiliz" demediler. Görüntüleri, ilişkilerini yalanlamadılar. Aksine bu konuda sessizliğe büründüler. Bu noktada Baykal'ın, görüntüleri incelemek üzere görevlendirdiği Londra ve Türkiye'de bürosu olan Ulusal Kriminal Bürosu aracılığı ile görüntülerdeki kişilerin kendileri olmadığı iddiasını ortaya atmasının hiçbir inandırıcılığının olmayacağı belirtiliyor.
ÖZEL BİR ŞİRKET VE YASAL BAYKAL: ADAYLIĞIM SÖZ KONUSU DEĞİL
Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin 22-23 Mayıs'taki kurultayda adaylığının söz konusu olmadığını bildirdi. Baykal, avukatı Muzaffer Yılmaz ile Ulusal Kriminal Büro Direktörü Uğur Kurtulan'ın yaptıkları değerlendirme ve basın toplantısından sonra yazılı açıklama yaptı.
Deniz Baykal'ın açıklaması şöyle:
"Bu noktada aday olmam gibi bir şey söz konusu değildir. Avukatım Sayın Muzaffer Yılmaz ve Ulusal Kriminal Büro Direktörü Sayın Uğur Kurtulan'ın yaptıkları değerlendirmelerle, ayrıntılı açıklamalar, karalama kampanyalarıyla siyaseti dizayn etme anlayışına, Türkiye'de estirilen fitne ve fesat rüzgarlarıyla, ahlak dışı komplolara bir cevaptır."
'RAPORU SAVCILIĞA VERDİK'
Baykal'ı aklamak için düzenlenen, 'kıllı-tüylü' basın toplantısının ardından bir açıklama yapan Deniz Baykal'ın avukatı Muzaffer Yılmaz, "Şimdi montaj olduğu açıkça ortaya konulan kaset nedeniyle CHP teşkilatının da bunu algılayabileceğini ve tüm halkın da bunu algılayabileceğini düşünüyoruz. Savcılığa yardımcı olunması anlamında bu raporu, soğuk damgalı ve mühürlü raporu kendilerine iletmiş bulunmaktayız'' dedi.
FURKAN ALTINOK-HASAN TOSUN / VAKİT