ÖSS'ye komik bir gerekçeyle alınmayan Fatma Turan bugün yaşadıklarını Haksöz-Haber'e anlattı.
Fatma Turan anlatıyor:
15 Haziran 2008 Pazar günü (bugün) ÖSS'ye katılmak üzere tam vaktinde Seyrantepe İlköğretim Okulu'na vardık. Hiçbir sorun yoktu. Nüfus cüzdanım ve sınava giriş belgem yanımdaydı. Kılık kıyafetim de giriş belgemdeki ve nüfus cüzdanımdaki fotoğrafımdan farklı değildi. Tanınmamam için hiçbir sebep yoktu. Güvenlik görevlileri tarafından arandıktan sonra sınav salonuna doğru giderken bayan bir öğretmen başörtümü çıkartmamı istedi. Sınıfa gitmek istediğimi ve girişte herhangi bir problem yaşamadığımı söyleyince ve sınav giriş belgemi gösterince şaşırdı. Beni galiba daha yetkili olan başka bir öğretmenin yanına götürdü. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde görev yapan Yrd. Doç. Dr. Ayşe Erdölen, ÖSYM sorumlusu olarak, kuralların başörtüsüz, başım açık bir şekilde sınava girmeme müsaade ettiğini aksi halde binadan derhal çıkmam gerektiğini söyledi. Sakin bir şekilde sınava girmek istediğimi söyledim. Dilerseniz sınavımı iptal edin ama ben bugün bu sınava gireceğim, dedim. Çünkü sınav başvurusunda bulunurken başörtülü olduğum için sorun çıkmamıştı aynı şekilde bankaya para yatırırken de. Sınav giriş belgem T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından da sınava girmeden evvel evime üzerinde başörtülü fotoğrafımla geri geldi. Sınav binasına girerken de bir sorun yaşamadım. Fakat oradaki bir bayan öğretmenin uyarısı üzerine sistemin, içerisinde ne kadar çok tezat barındırdığına yeniden şahit oldum.
Başımın başörtüyle örtülü olması durumunda hiçbir şekilde beni içeri alamayacaklarını uzun uzun anlatan ve benim gibi düşündüğünü anlatmaya çalışan Ayşe hanım, bu sefer bana çözümler üretmeye kalkıştı. Eğer şapkalı gitseymişim ya da yanımda bir şapka olsaymış beni sınava alabilirmiş. Bu yaptığının da kurallara aykırı olduğunu zira onun dilediği gibi bile yapsam başımın örtülü olacağını anlattım. Oysa bu durum onun bahsettiği ve küçük bir kitapçık üzerinde gösterdiği kurallara aykırı idi. Kendince ürettiği şapka, peruk, fular gibi çözümleri reddederek sınava başörtümü istediğim şekilde bağlayarak girmemin en doğal hakkım olduğunu anlattım. Ürettiği çözümlerden de yola çıkarak bu uygulamanın keyfi olduğunu ve yaşanan tezatları anlatmaya çalıştım ama bir sonuç alamadım. Sınava giriş belgemdeki gibi tanınacak bir şekilde sınava tam vaktinde geldiğim halde içeriye alınmadığımı anlatan bir tutanak tuttum. Haklı olduğunu düşündüğü için tuttuğum tutanağı dahi imzalamadı. Eğer haklıysa bundan çekinmemesi gerekti konusunda onu ikna edemedim. Sanırım bu sistem içerisinde keyfiyet üzerine devam eden onca uygulamadan ders almış ve benim de haklı olduğumu düşünen bir hukuk üyesine şikayette bulunacağımı düşünmüş olacak ki siciline böyle bir olayın işlenmesinden çekinmiş görünerek uzaklaştı. Diğer öğretmenlere de benimle muhatap olmamalarını söyledi ve binadan çıkarıldım.
Bugün 1 milyon 530 bin aday gibi ben de sınava girmeye hak kazanmıştım fakat Yrd. Doç. Dr. Ayşe Erdölen buna engel oldu. Başörtümü fotoğrafımla giriş belgemi gönderen Yükseköğretim Kurulu'na beni tanınmayacak bir şekilde sınava almaya kalkışan Ayşe Erdölen'i şikayet ediyorum.
HAKSÖZ-HABER