Nihal Bengisu Karaca / Habertürk
Adım adım Hristiyan Siyonizmi
Beyaz Saray’da bir ibadet makamı var artık. Evangelizmi parlatma vegazlama yeri desek daha iyi olur.
Resmi adı “White House Faith Office.” Başında Paula White Cain var. Tupelo, Mississippi doğumlu Pentekostal vaiz, ‘prosperity theology’nin yıldızı, Trump’ın 2002’den beri kişisel din görevlisi.
Nisan 2026’daki Paskalya yemeğinde Trump’ın önünde eğildi ve şunu söyledi: “Başkanım, senin ödediğin bedeli hiç kimse ödemedi. İhanet edildin, tutuklandın, yanlış yeresuçlandın. Bu, Rabbimizin bize gösterdiği tanıdık bir örüntü.”
Hristiyan dünyasının önemli bir bölümü bunu küfür saydı. Trump ise bunu yan cebine koydu. Ne de olsa Truth Social’da kendisini İsa’ya benzeten yapay zeka görüntüsünü paylaşan da aynı adamdı. Gerçi o görseli sonunda sildi, ama geç.
Bunlar tesadüf değil. Bunlar bir dilin parçaları. Ve bu dilin grameri çok eski: Ona “ Dispensasyonalizm” deniliyor.
19.yüzyıl İrlandalı İncil yorumcusu John Nelson Darby tarihi yedi ilahi döneme böldü. Son dönem kıyamete açılmakta. Kıyametten önce seçilmiş halkın kutsal topraklarda yeniden bir araya gelmesi gerekiyor. Tanrı’nın planı değiştirilemez; değiştirmeye çalışmak da günahtır. Kitap ne diyorsa o. O topraklar önce Yahudilerin olacak ki, İsa Mesih gelebilsin.
Bu teoloji Amerika’ya Büyük Uyanış hareketleriyle taşındı, Bible Belt’te kök saldı, zamanla siyasi bir güce dönüştü. Adı bugün Hristiyan Siyonizmi.
Hristiyan Siyonistler İsrail’i sever, ama bu sevgi Yahudilere değil, Mesih’in dönüşüne hizmet etmek için kurgulanmış bir sevgidir. Son perdede Yahudiler ya Hristiyanlığa geçecek ya da cehennemde yanacak.
Hristiyan Siyonist gruplar bu gerçeği özenle gizler; İsrail’e destek Yahudi güvenliğine değil, kendi kurtarılışlarına yönelik bir hesaptır.Ancak elbette bu sır, herkesin bildiği bir yol geçen hanı. Netanyahu bunu biliyor.
Menachem Begin de biliyordu. İsrail’e destek için Evangelistlerle stratejik ittifakı o kurdu, Baptist papaz Jerry Falwell ile kişisel dostluk geliştirdi, Evangelistler için Başbakanlık bünyesinde özel bir koordinasyon birimi oluşturdu. Netanyahu bu mirası devraldı ve büyüttü.
Şimdi bu miras Tel Aviv’de ya da Kudüs'ten çok Beyaz Saray’da ikamet ediyor.
Mike Huckabee diye biri var mesela. Arkansas’ın eski Cumhuriyetçi Valisi, Baptist papaz, Trump’ın İsrail Büyükelçisi. Huckabee’nin teolojisinin nihai hedefi açık: Filistinlilerin kutsal İsrail topraklarından uzaklaştırılması, Mesih’in dönüşünü mümkün kılmak için şart!
Bunu kendisi söylüyor, hiç özür dilemeden. Şubat 2026’da Tucker Carlson’a “İsrail Fırat’tan Nil’e kadar her şeyi alsa sorun olmaz” dedi.
Lübnan, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan’ın bir bölümü dahil.On dört ülke diplomatik protesto notası verdi.
Huckebee İsrail’in İran’a saldırısının hemen ardından Trump’a özel bir mesaj iletti; Hiroshima’yı bombalayan Harry Truman’a atıfla “Tanrı’nın sesini duyacaksın” diye yazdı. Trump bu mesajı sosyal medyada herkesle paylaştı.
Pete Hegseth; bu çarpıtılmış yorumun bezirganlarından. Savunma Bakanı. Hristiyan milliyetçi gruplarla sıkı bağları var; 14 leşi olan kartel üyesi katiller gibi dövmelerle dolu bir vücuda sahip.
Haçlı seferlerini Hristiyan gücünün “övgüye değer örneği” olarak tanımlıyor.Tanrı adına savaşan bir Savunma Bakanı. Bunun için herhangi bir yorum yapmaya gerek yok.
Misyon ile hesabın örtüştüğü yerde ise Trump duruyor. Trump bizzat ne bir Evangelisttir ne de bir Hristiyan Siyonist.Times of Israel bile bunu tescil etti.
Trump fırsatçı. Ama fırsatçılığı onu bu teolojinin ev sahibi yapıyor: 30 milyonluk bir seçmen tabanı, sınırsız kampanya finansmanı, İsrail politikasına hiçbir itirazı olmayan bir koalisyon.
Müritleri Tanrının da bu hesabı onaylandığını varsayıyor.
KATOLİK DÜNYA ‘DURUN BİR DAKİKA’ DEDİ
Sonra bir fotoğraf dünyaya yayıldı.
19 Nisan 2026. Lübnan’ın güneyinde, Debel adlı küçük Hristiyan köyünde bir İsrail askeri, balyozla İsa heykelinin başını parçaladı. İsa heykeli ters çevrilmişti.
Fotoğraf sosyal medyada saniyeler içinde yayıldı..Kudüs’teki Katolik yetkililer “koşulsuz kınamaları”nı açıkladı.
Netanyahu “şoke oldum ve üzüldüm” dedi. “İsrail tüm dinlere saygı gösterir” dedi.
Ama aynı koalisyon ortağı Otzma Yehudit partisinin kıdemli ismi Bentzi Gopstein, Hristiyan dini mekânlarının yakılması dahil Yahudi olmayanlara yönelik şiddeti defalarca ve alenen savunmuş bir figür ve hâlâ parti içinde, hâlâ siyasi alanda.
Şok performansı oynayanın koalisyon ortağı kiliseleri yakmayı savunuyor. Bunu “değerlerimizle bağdaşmıyor” diye geçiştirmek, kelimenin tam anlamıyla yüzsüzlük.
Bu tek bir askerin çılgınlığı da değil.
2025 yılında İsrail’deki Hristiyanlara yönelik 155 belgelenmiş taciz vakası var. Ocak 2024 ile Eylül 2025 arasında Hristiyanlara yönelik en az 201 şiddet olayı kayıt altına alındı — büyük çoğunluğu din adamlarına ya da Hristiyan sembolleri taşıyanlara yönelik saldırılardan oluşuyor.
İtalyan barış gücü askerleri birkaç gün içinde köye yeni bir İsa heykeli getirdi; Vatikan’ın Lübnan büyükelçisi törende hazır bulundu falan. Ama nafile“Bölgenin tek Hristiyan dostu” söylemi balyoz altında paramparça olmuştu.
Bu görüntünün düştüğü yer de boş değildi.
Papa Leo XIV zaten konuşuyordu. Afrika ziyaretinde Kamerun’da yaptığı konuşmada “dünya bir avuç tiran tarafından tahrip ediliyor” dedi. “Tanrı’nın adını askeri, ekonomik ve siyasi çıkarları için kullananların vay haline, kutsalı karanlığa ve pisliğe sürüklüyorlar” diye devam etti. Trump’ın adını vermedi. Vermesine gerek yoktu.
Trump’ın tepkisi öngörülebilirdi. “Papa Leo suç konusunda ZAYIF’tır, dış politikada berbattır” diye yazdı.
Ardından İran’ın nükleer silah edinmesini Papa’nın desteklediğini iddia etti. Papa böyle bir şey hiç söylememişti; tam tersine nükleer silahları defalarca kınamıştı.
Sayılar konuştu. Mart 2026 anketinde Katoliklerin yüzde 52’si Trump’ı onaylamıyor; İran politikasını ise yalnızca yüzde 40’ı destekliyor. Papa Leo’nun onay oranı yüzde 60, Trump’ınki yüzde 36. Nisan 2026 YouGov anketinde “İran konusunda kim haklı?” sorusuna yüzde 48 Papa Leo, yüzde 28 Trump ve Vance dedi.
Bir Katolik seçmen içindöngü şöyle bir şey: Trump Ortadoğu savaşlarına girmeyeceğini söyledi. Girdi.Enflasyonu düşüreceğini söyledi. Düşürmedi.Epstein dosyalarını açacağını söyledi. Açmadı.
Ve şimdi bir de Paskalya’da Beyaz Saray’da kendisini İsa’ya benzeten bir din adamıyla kutlama yapıyor — tam da İsrail askerinin Lübnanlı bir köyde İsa heykelinin başını balyozla kırdığı hafta. Tesadüf çok fazla.
Bu tesadüfler Amerikalılar için uyandırma servisi oluyor ama bu Paula White denilen histerik fanatiğin istediği türden olmuyor.
Lakin bu kalıcı bir farkındalığa dönüşür mü emin değilim. Çünkü bu kez de Palantir gibi aktörler devreye girip manifesto yazıp ‘techno cumhuriyet’ gibi kavramlarla hem devlete rota tayin ediyor hem diğer şirketlere 'buyurganlık' taslıyorlar.
Rıza mühendisliği yapmaya gerek duymayan, gözünü savaş ve fetih bürümüş bir ideolojik arka planla.