İngiliz The Guardian gazetesi, Fransa’da Filistin yanlısı dayanışmanın “sistematik biçimde bastırıldığı ve kriminalize edildiği” değerlendirmesinde bulunarak, Filistin yanlısı söylemlerin meşru alanının giderek daraltıldığını yazdı.
Gazete, Fransa’da Filistin’e destek ifadelerine yönelik baskı ve sınırlamaların arttığını, bu durumun “meşru ifade alanını zayıflattığını” belirtti.
Habere göre, 2024 yılında Ulusal Meclis üyesi Caroline Yadan tarafından “antisemitizmin yeni biçimleriyle mücadele” amacıyla bir yasa teklifi sunuldu. Ancak teklifin zamanla “İsrail’i eleştirmenin sınırlandırılmasına” yöneldiği ve bu nedenle hükümet tarafından geçen ay sessizce askıya alındığı aktarıldı.
Yadan’ın teklifinin, mevcut “terörizmi övmek” suçunun kapsamını genişleterek “dolaylı teşvik” ifadelerini de cezalandırmayı hedeflediği ifade edildi.
Ayrıca tasarıya, “bir devleti yok etmeye teşvik etme veya varlığını inkâr etme” eylemini suç sayan yeni bir düzenleme eklendi.
The Guardian’a göre bu düzenleme, “dolaylı veya ima edilen niyet” gibi belirsiz kavramları cezalandırma riski taşıdığı için ciddi endişelere yol açtı. Eski yargıç Marc Trévidic, bunun mahkemeleri “niyeti tahmin etmeye zorlayacağını” ve bunun da “mutlak keyfiliğe yol açabileceğini” ifade etti.
Benzer şekilde, “bir devletin yok edilmesini savunma” yasağının ifade özgürlüğü ve sömürgecilik karşıtı eleştiri hakkı ile çeliştiği belirtildi. Bloomerg’e atıfla, bu durumun İsrail yerleşim politikalarının eleştirisini dahi tartışmalı hale getirebileceği vurgulandı.
“Filistin yanlısı aktivizm sistematik biçimde hedef alınıyor”
Fransa İnsan Hakları Ligi, söz konusu düzenlemenin İsrail’i uluslararası hukuk ihlallerine yönelik eleştirilerden koruma riski taşıdığı uyarısında bulundu. Açıklamada, “yaygın biçimde belgelenmiş suçların eleştirilebilmesi gerekir” denildi.
The Guardian, Fransa’da ifade özgürlüğünün şiddete teşvik olmadığı sürece farklı görüşleri koruduğunu hatırlattı.
Birleşmiş Milletler’e bağlı beş özel raportör de yasa teklifinin ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü dahil temel hakları tehdit ettiğini belirterek açık mektup yayımladı.
Fransa İnsan Hakları Ulusal Danışma Komitesi de düzenlemenin “belirsiz ve muğlak niteliği nedeniyle akademik özgürlüğü de tehdit ettiğini” ifade etti.
Protestolar ve artan baskılar
Haberde, 7 Ekim olaylarının ardından Fransa’da Filistin dayanışma gösterilerine yönelik yasak girişimlerine de dikkat çekildi. İçişleri Bakanlığı’nın bazı gösterileri “kamu düzeni riski” gerekçesiyle yasaklamaya çalıştığı, ancak Danıştay’ın bu yasakları iptal ettiği hatırlatıldı.
Üniversite öğrencilerinin protestolarının polis müdahalesiyle karşılaştığı, insan hakları kuruluşlarının bu durumu ifade ve toplanma özgürlüğüne müdahale olarak değerlendirdiği aktarıldı.
2023’ten bu yana “terörizmi övmek” suçlamasıyla açılan davaların arttığı, akademisyenlerden milletvekillerine kadar geniş bir kesimin hedef alındığı belirtildi.
Avrupa Parlamentosu üyesi Filistin asıllı Rima Hassan’ın da “terörizmi övmek” suçlamasıyla gözaltına alındığı ve soruşturmalara maruz kaldığı ifade edildi.
Gazete, tüm bu gelişmelerin Filistin yanlısı hareketlere yönelik “orantısız bir baskı” oluşturduğunu ve demokratik ifade özgürlüğü açısından ciddi sorular doğurduğunu vurguladı.
Son olarak The Guardian, Yadan’ın hazırladığı tasarının rafa kalkmasına rağmen, Filistin yanlısı söylemlerin daraltılmasına yönelik daha geniş bir eğilimin devam ettiğini belirtti.