ENVER CAN / HAKSÖZ HABER
Olayların örtük manasını derinlikli anlatımlar üzerinden çözümleyebiliriz zira mananın doğruluğu, ona yüklediğimiz anlamın derinliğiyle doğru orantılıdır. İnsanları ikna etmenin temel saiklerinden biri, manayı çarpıtarak anlamı araçsallaştıran sosyal medya platformlarıdır. İçinde yaşadığımız toplumlarda, duygu yüklü semboller sosyal medya araçları üzerinden toplumsal dinamikleri çoğu zaman yönlendirmektedir. Bilgi–eylem tutarlılığına dayanmayan düşünsel hegemonya, toplumsal bilinci tek tip doğrular etrafında kuşatmaktadır. Bu durum, neden–sonuç ilişkisini görmezden gelen ve akıl tutulmasına varan yüzeysel bir kader okuması üretmektedir.
Eleştirel birey olma iddiası, çoğu zaman filtresiz bir hakkaniyet arayışı yerine, kulaktan dolma bilgilerin mutlak doğrular olarak kabul edilmesiyle sonuçlanmaktadır. Bu, yasal olmakla birlikte helal olmayan bir iddia biçimidir. Toplumsal ön kabullere/stereotipilere sığınılsa da çoğu zaman haber getirenin doğruluğunu ve güvenilirliğini araştırma sorumluluğundan kaçınılmaktadır. Zulüm içselleştirildiğinde, hakkaniyet ve çözümle uyuşmayan gerçeklikler, meşrulaştırıcı bir zemin olarak inşa edilmektedir. Bu meyanda, toplumsal tartışmalar artık manevi ve ruhi dünyamızın kaldıramayacağı bir vicdan körlüğüne dönüşmüştür.