Seraplar ve Aydınlar Ölmesin!

Diyarbakır toplanan aralarında Özgür-Der, Mazlum-Der, Ay-Der, Islah Hareketi, Mustazaf-Der ve Memur-Sen birleşenlerinin bulunduğu 37 STK temsilcisi, yaşanan son gelişmelerden kaygı duyduklarını ifade ettiler.

Diyarbakır'da bir araya gelen 37 STK temsilcisi, son gelişmeler üzerine bir basın açıklaması yaptı.

Ofis'te toplanan aralarında Özgür-Der, Mazlum-Der, Ay-Der, Islah Hareketi, Mustazaf-Der ve Memur-Sen birleşenlerinin bulunduğu 37 STK temsilcisi, yaşanan son gelişmelerden kaygı duyduklarını ifade ettiler.

"Seraplar ve Aydınlar Ölmesin! Mezarlara Partiler Değil Cuntalar Gömülsün! Siyasi Partiler Mezarlığına Fatiha Okumuyoruz, Kınıyoruz! Genelkurmay Halka Hesap Ver! Ergenekon'a Hayır, Ergenekon Batırır! Kafes'i Açıkla Başbuğ!" şeklinde dövizlerin taşındığı eylemde, temel hak ve özgürlüklerin pazarlık konusu yapılamayacağının, militer ve derin güçlere hizmet eden şiddete karşı olduklarının,  halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması gerektiğinin ve siyasi partiler yerine cuntacıların mezara gömülmesi gerektiğinin altı çizildi!

Eylemde, Diyanet-Sen Diyarbakır Şube başkanı Ömer Evsen sivil toplum kuruluşları adına basın açıklamasını okudu.

Basın açıklamasının tam metni:

Temel Hak ve Özgürlükler Pazarlık Konusu Yapılamaz

Hükümet ve meclis temel insan hak ve özgürlüklerine yönelik mevcut sorunları acilen çözmeli, açılım sürecini hızlandırmalı ve somut adımları bir an önce atmalıdır. Her türlü ayırımcılığı giderecek düzenlemeleri yaparak keyfi uygulamaları önlemek için yeni bir anayasa acilen hazırlanmalıdır.

Bu anlamda ifade ile örgütlenme özgürlüğü kapsamında gösteri, yürüyüş ve toplantı yapma hakkı tanınmalı ve hiç kimse bu özgürlükleri kullandığı için şiddete maruz kalmamalıdır. Bu hak ve özgürlüklerin kullanımı başkalarının haklarını ihlal etmemelidir.

Şiddetin Her Türlüsüne Karşıyız

Toplumun rahat nefes alması, anaların ağlamaması, çocukların şiddete maruz kalmaması ve başta Kürt sorunu olmak üzere sorunlara bir bütün olarak çözüm bulunması noktasında adımların atıldığı bir dönemde derin güçlerin tekrar harekete geçtiği günlere tanık olduk. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da Molotoflu saldırıda ölen kız, Diyarbakır'daki gösterilerde öldürülen genç, Reşadiye'deki saldırı sonucu ölen askerler, Bulanık'ta öldürülen vatandaşlar devam eden şiddet ortamının yeni kurbanları oldular.

Bu gibi olaylardan Ergenekon tarzı karanlık mihrakların nemalanmak istediği bilinen bir gerçektir. Derin güçlerin buna benzer oyunlarına alet olmamak için halkımızı duyarlılığa, yetkilileri ise göreve çağırıyoruz.

Halkın Can ve Mal Güvenliği Sağlanmalıdır

İnsanların taleplerini ve tepkilerini ortaya koyma hakları vardır. Ancak bu talepler, halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokacak, eylem ve söylemlere dönüşmemelidir. Bazı siyasilerin militarist eylem ve söylemleri (dağa çıkma, sokağa çıkma) toplumsal barışa hizmet etmediği gibi toplumsal ve etnik çatışmaya davetiye çıkarmaktadır.

Gösterilerin kontrolden çıkması ve esnafın işyerine, sivil toplum kuruluşlarına, siyasi parti binalarına zarar verecek boyutlara gelmesi, hele hele can kaybına sebep olması kaygı vericidir. Aynı şekilde birilerinin gösterilere karşı kendilerini kolluk kuvvetleri yerine koyup, göstericileri cezalandırmaya kalkması kabul edilemez. Sivil toplum kuruluşları olarak bu durumlardan ciddi kaygı duymaktayız.

Türkiye Siyasi Partiler Mezarlığına Dönüşmüştür!

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana çok sayıda partinin kapatılması, millet iradesinin prangalanması anlamına gelmektedir. Kaldı ki,  parti kapatmalar, siyasi sorunlara çözüm getirmediği gibi her kapatma sonrası halkı germiş, ekonomiyi yıpratmış, toplumsal ayrışmayı körüklemiştir. Siyasi partiler millet iradesinin kilometre taşı kabul edilirken, kapatmalarla mezar taşına dönüştürülmüştür.

Bizler, siyasi partilerin yargı kararlarıyla değil, seçmenlerin tercihleri doğrultusunda kapanacağına inanıyoruz. Bu anlamda DTP'nin kapatılmış olmasını seçmenin iradesine vurulmuş bir darbe olarak değerlendiriyor ve kınıyoruz.  Parlamento Türkiye'yi bu ayıplardan artık kurtarmalıdır.

Bizler aşağıda isimleri bulunan sivil toplum kuruluşları olarak, yaşanan gelişmelerden kaygı duyuyoruz. Şiddet, baskı ve tehditlerin sorunları çözmediği bir gerçektir.  Sorunların çözümünün diyalog, hoşgörü ortamı ve evrensel hukuk normları gözetilerek çözüleceğine inanıyoruz. Bu anlamda halkımızı duyarlılığa, yetkilileri de göreve davet ediyoruz.  

(Ayder, Diyanet-Sen, Hür-Der, Eğitim-Bir-Sen, Mustazafder, Sağlık-Sen, Enerji-Bir-Sen, Mazlumder, Kültür-Memur-Sen, Birlik-Haber-Sen, İnsan Ve Erdem, Özgür-Der, Toç-Bir-Sen, Eğitim-Hak-Sen, Yerelhak-Sen, Dicle Fırat Diyalog Grubu, İnsani Yardım Derneği, Gönül Köprüsü Derneği, Şura-Der, İkra-Der, İlim-Der, Cami-Der, Ulaştırma Memur-Sen, Bayındır Memur-Sen, Köy-Der, Dider, Huder, Hizmet-Der, İhya-Der, Sahabe-Der, Tgtv, İslah Hareketi, Hayat-Der, İrşad-Der, Öğ-Der, Müsiad)

Etkinlik-Eylem Haberleri

"Mevdudi için Müslümanların özgürlüğü ve İslam'ın hakimiyeti esas meseledir!”
Mescid-i Aksa’nın statüsünün değiştirilmesi: İslam dünyası için kritik bir dönüm noktası
Bilgi ve Erdem Vakfı ile Özgür-Der binlerce kurban vekaleti ulaştırdı
Bursa Özgür-Der'de "Nebevi Sünnet Kurban" semineri yapıldı
Gazze Mescid-i ve İmam Nevevi Medresesi ziyaret edildi