26 Ekim 1995 tarihi İslam ümmetinin hafızasına kazınan önemli günlerden biri. Ümmetin yetiştirdiği ender düşünce ve eylem adamlarından Filistin İslam'ı Cihad Hareketi'nin kurucusu Dr. Fethi Şikaki, Filistinli işçilerin sınırdışı edilmelerini önlemek amacıyla gittiği Libya'dan dönerken Malta adasında Siyonist katiller tarafından bu tarihte şehit edildi.
Fikri yapısı ve eylemleriyle, çağdaş İslami hareketler içerisinde mümtaz bir konuma yükselen İslami Cihad Hareketi, Dr. Şikaki'nin en önemli eseridir.
60'lı yıllarda Nasırizm saflarında mücadeleye atılan Şikaki, 1967 yenilgisinden sonra sorgulamaya başladığı Sosyalizm, Arap milliyetçiliği ve diğer laik ideolojilerin çözüm olmadığına, Filistin ve tüm ezilen halklar için çözümün İslam'da olduğuna kanaat getirmiş ve İhvan saflarına katılmıştı. İhvan'ın Filistin topraklarındaki aktif mücadelenin ancak İslami dönüşümün yaşanmasından sonra olacağı şeklindeki fiili cihadı erteleyen yaklaşımı, Şikaki'ye göre Filistin halkının silahlı mücadele yapan laik örgütleri çözüm olarak görmesine yol açıyor ve İslami hareketten halkı uzaklaştırıyordu. Silahlı mücadeleye yaklaşım, Filistin için mücadele eden laik örgütlerle ilişkiler ve İran İslam Devrimi'nin Amerika ve bölgesel saldırılar karşısında korunması gibi sorunlar Şikaki'nin yeni bir örgütlenmeye gitmesine neden oldu.
Şikaki, ilk dönemlerde İslam'ı anlamada yöntem sorunu üzerine yoğunlaşıyor, Kur'ani bir temelde Araplık-İslamlık veya millilik-İslamlık ikilemini çözmeye çalışıyordu. Filistin sorununu erteleyen İslamcılarla, Filistin sorununu İslamsız çözmeye çalışan laiklere örnek bir model sunuyordu.
İslami Cihad müntesiplerini diğer klasik İslami örgüt ve cemaatlerden ayıran belirgin özelliklerinden biri, İhvan'ın geleneksel düşünce ve programını yadsımadan mümkün olduğunca değişik düşünce ve görüşleri anlama çabasında bulunmalarıdır. Bu anlamda C. Afgani, M. Abduh, R. Rıza, Hasan el-Benna, S. Kutup, Mevdudi, M. Bin Nebi, Muhammed Gazzali, Tevfik et-Tayyib, Muhammed Bakır es-Sadr, Ayetullah Humeyni, Ali Şeriati, H. Turabi, Gannuşi, Fadlallah, M. Selim el-Ava ve Kardavi gibi İslami düşünür ve hareket adamlarının fikirlerinden istifade ederken; edebiyat, siyaset, tarih, iktisat ve farklı ideolojik akımlar üzerinde önemle duruyor olmalarıdır.
Düşünce ve eylem birlikteliğini örnekleyen İslami Cihad, intifada'nın ateşleyicisi konumundaydı. Başarılı operasyonlarla Filistin halkına ve dünya müslümanlarına umut aşılayan Cihad, onlarca müntesibinin yanında Hani Abid, Muhammed Havace gibi komutanlarını ve son olarak kurucusu Şikaki'yi şehit vermiştir.
Fetih ve Hamas'tan sonra Filistin topraklarında en güçlü üçüncü örgüt olan Cihad, Fethi Şikaki'nin Filistin'in özgürlüğü ve İsrail'in ortadan kaldırılması yönündeki devrimci tavrını sürdürme azmindedir. Bu anlamda özerk yönetime muhalif değişik grupları kongre vb. etkinliklerle bir araya getirme ve ortak tavır geliştirme gibi uğraşılarını sürdürmektedir. Uzlaşma girdabının birçok muhalif hareketi içerisine çektiği tek kutuplulaşan dünyada Cihad benzeri hareketler üzerindeki baskı, her geçen gün artarken eş oranlı olarak bu hareketlerin sorumlulukları da artmaktadır.
Cihad Hareketi, şehadet yıldönümlerinde düzenli olarak Şikaki'yi anarak uzlaşmanın çözüm olmadığını, kurtuluşun mücadeleden geçtiği düşüncesini gündemleştirmektedir.
Yolun Yolumuzdur
yürüdün
sarp kayalara dik yokuşlara
ve
düştün yere
karıştın toprağa bir tohum gibi
binlerce başağı yeşertecek ölümün
binlerce bilinci bileyecek
ve nice yiğitler senin gibi
ölümü yaşayacak yaşamak için
asacak geceyi boynundan
yakacak gemileri
dönmemek için
ve parola patlayacak
ya denizlere açılmak
ya ihanete bıçaklanmak
Düştün yere
parlayan bir ışık oldun ey şehid
sen geçtin denizin öte yakasına
boğulacak elbet fir'avun ve ordusu
yağacak yağmur
gök boşalacak
malta'da kurulan pusu
sonsuzluğu açacak sana
şafağı damıtacak yeryüzüne
yeryüzüne yağacak yağmur
Onur
diriliş
ve zafer
Mescid-i Aksâ'dan bakıyordu peygamber
sen çıkıp gelir misin şimdi
bir elinde mavzer
açıp sayfalarını Kitab'n
ve yeniden başlayarak
Allahu Ekber
kasemle başlayarak
"birbiri peşinden gönderilenlere
şiddetle eserek savurup atanlara
yaydıkça yayanlara
birbirinden iyice ayıranlara
gerçekleşecektir elbet
va'dolunan şey"
ey şehid
yerde kalmayacak kanın
ve bir çağrı olacak insanlara
siyah
zifiri gecelerin ardından
alnımızın akıyla
çıkacağız özgürlüğe
yazarak
zamana ve mekâna adımızı
andımızı kanımızla yazarak
savaşacağız ey şehid
biz savaşla yaşayacağız.
Ömer Mahir Alper
Haksöz Dergisi – Kasım 96