SBP: Laik azgınlık nerede duracak?

Sakarya’da gerçekleştirilen 132. başörtüsü eyleminde Ergenekon operasyonu, AKP’ye kapatma davası, Irak işgalinin 5. yılı, Şeyh Ahmed Yasin’in şehadet yıldönümü gibi konular gündem edildi.

SBP (Sakarya Başörtüsü Platformu) 132. başörtüsü eylemini gerçekleştirdi. Sakarya Üniversitesi'nde devam eden başörtüsü direnişine destek olunarak başlayan açıklamada, Ergenekon operasyonundaki son gelişmelere ve AKP'yi kapatma davası ile ilgili gelişmelere ve İlköğretim okullarındaki ant ettirme olayı ile Irak işgalinin beşinci yılı ile ilgili değerlendirmelere de yer verildi. Ayrıca 2004 yılında şehit edilen Kudüs davasının ve Hamas'ın manevi önderi Şeyh Ahmed Yasin de anıldı.

Eylemde basın açıklamasını SBP adına Sapanca Bilgi Eğitim Dayanışma Derneği üyesi Turgay ŞEN okudu. Sakarya Üniversites'inde uygulanmaya tekrar başlanan başörtüsü yasağına karşı onurlu bir direnişi başlatan ve sürdüren müslümanlara selam ederek ve onların direnişini desteklediğini bildirerek açıklamasına başlayan Turgay ŞEN; "Ergenekon Operasyonu kapsamında Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan SELÇUK, Doğu PERİNÇEK ve İ.Ü. eski Rektörü Kemal ALEMDAROĞLU'nun gözaltına alınmaları herkesin kafasını karıştırdı. Bir emekli Albay Veli KÜÇÜK, Türk İntikam Tugayı kurucusu ve başkanı Semih Tufan GÜLALTAY, adı Susurluk davasında da geçen Hadi ÖZCAN ve dün gözaltına alınan bir başyazar, bir siyasi parti başkanı ve bir eski rektör. Dün gözaltına alınanların ortak özelliklerinden birisinin İslam'a, Müslümanlara ve başörtüsüne olan karşıtlıklarının oluşu da önemli ipuçları verse gerektir." dedi.

AKP'yi kapatma davası ile ilgili meydana gelen gelişmelere ilişkin olarak ise "Davadan kısa bir süre önce AKP'ye olan desteklerini sorgulama noktasına gelen liberallerden tutun da geniş halk kesimleri ile birlikte siyasi partilerin çoğunluğu, sermaye dünyasının tamamı, sivil inisiyatifler ve ABD ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ve Türkiye'nin kaotik durumundan etkilenecek diğer dış unsurlar bu davayı kınadıklarını açıkladıklarını vurgulayan Turgay ŞEN  daha sonra Sakarya Başörtüsü Platformu'nun bununla ilgili düşüncesini "Ak Parti'ye açılan bu kapatma davasının ülkede zaten var olan yargı hegemonyasının varlığını pekiştireceğini, Türkiye'deki laiklik ve başörtüsü üzerinden devam ettirilen tartışma ortamının aslında ulusalcı oligarşik çevreler ile Müslüman halk arasında olduğunu, vesayet rejiminin baskı ve yasaklarla sürdürmek istediği darbe ortamının iflas ettiğini, Müslüman halkın da sahip olduğu hak ve talepleriyle inandığı değerlerle her yerde var olmaya çalıştığını ve bundan sonra da çalışacağı" şeklinde dile getirdi.

İlköğretim okullarında yabancılar için kaldırılması düşünülen çocuklara ant ettirme olayının her kesime tanınması gerektiğini belirten Turgay ŞEN, 5. yılına giren ABD'nin Irak işgaline ve Kudüs davası ve Hamas'ın manevi önderi Şeyh Ahmed Yasin'in şehadet yıldönümüne değinerek açıklamasını şu sözlerle bitirdi: "ABD'nin Irak'ı işgalinin 5. yıldönümü... Beş yılda canından olan bir milyon sivil insan... Bunun iki katı kadar da yurtlarını terk etmek zorunda kalan milyonlar... Demokratikleşme ve özgürlük yalanları ile masum insanları katleden ABD'nin işgalleri sona erene dek direniş ve mücadele de sürecektir. Yaşasın Irak Direnişimiz... Yaşasın Sakarya Üniversitesi Direnişimiz… Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz!"

"Tevhid, Adalet, Özgürlük" sloganının atıldığı eylemde platform mensuplarınca "Başörtüsüne Özgürlük, Hemen, Şimdi", "Yasak Sürüyor; (D)uyuyor musunuz?", "Hepimiz Başörtülüyüz" ve "Başörtüsü Kimliğimiz, Vazgeçmeyiz" yazılı dövizler ve "Başörtüsü İslam'ın Emri, Müslüman Kadının Kimliğidir", "Zulme Karşı Direniş, Herkes İçin Adalet" ve "Tevhid, Adalet, Özgürlük" yazılı pankartlar taşındı.

 

Basın Açıklamasının Tam Metni:

Laik azgınlık nerede duracak?

Bu haftaki açıklamamıza Sakarya Üniversitesinde uygulanmaya tekrar başlanan başörtüsü yasağına karşı onurlu bir direnişi başlatan ve sürdüren müslüman kardeşlerimize selam ederek ve onların direnişini desteklediğimizi bildirerek başlamak istiyoruz.

Dün  Ergenekon Operasyonu kapsamında  Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan SELÇUK Doğu PERİNÇEK ve İ.Ü.Eski Rektörü Kemal ALEMDAROĞLU 'nun  gözaltına alınmaları herkesin kafasını karıştırdı.Bir emekli Albay Veli KÜÇÜK Türk İntikam Tugayı kurucusu ve başkanı Semih Tufan GÜLALTAY adı Susurluk davasında da geçen Hadi ÖZCAN ve dün gözaltına alınan bir başyazar bir siyasi parti başkanı ve bir eski rektör.Dün göz altına alınanların ortak özelliklerinden birisinin İslam'a  müslümanlara ve başörtüsüne olan karşıtlıklarının oluşu da önemli ipuçları verse gerekir.

Geçen haftadan bu yana ülkenin gündemi Ak Partisine karşı açılan kapatma davasına odaklanmış durumda.Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak suçlamasıyla açılan dava hakkında televizyon ekranlarında konuşmayan , yorum yapmayan ,  görüşünü belirtmeyen hemen hemen kalmadı gibi.Davadan kısa bir süre önce AKP ye olan desteklerini sorgulama noktasına gelen liberallerden tutun da , geniş halk kesimleri ile birlikte siyasi partilerin çoğunluğu , sermaye dünyasının tamamı , sivil inisiyatifler ve dışarıdan , ABD ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri  ve Türkiye'nin kaotik durumundan etkilenecek diğer dış unsurlar bu davayı kınadıklarını açıkladılar.

Yapılan açıklamaların ekserisinde görülen vurgu , Ak Partisinin bunu hak etmediği , ülkeyi istikrarlı bir şekilde yönettiği ve eğer kapatıldığı takdirde ülkenin içine düşeceği olumsuz durum oluşturmakta.Konuyu tam algılayamayanların şaşkınlıktan sonra aldıkları tavır bu kadar da olmaz! noktasına varmış durumda.

Biz Sakarya Başörtüsü Platformu olarak , Ak Partisine açılan bu kapatma davasının ülkede zaten var olan yargı hegemonyasının varlığını pekiştireceğini , Türkiye'deki laiklik ve başörtüsü üzerinden devam ettirilen tartışma ortamının aslında ulusalcı oligarşik çevreler ile müslüman halk arasında olduğunu , vesayet rejiminin baskı ve yasaklarla sürdürmek istediği darbe ortamının iflas ettiğini , müslüman halkın da sahip olduğu hak ve talepleriyle inandığı değerlerle her yerde var olmaya çalıştığını ve bundan sonra da çalışacağını düşünüyoruz.Ancak geniş halk kesimlerini laiklikle seçkinci elit kesimlerle ve sistemin fetişleriyle barıştırmayı üzerine vazife edinmiş ve hükümette olduğu altı yıldan bu yana izlediği politikalarla AB süreci hariç hiçbir ciddi adım atamayan müdahaneci bir partinin ve bunun kadrolarının da üzerlerine vazife edindikleri bu görevin ne kadar da tehlikeli ve anlamsız bir iş olduğunu anlamaları gerektiğini vurgulamak istiyoruz.Ve bundan sonra da daha da sertleşecek bir karşılıklı atışmanın olacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.

Uzun yıllardır değişmeyen ve sistemin asıl sahipleri tarafından şekillendirilen baskıya zorbalığa ve yok saymaya tehdit etmeye ve ortadan kaldırmaya dönük politikaların bitmediği ve bitmeyeceği ortadadır.Yapılması gereken bu kirli yüzü deşifre etmek dürüst ve onurlu bir duruşla adalet ve özgürlük için mücadele etmektir.Bu ülkedeki seçkinci kesimlerin "biz yapamadık siz yapın", "biz yiyemedik alın siz yiyin" demeyecekleri çok açık bir şekilde ortadayken sistemin fetişlerine sığınarak onlardan medet umarak ve en önemlisi ne olduğu belli olamayan laiklik gibi çok kaygan bir zeminde laiklerden daha fazla laik olmak  için yırtınmak boşuna bir çaba olduğu gibi trajikomik durumlara da yol açacak bir tutarsızlıktır.Laiklerden daha fazla laik olabilmek için çabalarsanız asıl laikler tepenize binmeye çalıştığında beyaz çarşaflardan bahsetmeniz hiçbir anlam ifade etmez.Olması gereken daha önce de söylediğimiz gibi , tavizsiz , onurlu ve dürüst bir şekilde adalet ve özgürlüğe yapılacak yatırımlardır.

Sakarya Başörtüsü Platformu olarak  yapmış olduğumuz bu 132. basın açıklamamızda  ilköğretim okullarında her sabah çocuklara yaptırılan ant'ın yabancılar için kaldırılmasına değinmek istiyoruz.Diğer kavmi kimlikleri yok sayma ile sisteme ve onun kutsallarına benimsetmeye yönelik  ve  herkesi tektipleştirme hedefi  üzerine kurulu bu çocuklara ant ettirme olayı herkes için kalkmalı ve  yabancılara tanınan bu özgürlük tüm topluma tanınmalıdır.Bu hafta ayrıca ABD'nin Irak'ı işgalinin 5.yıldönümü.Beş yılda canında olan bir milyon sivil insan.Bunun iki katı kadar da yurtlarını terk etmek zorunda kalan milyonlar.Demokratikleşme ve özgürlük yalanları ile masum insanları katleden ABD'nin işgalleri sona erene dek direniş ve mücadele de sürecektir.

Yaşasın Irak Direnişimiz... Yaşasın Sakarya Üniversitesi Direnişimiz... Yaşasın Başörtüsü Direnişimiz!

SAKARYA BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU adına

SAPANCA BİLGİ EĞİTİM DAYANIŞMA DERNEĞİ (SABED)

Etkinlik-Eylem Haberleri

"Mevdudi için Müslümanların özgürlüğü ve İslam'ın hakimiyeti esas meseledir!”
Mescid-i Aksa’nın statüsünün değiştirilmesi: İslam dünyası için kritik bir dönüm noktası
Bilgi ve Erdem Vakfı ile Özgür-Der binlerce kurban vekaleti ulaştırdı
Bursa Özgür-Der'de "Nebevi Sünnet Kurban" semineri yapıldı
Gazze Mescid-i ve İmam Nevevi Medresesi ziyaret edildi