Sanal medya, maskeli balo gibi!

Abdurrahman Dilipak

İnternette dolaşıyorsanız aman dikkat. ABD’den İsrail’e herkesin bir internet haber portalı ya da mail grubu var. Türkçe. Sağcı-solcu, Alevi-Sünni, Ermenisi, Rumu, Kur’anist hareketi, şucusu, bucusu, her hareketin bir sürü çeşidi, anlayacağınız herkes var bu arenada.

Kimin kim olduğunu da bilmiyorsunuz. Maskeli balo gibi bir şey.

Komplo teorileri, enformasyon bombardımanı arasında gerçeği yakalamak pek de kolay değil.

Birilerinin, “Madem başedemiyoruz, ortalığı bulandıralım, bilgi bombardımanı yapalım, gerçeğe ulaşamasınlar, ulaştıkları gerçeğin ise gerçekliğinden kuşkuya düşsünler” gibi bir hesapları var galiba.

Sanal ortamda, tehditler, küfürler, ayaklanma çağrılar birbirini izliyor..

Biri yapınca hepsi birbirine özendi. Bu işi ne kadar sürdürecekler bilmem ama internet ortamı balta girmemiş orman gibi.

Bu arada öyle ilginç bilgiler, ipuçları da yakalıyorsunuz ki, bu tartışmaların ayrıntılarında.

Bir gün sel gidecek geriye kum kalacak ve biz oturup gerideki kumların arasında gizlenen gerçeklere ilişkin ipuçları yakalamaya devam edeceğiz.

Bir grup internet magandasını harekete geçirerek toplumu ayaklandıracaklarını sananlar sadece hayal görüyorlar. Kimse, sözün sahibini görüp tanımadan yalan yanlış her duyduğuna inanmaz. Biz bu yalan haberlerin nelere malolduğunu gördük ve çok acısını çektik..

Kimin ne sözü varsa buyursun söylesin, ama bizim o söze inanmamızı istiyorlarsa kim olduklarını bir görelim, kendilerini tanıyalım, bu bilgileri bugün hangi maksatla verdikleri bilelim.

Yoksa bileşkesi bir patlayıcıya dönüşen iki masum maddeyi, farklı kişilerle aynı adrese gönderenlerin niyetlerinden emin olamayız..

Bize bir fasık bir haber getirdiğinde araştırmadan inanmayacağımızı bilmeliler. Hele hele bu haberi gönderenin kim olduğunu bilmiyorsak durum daha da vahim. Haberin kaynağında MOSSAD ya da CIA’nın olmadığını nasıl bilebiliriz ki? Sureti haktan gözükerek pek ala bizi aldatmak istiyor olabilirler..

Birileri, kim olduğunu açıklamadan ve gerçek maksadını da söylemeden, bizi belli bir eyleme ya da düşünceye yönlendirmek istiyorsa dikkat edelim..

Onlara sormak gerek, bugüne kadar bu bilgileri niçin sakladınız..

Unutmayalım: “Ağuyu altın tas içre sunarlar, bal da onun suç ortağı..” olabilir..

Toplumu germek, zihinleri bulandırmak ve bulanık suda balık avlamak isteyen insanlar olabilir. Bu konuda hepimizin dikkatli olması gerek.

Öfkemiz aklımızı zail etmemeli..

Unutmayalım ki, birileri, birileri hakkında olumsuz bir şey söylüyor ve o şey de o kişide yoksa, o kişi hükmen o sözün muhatabı olur.. Yani kem söz sahibine aittir.. Ve zor oyunu bozar. Terör ve şiddet bazen geri tepebilir. Her zaman olduğu gibi bugün de birileri bizlerin kanları ve gözyaşları üzerinde kendilerine iktidar ve servet arıyor.

28 Şubat kafalılar, imtiyazlı pozisyonlarını kaybetmeye başladıkları ve kirli hesapları ortaya dökülmeye başladığı için tedirginlik içindeler. Unutmayın kurt sisli havayı sever. Birileri, ortalığı gererek karanlıkta izlerini kaybettirmek ve suçları için zaman aşımından istifade etmek istiyor.

Ortamı germek isteyenler, kayıt dışı siyaset ve kayıt dışı iktisat güçleridir.. Yani faili meçhullerin, hortumların arkasındaki, bugüne kadar Türkiye’yi Batıya pazarlayan derin güçlerdir.. Saddam tipli kişilerdir yani.. Bugün sureti haktan gözüktüklerine bakmayın, dün onlar daha beterini yapıyorlardı. Ancak Avrupalılar, kendi adlarına çalışan bu adamların halkı çok fazla soyup zayıf düşürdükleri, şimdi kendi menfaatlerini koruyamayacak duruma geldiklerinden bunlardan kurtulmak istiyorlar ve kurtuluyorlar da.. Bunlarınki kıskançlık..

Derinden gelen bu salvolara karşı herkesin dikkatli olması gerek..

Unutmayalım, bazen, cehennemin yolları iyi niyet taşları ile döşelidir. Birilerinin bazı konularda haklı kaygılar taşımaları, onların bu tür bir komployu meşrulaştırmak için gerekçe oluşturamayacağı çok açık bir gerçektir..

Medya’da ya da dedikodu kanallarındaki her habere inanmayalım.. Bazı şeylerin şuyuu vukuundan beter olabilir.. Dedikodu, iftira, yalan, aldatma kimseye yarar sağlamaz bu bumerang bir gün döner sahibini bulur ve onu yaralar.

Sanal medyadaki maskeli baloya inanmayın derim.

Selam ve dua ile.

YENİ AKİT