Naim, konuyla ilgili yaptığı açıklamada iki yıldır soykırıma maruz kalan Filistin halkının çektiği sıkıntılara rağmen hâlâ değerli ve değersiz arasında ayrım yaparak hedefini asıl düşmana yöneltme gücüne sahip olduğunu ifade etti.
Filistinli aşiretler ve gruplar Gazze Şeridi sakinlerini işgal rejimi ve ajanları tarafından desteklenen gösteri çağrılarına katılmamaları yönünde uyarmıştı.
Gazze Şeridi’ndeki direniş güvenliğinden bir kaynak dün yaptığı açıklamada, güvenlik birimlerinin, doğrudan iç cepheyi ve bölgedeki istikrarı hedef alan kışkırtıcı ve şüpheli çağrılardaki artışı tam bir teyakkuzla takip ettiğini bildirerek, Filistin saflarının birliğinin aşılması mümkün olmayan kırmızı bir çizgi teşkil ettiğini ve toplumsal barışı zedelemeye veya kaos çıkarmaya yönelik her türlü girişimin, İsrail işgaline ve onun halk tabanını dağıtmayı amaçlayan hedeflerine hizmet ettiğini ifade etti.
Millî ve İslami Güçler Takip Komitesi de soykırım savaşı sonucunda Gazze Şeridi’nde Filistin halkının yaşadığı süregelen trajedilerin tüm sorumluluğunu İsrail işgalinin taşıdığını vurgulayarak, bu gerçeğe ters düşen her tutumun, sahanın tanıklıklarına ve tarihin gerçeklerine aykırı olduğunu belirtti.
Komite, konuyla ilgili yayınladığı bildiride, vatandaşların çektiği acıların istismar edilmesine ve Filistin halkının geleceğini tehdit eden, kaosa yol açan, toplumsal güvenlik ve barışı tehlikeye atan ve iç cepheyi sarsan program ve projelerin hizmetine koşulmasına yönelik girişimleri reddettiğini kaydetti.