İstanbul Sefaköy’de ikamet eden 31 yaşındaki Yakup Celil, 24 Şubat sabahı evinden derdest edilerek Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) sevk edildi. Geride gözü yaşlı bir eş ve biri henüz 7 aylık iki bebek bırakan bu hukuksuz operasyon, "güvenlik" adı altında işlenen insanlık dramlarına bir yenisini ekledi.
Türkiye’de muhacirlere yönelik son dönemde artan baskı ve keyfi gözaltı furyası, Sefaköy’de yaşayan Yakup Celil’in ailesini vurdu. 24 Şubat 2026 Salı günü sabaha karşı saat 05.00 sularında, hiçbir somut gerekçe gösterilmeden evi basılan Celil, çocuklarının gözü önünde polis marifetiyle alıkonuldu.
Yakup Celil’in eşi, yaşadıkları dehşeti ve çaresizliği şu sözlerle dile getirdi:
"Biri 3 yaşında, diğeri henüz 7 aylık iki çocuğumla yapayalnız kaldım. Eşim 26 Şubat gece yarısı arayarak Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldüğünü ve sınır dışı edileceğini söyledi. Çocuklarımın babasız kalması, ailemizin parçalanması isteniyor."
Eşinin Haksöz-Haber’e yaptığı açıklamaya göre, Yakup Celil bir Tacikistan vatandaşı ile birlikte işleme tabi tutuluyor. Celil’in Çin’e (Doğu Türkistan) veya Tacikistan’a iade edilmesi, uluslararası hukukta açıkça yasaklanan "işkence ve ölüm riski olan yere iade" suçunun işlenmesi anlamına gelecektir. Zalim rejimlerin insafına terk edilmek istenen Yakup Celil için ailesi acil çağrıda bulunuyor.
Muhacirleri, eşlerinden ve süt emen bebeklerinden koparıp karanlık zindanlara veya işkenceci rejimlere teslim etmek ne hukukla ne de İslami kardeşlik ahlakıyla bağdaşır. Geri Gönderme Merkezleri birer "hukuksuzluk merkezi" haline gelmemelidir.
Buradan yetkililere ve vicdan sahibi kamuoyuna sesleniyoruz:
-Yakup Celil hangi gerekçeyle tutuluyor?
-İki küçük çocuğu babasız bırakmanın vebali kimin omuzlarındadır?
-Türkiye, mazlumu zalime teslim eden bir ülke konumuna mı düşürülmek isteniyor?
Kardeşlik, sadece sözde kalan bir edebiyat değil; zulme uğrayan kardeşinin elinden tutmaktır. Tüm sivil toplum kuruluşlarını ve hukukçuları, bu hukuksuz iade sürecini durdurmak için göreve davet ediyoruz.
Yakup Celil’in eşinin sitemize gönderdiği mektup:
Eşim Yakup Celil hakkında sizlere acil olarak sesleniyorum. Eşim 31 yaşındadır. Biz İstanbul Sefaköy’de oturuyoruz. 24 Şubat 2026 Salı günü sabah saat 05.00 sularında polisler evimize gelerek hiçbir gerekçe göstermeden eşimi alıp götürdüler. O günden beri iki çocuğumla yalnız kaldım. Çocuklarımdan biri 3 yaşında, diğeri ise 7 aylık bir bebek. Çok zor bir durumdayız.
Eşim 26 Şubat 2026 günü gece yarısı beni aradı. Polislerin kendisini geri gönderme merkezine götürdüğünü ve “geri göndereceğiz, ülkene göndereceğiz” dediklerini söyledi.
Eşimin bir Tacik kişiyle birlikte çağrıldığı yönünde bilgi aldık. Bu durum bizim için çok ağır ve endişe vericidir. Çocuklarımın babasız kalmaması için kardeşlerimizin acil yardımına ve desteğine ihtiyacımız var.
Kardeşlerim, eğer mümkünse bize hukuki destek, danışmanlık veya herhangi bir şekilde yardımcı olursanız çok minnettar olurum. Eşimin Çin’e ya da Tacikistan’a geri gönderilmemesi için acil destek bekliyoruz. Bu mesele ailemizin geleceğini doğrudan etkilemektedir.
Allah rızası için yardımınızı bekliyoruz. Şimdiden teşekkür ederim.