"Mevdudi için Müslümanların özgürlüğü ve İslam'ın hakimiyeti esas meseledir!”

Üsküdar Özgür-Der'de gerçekleşen programda Ebu'l Ala Mevdudi'nin mücadele örnekliği konuşuldu.

HAKSÖZ HABER

Üsküdar Özgür-Der'in seminerlerinde bu hafta Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya'nın sunumuyla Ebu'l Ala Mevdudi'nin mücadele örnekliği konuşuldu.

Mevdudi'nin hayatına dair biyografik çerçeveyi aktaran Kaya, Mevdudi'nin ayırt edici özelliklerinden birisinin milliyetçilik eleştirisi olduğunu zikretti.

"Hint Alt Kıtasındaki çok kültürlü ve çok dilli topluluklar içerisinde milliyetçilik fazlasıyla gündem olan bir konu. Bu bağlamda Mevdudi, İslam'ın özgünlüğünü ve her türlü milliyetçiliğin saptırıcı, yozlaştırıcı yapısına erken denilebilecek bir dönemde dikkati çekti.

Müslümanlar ve Hinduların tek ulus olduklarına yönelik siyasi ve entelektüel çalışmalar fazlasıyla güçlüyken Müslüman Birliği, Muhammed Ali Cinnah'ın önderliğinde Müslümanların ayrılığını savundu. Mevdudi ise Müslümanlar ve Hinduların tek bir millet olmadığını ancak çatışmanın da zorunlu olmadığını vurgularken ilerleyen süreçte Hindu milliyetçilerinin baskı ve saldırılarıyla Mevdudi'nin tutumu da farklılaşıyor."

Mevdudi ve hareketinin Pakistan'ın bağımsızlığı süreci ve sonrasındaki şahitliğine dikkati çeken Kaya, Mevdudi'nin ilmi çabalarıyla İslamcılığı derinden etkileyen bir isim olduğunu belirtti.

Rıdvan Kaya’nın konuşmasından öne çıkan hususlar özetle şöyle:

"Cemaat-i İslami, Tercüman'ül Kur'an Dergisi etrafında bir araya gelen 75 kişilik bir kadroyla kuruluyor. Mevdudi de hareketin en başından beri liderliğini üstleniyor. Pakistan'ın bağımsızlığı süreci Hindistan'da Müslüman varlığına yönelik tedhiş hareketlerinin bir sonucu olarak neredeyse zorunluluk şeklinde  gerçekleşiyor. Pakistan'ın bağımsızlığı sürecinde en tartışmalı konular arasında bugün hala varlığını koruyan Keşmir mücadelesi başlıyor. Hindistan, Pakistan ve Çin tarafından hak iddia edilen Keşmir, Hindistan tarafından işgal ediliyor. Bağımsızlık için BM çağrısıyla yapılması teklif edilen referandum Hindistan tarafından yıllardır engelleniyor. Keşmir şuan iki bölge. Azad Keşmir, Pakistan'ın kontrolündeyken Cammu Keşmir'in büyük bir kısmı hala Hindistan işgali altında. Burada Hindistan'a karşı gerçekleştirilen cihad İslami hareketler tarafından maddi, manevi desteklenen önemli tarihi kırılmalardan birisini oluşturuyor. Geçtiğimiz senelerde de Keşmir'de Pakistan ve Hindistan arasında çatışmalar yaşandı.

Pakistan İslami bir devlet olarak kuruluyor. Muhammed Esed gibi isimlerin içerisinde yer aldığı İslami heyetler Anayasanın inşasında etkili oluyorlar. Ancak Cinnah'ın ölümünden sonra Mevdudi, şeriat devleti kurma suçlamasıyla tutuklanıyor. Cemaate yönelik baskılar artırılıyor. Pakistan'da özgür seçimlerin önemini askeri darbelere karşı savunan Mevdudi, Hindistan tecrübesi ile Pakistan süreçlerinin arasındaki farklılıkları çok sık vurgulama ihtiyacı hissediyor. Bu konu iyi anlaşılmadan Mevdudi'nin mücadelesini anlamak çok mümkün gözükmüyor. Bu noktada şartların bağlayıcılığını göz ardı etmeyen ilke temelli bir hareket inşa edilmeye çalışıldığını söylemek mümkün. Pakistan'da siyasi anlamda dengesiz süreçler askeri darbelerle iyice içinden çıkılmaz hal alırken Mevdudi iktidar kadroları ve cuntacılara yönelik ağır eleştiriler getirip Keşmir konusunda ise Pakistan'ın konumunu destekliyor. Pakistan'ın içinden geçtiği olumsuz süreçler Bangladeş'in bağımsızlığını hızlandırıyor. Bu ayrılığı Hindistan destekliyor.

Cemaat-i İslami'nin entelektüel çevrelerde, üniversitelerde, basında oldukça etkiliyken halk tabanında kitleselleşmeyi beklenildiği oranda gerçekleştiremiyor. Tefhimul Kur'an, İslam coğrafyasında en çok okunan asri tefsirlerden birisidir. Mevdudi fikirleriyle Seyyid Kutub başta olmak üzere birçok İslami hareket önderini derinden etkiliyor. Mevdudi'nin modern dönemde yapılan saldırılara karşı İslam'ın nasıl anlaşılması gerektiğine dair kapsamlı ve bütünlüğe sahip bir teorik arka plan ve tüm noksanlıklarıyla pratik bir örneklik inşa etme çabası çok önemli bir çaba ve tecrübedir. İslam'ın hakim olduğu bir avuç toprak parçasını tüm Hindistan'a değişmem diyerek aslında kendisine yönelik tutarsız eleştirilere gereken cevabı da vermiştir. Şartlar ve zemini göz ardı eden değerlendirmeler sağlıklı okuma imkanını da ortadan kaldıracaktır!"

Program soru-cevap faslının ardından sona erdi.

Etkinlik-Eylem Haberleri

Mescid-i Aksa’nın statüsünün değiştirilmesi: İslam dünyası için kritik bir dönüm noktası
Bilgi ve Erdem Vakfı ile Özgür-Der binlerce kurban vekaleti ulaştırdı
Bursa Özgür-Der'de "Nebevi Sünnet Kurban" semineri yapıldı
Gazze Mescid-i ve İmam Nevevi Medresesi ziyaret edildi
“Edebiyatımız hayata karışmalı, hayatın içine girebilmeli ve gücü yettiğince müdahil olmalıdır”