Medeniyetin Yönetimi

Hakan Albayrak

Ebubekir Naci imzalı “Vahşetin Yönetimi” (İdaret-ut-Tevahhuş), Bağdadi Grubu’nun el kitabıymış.

Bu kitaba göre mücahitler (!) vahşetten kaçınmamalı, bilakis vahşetin dibini bulmalı.

Hedef: Ortalığı iyice karıştırarak devleti çaresizliğe sevk etmek ve milleti birbirine düşürmek, ortada düzen namına bir şey bırakmayıp orman kanununa yol açmak, sonra da o vahşet ortamından istifade ile ideal düzeni (!) kurmak.

Özetle ‘Vahşet iyidir, yeter ki doğru yönetilsin’ diyor Ebubekir Naci.

Bu ismi, isterse gerçekten İslam düşmanı emperyalistlere karşı mücadele ettiğini zanneden bir kişinin ismi olsun, neticede onların değirmenine su taşıdığı için CIA, MOSSAD, MI6 diye de okuyabiliriz.

***

Reina katliamı üzerine Twitter ve Facebook’ta ‘Hıristiyanların yılbaşını kutlayanlara oh olsun’ gibi mesajlar paylaşanlar bunu ya vahşetin yönetimi gereği yapan teröristlerin/ajanların ta kendileridir veya onların dümen suyunda giden vicdansız ahmaklar.

Reina katliamının faturasını AK Parti iktidarına, Diyanet İşleri Başkanlığı’na, “Sünniliğe” vs. kesmeye kalkışmak da vahşeti yönetmek veya vahşetin yönetimine alet olmaktır.

Yılbaşı gecesi Facebook’ta paylaştığı manyakça videoda Türkiye’ye hakaret eden B.Ş., o manyakça videoyu alabildiğine yayarak infial uyandırmayı marifet belleyen işgüzarlar ve B.Ş.’yi havalimanında evire çevire dövenler de vahşetin yönetimi hususunda üzerlerine düşeni yaptılar!

***

FETÖ’nün, PKK’nın da Ebubekir Naci’leri var.

Onlar da vahşetin yönetimini meslek edindiler ve onların oyununa gelenlerin de bini bir para.

Bir tarafta PKK terörünü öpüp başlarının üstüne koyanlar, FETÖ’nün alçaklıklarına yücelik atfedenler; öbür tarafta PKK’nın cinayetlerini Kürtlere mal edenler, sevmedikleri veya rakip gördükleri herkesin FETÖ’cü diye kodese tıkılmasını isteyenler…

Twitter ve Facebook’taki havaya bakılırsa, Ebubekir Naci’lerin öngördüğü orman kanununun gönüllüsü haddinden fazla.

Gazeteler ve televizyonlar sosyal medyalardan hallice, ama onların da daha mutedil bir Türkiye’ye hizmet ettiklerini söylemek zor.

Basın-yayın dünyasında kaba saba bir laf çakma yarışıdır gidiyor.

Siyasette de öyle.

Vahşetin yönetimini kolaylaştırmak için seferber olmuş gibiyiz.

***

Kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları, muhalefet partileri, ama hepsinden evvel hükümet ve devlet, havayı yumuşatmaya, milli meselelerde safları mümkün mertebe sıklaştırmaya matuf adımlar atmalı.

Buna mugayir adımlar atmaktan geri durulmalı, atılmış olan adımlardan da dönülmeli.

Herkese haddini bildirme merakı ters teperek hadlerin alabildiğine aşılması sonucunu doğuruyor.

Bazı gereksiz tutuklamalarla hükümet yahut devlet düşmanlığı kemikleştiriliyor (ve gerekli tutuklamaların gerekliliği de tartışılır hale getiriliyor).

“Terörist” damgası öyle alâkasız yerlerde öyle sık kullanılıyor ki, bazı kesimlerin nazarında bu damganın dehşet verici bir özelliği kalmıyor.

Böylece, hepimizi hedef alan terörist saldırılar karşısında yekvücut durma kabiliyetimiz azalıyor ve bazı kesimlerde müzminleşen muarızlıklar her terörist saldırıyı hükümete yahut devlete karşı kullanma eğilimini güçlendiriyor.

Dahası; şu veya bu terör örgütüyle aslında alâkası olmayan kimi iktidar muhalifleri, terör örgütlerine bel bağlayacak hale gelebiliyor.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan yahut AK Parti hükümeti ne kadar itidalli davranırsa davransın, temsil ettiği mefkûreye duydukları nefreti bastıramayıp siyasi iktidara her hâlükârda arsızca ve amansızca düşmanlık eden kimseler olacaktır; ama iktidarın itidali karşısında nefretini bastırma gereğini duyan, hatta nefretini gözden geçirip muhabbete çeviren kimseler de olacaktır.

Düşmanlıklar, bitirilmese bile, vahşetin yönetimine el vermeyecek kadar azaltılabilir ve yumuşatılabilir.

***

Millet ve devlet, şartlar ne olursa olsun sağduyusunu muhafaza etmek zorunda.

Etmezse, Ebubekir Naci’lerin oyununa gelmiş olur.

Şu günlerde “Mevcut şartlar…” diye başlayan cümleler genellikle vahşetin yönetimine uygun önermelerle bitiyor, dikkat!

Sağduyunun terörist meydan okumalara kurban edilmesi, çoğulculuktan ve hukuk devletinden vazgeçildiği intibaını uyandıracak tavırların sergilenmesi için yanıp tutuşan orman kanunu propagandistlerine pabuç bırakmayalım.

“Vahşetin Yönetimi”ni boşa çıkarmanın tek yolu, ‘Medeniyetin Yönetimi’nde ısrar etmektir.

Karar