Mavi Marmara’ya Saldırısından Utandım

İsrailli yazar Gideon Levy’den Vakit’e çarpıcı açıklamalar: İsrail’in Filistin’deki işgal ve şiddet politikasına yönelik eleştirileriyle bilinen Haaretz gazetesi yazarı Gideon Levy, İsrail’in Mavi Marmara gemisine yönelik saldırısından dolayı utanç duyduğ

Londra'da Vakit gazetesine konuşan Levy, Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in bugün artık nüfuzu kalmamasına rağmen Dışişleri Bakanı Lieberman'dan daha tehlikeli olduğunu belirterek, "Şimon Peres, bugünkü Yahudi yerleşim birimlerinin kurucu babası ve bu yüzden bir sorumluluk taşıyor. İllegal ve suç teşkil eden işgalin mimarı Peres. Bu yüzden Peres barış adamı olamaz. Barış konuşurken bile işgal yapıyor. Lieberman gibilerin en azından ne olduğunu biliyoruz. İkiyüzlülük yapmadan ne düşündüklerini açıkça söylüyorlar. Ama Peres'in barış demesi işgal demek" dedi.

Gideon Levy, İsrail'in Haaretz gazetesinin yazarı. Filistin topraklarında işgal ve etnik temizlik politikası sürdüren İsrail'e karşı sert muhalefetiyle tanınıyor. 2003 yılında bir İsrail askeri tarafından vurulmuş, ancak kurşun geçirmeyen yelek giydiği için yara almadan kurtulmuş. İsrail Hükümeti'ne karşı yaptığı eleştiriler nedeniyle her gün yüzlerce tehdit aldığını söylüyor Levy.

"Ama ben normal hayatıma devam ediyorum ve korkmuyorum. Zaten bu tehditleri ciddiye bile almıyorum" diyor Levy.

GAZZE'NİN CEZALANDIRILMASI KİTABI

Yazı yazdığı Haaretz gazetesi için yıllarca Gazze'de kaldı. Bu yüzden Gazze'deki günlerini unutamıyor ve 'Gazze'ye aşığım' diyor. Levy, gerek Gazze bombalandığında gerekse Mavi Marmara gemisine saldırıldığında, İsrail Hükümeti'ne karşı sesini çıkarabilen neredeyse tek İsrailli.

Geçtiğimiz iki hafta İngiltere'nin başkenti Londra, Manchester ve İskoçya'da Verso tarafından basılan kitabını imzaladı. Vakit gazetesi, Haaretz gazetesinde 2005-2009 yılları arasında Gazze ile ilgili yazılarını "Gazze'nin Cezalandırılması" başlığıyla kitaplaştıran Levy ile İsrail-Türkiye ilişkileri, Mavi Marmara saldırısı ve HAMAS'ı konuştu.

"İSRAİL, DÜNYAYI YİNE OYALAYACAK"

Levy, İsrail'in Mavi Marmara saldırısından sonra meydan okuyan tavrından dolayı dünyanın tepki gösterdiğini ancak bunun İsrail'in politikalarını değiştirmeyeceğini söylüyor: "Şimdi Filistin Yönetimi'yle müzakereler konuşuluyor. Dünya bir kez daha İsrail'in barış yapacağına inanıyor. İsrail bu müzakerelerle bir kez daha dünyayı kandırmış olacak ve Filistin'de yaşananları unutturacak. İsrailliler kendilerine 'nerede yanlış yapıyoruz?' diye sormuyorlar.

Onlara göre 7 milyarlık dünya haksız 5 milyonluk İsrail haklı. Bu yüzden kendilerini eleştiren herkesi anti-Semitik görüyorlar. ABD ve Batılı ülkeler İsrail'e destek verdiği sürece İsrail'in değişmesi zor."

"PERES, LIEBERMAN'DAN DAHA TEHLİKELİ"

Nobel Barış ödülü sahibi İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile geçmişte dört yıl birlikte çalışmış Levy. Ancak Peres'i 'Gazze'ye atom bombası atalım' diyen İsrail'in ırkçı Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'dan daha tehlikeli görüyor. "Şimon Peres, bugünkü Yahudi yerleşim birimlerinin kurucu babası ve bu yüzden bir sorumluluk taşıyor. İllegal ve suç teşkil eden işgalin mimarı Peres. Bu yüzden Peres barış adamı olamaz. Barış konuşurken bile işgal yapıyor.

Lieberman gibilerin en azından ne olduğunu biliyoruz. İki yüzlülük yapmadan ne düşündüklerini açıkça söylüyorlar. Peres'in barış demesi işgal demek. Ancak Peres'in artık eski nüfuzu yok."

"LIEBERMAN BİR GÜN ORTADAN KAYBOLACAK"

Levy, şahin söylemleriyle tanınan ırkçı Lieberman'ın aslında Hükümet'te bir ağırlığının olmadığını düşünüyor. "Lieberman Dışişleri Bakanı ama izole edilmiş. Gücü elinde bulunduranlar Netanyahu ve Barak. Lieberman'a karar alınırken bile danışılmıyor" diyen Levy, Lieberman'ı her şeyi güçle halledebileceğini düşünen diplomasiden anlamayan biri olarak tanımlıyor.

"Ona göre, herkes bombalanmalı. Lieberman barış ve diplomasiye inanmıyor. Uluslararası hukuka inanmıyor. Lieberman'ın Hükümet'teki rolü çok abartılıyor. Rus Yahudileri arasında büyük desteğe sahip. Irkçı ve faşist bir mantalite taşıyan Lieberman bir gün ortadan kaybolacak."

"HAMAS'LA OTURUP KONUŞULMALI"

HAMAS'a sıcak bakmamasına rağmen, İsrail ve dünyanın HAMAS'la oturup barışı müzakere etmesi gerektiğini düşünüyor İsrailli Levy. "Ben laik ve demokratik hareketleri tercih ediyorum. Dini organizasyonlar müzakere yapmıyorlar. Filistin yönetiminin Filistinlilerin yararına olacağını düşünüyorum ama buna ben karar veremem, Filistinliler karar verir. Filistinliler de 2006'da HAMAS'ı temsilci olarak seçti. Bu yüzden İsrail ve dünyanın HAMAS'ı boykot etmekten vazgeçmesi ve oturup konuşması gerekir. İsrail bir tek askeri, Gilad Şalit, için HAMAS'la müzakere ederken, iki halkın sorununu çözmek için müzakereden kaçınıyor. HAMAS'ı boykot etmek hiçbir şey kazandırmadı İsrail'e ve HAMAS bugün herzamankinden daha güçlü. HAMAS'ın içinde de diyalogdan yana rasyonel liderler bulunuyor."

"Levy'ye HAMAS'a "İran ve Suriye'den silah temin ediyor" suçlaması yapıldığını, ABD'den silah alan İsrail göz önünde bulundurulduğunda HAMAS'ın işgale karşı koymak için silah almasının hakkı olup olmadığını soruyoruz. "Dökme Kurşun operasyonunda gördük ki HAMAS'ın hiçbir şeyi yok. HAMAS'ın İran ve Suriye'den silah aldığı bir propaganda. Ben hiç İran silahı görmedim. Bir hükümet ya da organizasyon kendini korumak için silahlanma hakkına sahip. İsrail, bunun sadece kendi hakkı olduğunu düşünüyor. Nükleer silahlara sahip olmanın sadece kendi hakkı olduğunu düşünüyor. Tabii ki İsrail'in kendini koruma hakkı var, vatandaşlarını koruma hakkı var ama bunu güçle yapmamalı. Güç kullanmak en son seçenek olmalı."

İSRAİL'İ HAMAS'TAN DAHA İYİ GÖRÜYOR

Levy, İsrail'in işgal ve etnik politikası sürdürmesine rağmen yine de HAMAS'tan daha iyi olduğunu iddia ediyor. Bunun için de "En azından İsrail Yahudi olan vatandaşlarına özgürlük tanıyor" ifadelerini kullanıyor. "HAMAS ve İran, İsrail'i yok etmekten bahsediyor ama İsrail yok etmekten bahsetmiyor" diyen Levy'ye Lieberman'ın 'Gazze'ye atom bombası atalım' sözünü hatırlatıyoruz. "Evet ama 'bombalayalım' dedi, 'yok edelim' demedi" şeklinde bir cevap veriyor ve şöyle devam ediyor:

"HAMAS demokratik bir yolla başa gelmiş olabilir ama demokratik bir düzen istediğini düşünmüyorum. Gazze'de alkol yasağı konuluyorsa, muhaliflerine baskı yapıyorsa orada demokrasi yok."

"İSRAİL'DE IRKÇILIK VAR"

"İsrail HAMAS'tan daha demokratik ve ikisini karşılaştırmam" diyen Levy'ye, üç kez üst üste buldozerlerle yıkılan el Arakib köyünü soruyoruz: "Ben bu köye gittim ve oradaki durum içler acısıydı. İsrail'in bu köyü yıkmasının güvenlikle hiçbir ilgisi yok. Bir devlet kendi vatandaşlarının evlerini yıkmamalı, ev inşa etmeli. Maalesef İsrail'de bir ırkçılık var. İsrail, Bedevi köylerini yıkarak kendisine zarar veriyor. Çünkü bu insanları köşeye sıkıştırıyor. Oysa bu insanların şimdiye kadar İsrail'e karşı bir duruşları olmamıştır."

GEMİDEKİLER DİRENMEMELİ MİYDİ?

İsrail'in uluslararası sularda Mavi Marmara'ya saldırısını 'kabul edilemez' diye değerlendiren Levy, İsrail'in gemideki insanları terörist olarak adlandırdığını söylüyor. "O insanlar terörist değildi. Barışçıl ve çok başarılı bir misyon gerçekleştirildi. O saldırıdan sonra İsrail, Gazze üzerindeki ambargoyu kısmen kaldırdı. Ancak o insanlar boşuna öldü" diyen Levy, barış gönüllülerinin direniş göstermesi konusunda İsrail Hükümeti ile aynı düşünüyor: "Eğer o insanlar sopalarla İsrail askerlerine saldırmasaydı, pasif kalsalardı öldürülmezlerdi. Ama bu bile o insanların öldürülmelerini haklı kılmaz. İsrail'in hiçbir şekilde o gemiye saldırmaması gerekirdi. İsrail saldırdı ama daha fazla zarar gördü. Dünya daha fazla dikkat verdi Gazze'ye. Oysa serbest bıraksaydı gemiyi, İsrail bu kadar zarar görmeyecekti."

"Türkiye'den özür dilerdim"

Türkiye ve İsrail'in ilişkilerinin bir daha eskisi gibi olup olmayacağı konusunda da şöyle diyor Levy: "İlişkiler onarılabilir. Eğer ben İsrail'in başında olsaydım Türkiye'den özür dilerdim. İsrail 9 Türk vatandaşı sivili öldürdü ve bunun için özür dilemeliydi. Saldırıdan sonra gerilen ilişkiler nedeniyle güvenlik gerekçesiyle İsrailli turistler bu sene çok az sayıda Antalya'ya geldi. Oysa İsrailliler için Antalya alternatifi olmayan bir yer. Antalya'ya gelemeyince alternatif de bulamadılar. Bunun bir iki sene sonra aşılacağını ve İsraillilerin yeniden geleceğini düşünüyorum."

"TÜRKİYE'NİN ARABULUCULUĞU İSRAİL'İN MENFAATİNE"

İsrail'in Mavi Marmara saldırısından dolayı utanç duyduğunu ve kötü hissettiğini kaydeden Levy, Türkiye'nin hâlâ bölgede barış için önemli rol oynayabileceğine inanıyor. "İsrail akıllı davranıp Türkiye'nin arabuluculuğunu kabul etmeli. Suriye Türkiye'yi güvenilir bir arabulucu olarak görüyor ve İsrail bunu değerlendirmeli. Çünkü Suriye ile barış yapılması Filistinlilerle barış yapılması anlamına geliyor. Ben ABD'nin her şeye karar vermesinden rahatsızım. Bu yüzden Türkiye'nin bölgede oynayacağı rol çok daha önemli İsrail için. İki ülke arasında ille askeri işbirliği olmak zorunda değil, başka alanlarda da ilişkiler geliştirilebilir."

"TÜRKİYE'Yİ KAYBETMEK APTALLIKTIR"

Levy'ye Mavi Marmara saldırısından sonra İsrail'deki siyasi durumu sorarak başlıyoruz. "İsrail Mavi Marmara saldırısından bir şey öğrendi mi?" "İsrail hiçbir şey öğrenmedi maalesef bu saldırıdan. İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi, yeni bir yardım gemisi gelirse ne yapacakları sorusuna 'Bu kez keskin nişancıları kullanacağız' dedi. Yani tekrar sivilleri öldürecekler. İsrail, bu saldırıdan çok şey kaybetti. En önemlisi bölgede dost olduğu tek ülke Türkiye'yi kaybetti. Böyle bir müttefiki kaybetmek aptallıktır. Türkiye Ortadoğu barışı için önemli bir aracı olabilirdi. Ama İsrail bu fırsatı da tepti."

"İSRAİLLİLER ÇOCUKLARIYLA, BOMBALAMAYI İZLEDİ"

Levy, İsrail Gazze'yi bombaladığında Gazze'yi gören tepelerden İsraillilerin çocuklarını da alarak bombalama olayını seyrettiklerini söylüyor. "Birçok İsrailli Filistinlileri insan bile görmüyor. Bunun adı ırkçılık. Çocuklara bir halkın üzerine nasıl bomba yağdırılıyor onu öğretiyorlar. Ben de o tepeye gittim ve bu durumu görünce İsrailli olmaktan utandım" diyen Levy, İsrai'in ve medyasının Filistinlileri nasıl gördüğünü şöyle anlatıyor. "Gazze'ye saldırıldığı zaman iki İsrail köpeği öldürülmüştü. Medya günlerce bu iki köpeğin nasıl öldüğünü sahipleriyle konuşarak dramatik bir şekilde haberleştirdi. Oysa aynı dönemde onlarca Filistinli öldürülmüştü ve bu haber küçük bir şekilde iç sayfalarda verilmişti. Bu olay şunu gösteriyor ki, iki İsrail köpeği yüzlerce Filistinli'den daha değerli. İsrail toplumuna bu öğretiliyor."

"İSRAİL, ANCAK İSRAİLLİLERİ KANDIRABİLİYOR"

İsrail'in Mavi Marmara gemisine saldırısından sonra ortaya attığı iddiaları da 'yalan' diye tanımlıyor Levy. "İsrail, gemi saldırısıyla ilgili bir değil birçok yalan uydurdu. Ama İsrail propagandası ters tepiyor. Propagandayla ancak İsrail kamuoyunu kandırıyorlar. Ama dünya bu yalanlara inanmıyor. Kimse İsrail'e inanmıyor. Gemidekiler terörist denildi, silah taşıyor denildi ama bunların hepsi yalandı."

MEHMET NEDİM ASLAN / VAKİT

Mavi Marmara Haberleri

Mavi Marmara mağduru Osman Atalay 150 bin TL tazminat davası kazandı
'Mavi Marmara' gemisi icradan satıldı
Gülden Sönmez, Mavi Marmara ile ilgili yargı sürecini anlattı
Siyonist İsrail'in Mavi Marmara saldırısının üzerinden 11 yıl geçti
Bülent Yıldırım: Mavi Marmara bir dönüm noktasıydı