Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Türk Medeni Kanunu’ndaki "süresiz nafaka" uygulamasını iptal etmesinin ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın süresiz nafakanın kaldırılmasını "kadın düşmanlığı" olarak nitelendirmesi, partinin toplumsal konulardaki büyük çelişkisini ve samimiyetsizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Her fırsatta "toplumsal cinsiyet eşitliği" argümanının arkasına sığınan, geleneksel aile yapısını ve evlilik kurumunu gericilikle suçlayan DEM Parti, iş erkeğin haklarına ve adalete gelince tamamen çifte standartlı tutumunu sergiledi. Söylemde kadın ve erkeğin her alanda eşit olduğunu savunan Hatimoğulları, boşanma sonrasında erkeğin ömür boyu eski eşine maddi olarak bağlanmasını, yani bir erkeğin hayatı boyunca nafaka esaretine mahkum edilmesini savunmaktan geri durmadı.
Hatimoğulları, katıldığı konferansta sadece nafaka düzenlemesini hedef almakla kalmadı; aile yapısını korumayı amaçlayan yasal adımları eleştirirken LGBT savunuculuğuna da soyundu. Hükümetin aile kurumunu güçlendiren politikalarını eleştiren DEM Parti lideri, "LGBT’lilerin varlığını hedef alan düzenlemeler toplumsal eşitsizliği büyütüyor" diyerek aileyi ve toplumsal değerleri hedef alan yapılara açıkça arka çıktı.
DEM Parti'nin bu tutumu kamuoyunda ve sosyal medyada sert eleştirilerin hedefi oldu. Vatandaşlar DEM Parti’nin çelişkili siyasetine sözlerle tepki gösterdi:
"Bir yandan LGBT’yi savunup aileyi, evliliği kötüleyeceksiniz, diğer yandan 'kadın-erkek eşittir' diyeceksiniz. Ama sıra boşanmaya gelince erkeğin ömür boyu nafaka ödemesini isteyeceksiniz. Bu nasıl eşitlik?"