Kureyş Suresi üzerine bir tefsir denemesi

“Kur'an, bazı kelimelerin sözlük anlamının dışında özel (ıstılahî) anlamlar yüklenmesini sağlamıştır... İşte ‘ilâf’ kelimesi de bunlardan biri olmuştur.”

Kureyş Suresi üzerine küçük bir tefsir denemesi

AHMET KÖZ / HAKSÖZ HABER


Kur'an-ı Kerim'in 106. suresi Kureyş suresidir. Surenin ilk iki ayeti genelde şöyle tercüme edilir: "Kureyş'e kolaylaştırıldığı, evet, kış ve yaz seyahatleri onlara kolaylaştırıldığı için..." Bu ayetin meali hep böyle aklımda kalmış; hiçbir zaman bu kolaylık ve mahiyeti, yani orijinal hâli olan "ilâf" kelimesi üzerinde durmamıştım.

İslam âlimleri, Kureyş suresinin girişini anlayabilmek için ondan önce gelen surede zikredilen olaya ve Bakara suresinde geçen Hz. İbrahim'in duasına dikkat çekmişlerdir. Sure, Fil Olayı'nı anlatan sureden, yani Fil suresinden sonra gelir. Bu noktada iki sure arasında güçlü bir bağlantı vardır. Burada âlemlere Kâbe'nin ve Kâbe'nin sahibinin yanında ne kadar değerli olduğunun mesajı verilirken Kureyş'e de özel bir hatırlatmada bulunulur. Zira Fil Hadisesi, Kureyş için özel bir anlam ve önem taşıyan birçok gelişmeye sebebiyet vermiştir; bu da Kureyş'in gelecekteki o özel konumu ve oradan neşet edecek "Kutlu Nebi" için bir hazırlıktı.

Fil Vakası, Kureyş için bir dönüm noktasıdır. İşte tam burada surenin anahtar kelimesi ortaya çıkar: "İLÂF"

Genelde "alışkanlık, alıştırma, ünsiyet" gibi sözlük anlamlarıyla çeviri yapılır ve ayet tercüme edilir ancak bu kelimenin buradaki anlamı çok daha özel ve derindir. Kaynaklar, bunun zamanla oluşan sıradan bir alışkanlık anlamı taşımadığını belirtir. Arapların "tâlif" dedikleri kavramdan farklı bir bağlamı vardır. Yani alışma ve alıştırma anlamının dışında bir anlam söz konusudur.

Kur'an, bazı kelimelerin sözlük anlamının dışında özel (ıstılahî) anlamlar yüklenmesini sağlamıştır. Hikmet, şehit, birr, takva, ihsan, şehadet, cihat, mücahit ve basiret gibi sözcükler bunlara örnek olarak ilk aklıma gelenlerdir. İşte "ilâf" kelimesi de bunlardan biri olmuştur.

Bu "ilâf"; Fil Vakası'nın hemen ardından Rabbimiz tarafından Kureyş'e bir lütuf olarak birdenbire verilen bir güvenlik hâlidir; bir iç huzuru, çevre kabileler nezdinde bir itibar, kabul görme, hatta sevgi ve saygı durumudur. Böylece Kureyş'in statüsü değişmiş, herkesin saygı duyduğu ve çekindiği bir kabile hâline gelmiştir. Bu kabilenin fertlerine artık "Allah'ın korumasında olanlar" gözüyle bakılmaktadır.

Peki, neden Kureyş? Burada da iki sır gördüm:

1.Hz. İbrahim'in geçmişteki duası,

2.Hz. Peygamber'in bu vakitlerde, yani Fil Olayı devresinde dünyaya gelmesi.

Allahu Zülcelali vel İkram, insanlığın ilk beytini buraya nasip etmiş; bu beytin duvarları yükselirken Hz. İbrahim gibi ulu’l-azm bir peygamberin gönlüne şevk vermiş ve bu beldeye dua ettirmiştir. Bu duanın himmeti ve yapılan saldırıda Allah'ın fil ordusundan Beyt'ini korumasıyla; bu Beyt'e Hz. İbrahim zamanının şanını ve şerefini iade edecek olan Kutlu Peygamber'in, beldesinin ve halkının arasında yaşayacağı ömrün hakkı için Kureyş'e bu ilâfı yani şerefi, huzuru, itibarı ve güvenlik hâlini nasip etmiştir. Böylece ekonomik kazançlar da bu itibara maddi zenginlik katmıştır zira bu durum, hâliyle ekonomik refahı da beraberinde getirmiştir.

Surede geçen "rihle" (yolculuk) seyahatleri de bir ayrıcalıktır:

-Rihle-i sayf: Yazın serin olan kuzeye yapılırdı.

-Rihle-i şitâ: Kışın soğuk olan güneye yapılırdı.

Bu rihlelerle (yolculuklar ve sürekli hareket hâlindeki kervanlarla) kuzeyde Şam'a, güneyde ise Yemen'e gidilirdi. İşte ikinci ayetin anlamı da böylece beliriverir: "Onların kış ve yaz rihleleri (yolculuk ve ticaret kervanlarının güvenli gidiş gelişleri) bu ilâf sebebiyle vuku bulmuştur."

İşte Rabbimiz, bu ilâfın hakkı için Kureyş suresinde onlardan bu Beyt'in Rabbine kulluk etmelerini ve yine kendilerine nasip olan Kutlu Peygamber'i ilk önce onların desteklemesini emrediyor.

Yorum Analiz Haberleri

Pasif boykot yetmez aktif alternatif şart!
Askerî üstünlük siyasî sonuç üretmeye yetmedi
Dünya Kupası ve modern zamanların altın buzağısı
Lübnan yönetimi İsrail yerine direnişi mi hedef alıyor?
Müslüman toplumların sorumluluk ahlakından kaçışı ve mağduriyet psikolojisi