Kurban Seferi, Kardeşlik Seferberliği

KENAN ALPAY

Kurban Bayramı’nı tatil olarak değerlendirenlerin bir kısmı tatil beldelerine doğru adeta hücuma geçtiler. Çeşme ve Bodrum da tatilcilerin hücumuna uğrayan beldelerden ikisi oldu. Öyle ki her iki tatil beldesi de bayram tatilinden bir ay önce tamamen dolmuş. Hatta Çeşme ve Bodrum kendi doğal nüfusunun 25 katı, evet yirmi beş misli misafir ağırlıyor. Gözlemciler iki ilçede de adım atacak yer kalmadığını ifade ediyorlar. Tatil için bu ilçelerde yer bulamayanlar diğer tatil beldelerine yöneliyorlarmış.

Bu tablonun diğer tarafındaysa tatil için değil Allah için sefere çıkanlar, mazlum ve muhtaç kardeşleri için seferber olanlar var elbette. Hamdolsun ki “Kurban Yaşatır” diyerek uzak yakın demeden sefere çıkan güzel ve hayırlı insanlar var. Elhamdülillah ki “Paylaştığın Senindir” diyerek imkân sahibi kardeşlerini mazlum ve muhtaç kardeşleri için seferber eden müşfik ve cömert mü’minler var. Şükürler olsun ki yaşanan acıları azaltmak, özlenen sevinçleri çoğaltmak için “Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş” şiarıyla adalet ve merhamet ruhunu dünyanın dört bir tarafında tahkim etmek için seferber olan kardeşlerimiz var.

Ortada derin ama çok derin olduğu kadar acısı tarif edilemeyecek kadar korkunç bir de çelişki var. Bu çelişki Irak ve Filistin’den Afganistan ve Arakan’a değin İslam coğrafyasının pek çok noktasında yaşanıyor. Söz konusu korkunç çelişkiyi isterseniz size sadece İdlip’ten yaşananlar üzerinden kısaca aktarmaya çalışayım. Suriye’de bir tarafta Esed rejimi, İran ve Rusya’nın diğer tarafta Amerika ve PKK-PYD katliamlarına maruz kalan milyonlarca insanın son sığınağı mesabesindeki İdlip’te iyice sıkıştırılmış ve boğulmak üzere bir hayat yaşanıyor. İşin şakaya veya ihmale gelir bir yanı yok. Bu bölgedeki milyonlarca insanı büyük bir yıkım ve katliama maruz kalmaktan, kitleler halinde tehcir edilmekten muhafaza eden tek güvenceleri Türkiye’nin İdlip’in en uç noktalarına kurduğu askeri gözlem noktaları. Halep’te, Humus’ta, Doğu Guta’da veya Der’a’da yaşanan felaketlerin tekerrür etmemesi için Türkiye tarafından yapılması gereken çok riskli fakat büyük ve ertelenemez sorumluluklar var.

Bazı arkadaş ve dostlarımızın, kimi akrabalarımızın verdiği vekâletlerle Rabbimizin emrini yerine getirmek üzere Kurban Bayramı vesilesiyle Özgür-Der yönetim kurulundan birkaç arkadaşla birlikte İdlip bölgesine geldik. Bu sabah bayram namazımızı burada kılıp nasipse kurbanlarımızı burada kesip dağıtacağız. Dün Atme beldesinde Fetih-Der ve Özgür-Der tarafından projelendirilen ve inşası devam eden Sultan Abdulhamit Han Yetim Yaşam Merkezi’ni ziyaret ettik. Bu esnada Diyarbakır’da faaliyet gösteren Bilgi ve Erdem Vakfı’ndan kardeşlerimiz 2 bin yetim çocuğumuza bayram kıyafeti getirip teslim ederken yaşanan sevince şahit oldum. Yetim Yaşam Merkezi’nin bir parçası olan Musab bin Umeyr Camii’nde bayramlıklarına kavuşmak için sıra sıra heyecanla, sevinçle bekleyen çocuklarımızın gözlerindeki sevince, yüzlerindeki tebessüme ve şakırcasına konuşmalarına tanık olmak büyük bir mutluluktu. Yetim Yaşam Merkezi’nin hemen yanında ancak Türkiye’den bağışlanan unlarla çalıştırılan küçücük bir fırının ne kadar önemli bir misyon ifa ettiğini gözlemledik. Ancak Yetim Yaşam Merkezi’nin tam anlamıyla faaliyete geçebilmesi için yardımların bir süre daha devam etmesi gerekiyor.

İdlip bölge olarak Hatay’a en yakın bölge. Burada özellikle Atme Kampı diye anılan bölgede neredeyse boşluk olmacasına dağlar bayırlar çadırlarla dolmuş durumda. Hava çok sıcak ve her taraf toz duman, sıkışıklık içerisinde insanlar en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta ciddi zorluklar yaşıyorlar. Bu sıkışıklık tatil beldelerinde güneşlenip yüzecek plaj bulamayanların yaşadığı sıkışıklığa hiç ama hiç benzemiyor. Ancak tuhaf bir biçimde yüzecek plaj bulamayanların sıkıntısı kamuoyunun bir numaralı gündemi gibi takdim ediliyor. Neyse ki hayatını ve imkânlarını mazlum ve muhtaç kardeşleri için seferber eden insanlar var. Bu seferberlik ruhu Allah’ın rızasını kazanmaya aday çünkü kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe cennete giremeyeceğini iyice idrak etmiş mü’minlerden bahsediyoruz.

Bayramımız mübarek olsun, Rabbim İslam’a ve Müslümanlara yardım etsin!

Yeni Akit