Kur’an’da “Allah Tarafından, Sizin Bilmediğiniz Şeyleri Biliyorum.” İfadesi

MURAT KAYACAN

Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. (a’lemu minallâhi mâ lâ ta’lemûn)” ifadesi, iki Mekki surenin üç ayetinde yer almaktadır. Bu yazıda söz konusu ayetler, içlerinde bulundukları iki surenin iniş sırasına göre ele alınacaktır.

Peygamberler sadece kendilerine Müslüman değildir. Kendilerini vahiy doğrultusunda değiştirdikleri gibi diğer insanların da doğru yolda olmaları için çabalarlar; çünkü başkalarının da iyiliğe kavuşmalarını dert edinirler. Bunun bir örneği Hz. Nuh’tur:“Size Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.” (Araf, 7: 62). Hz. Nuh’un yaptığı, kendini övmek değil, bilgi kaynağını belirtmek, niyetini göstermek ve bir gerçeği ifade etmektir. Kişinin, gösteriş amacı taşımaksızın gerektiğinde kendisi hakkında olumlu şeyler söylemesinde bir sakınca yoktur. Doğru ve iyi niyetli çabalar içinde olan kimseler hakkında oluşturulan zanları bertaraf etmenin bir yolu da budur. Hz. Nuh, kavminden farklı olarak Allah’ın gücünü ve O’nun cezalandırmasının ne kadar şiddetli olduğunu bilmektedir. Keşke öğüt verdiği kavmi öğüt alsaydı da azaba uğramasaydı. Ne yazık ki pek azı inandı.

Hz. Yakub, kıskanç oğullarının tuzağı nedeniyle oğlu Yusuf’tan uzun süre ayrı kaldığı için hüzünlenmiş; ancak hüznünü gidermesi için Allah’a sığınmaktan başka bir yol seçmemiş ve derdiyle başkalarını meşgul etmek istememiştir: “Ben gam ve kederimi sadece Allah'a arzediyorum. Ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum, dedi.” (Yusuf, 12: 86). Ayetteki “gam” insanın çektiği sıkıntıdan dolayı anlatmak istediği, “keder” ise ona oranla daha az üzüntü veren derttir. Hz. Yakub, derdinin büyüğünü de küçüğünü de Allah’a açmayı tercih eder. Öncü kimselerin genel karakteri böyledir. Allah’a tevekkül edip sorunlarını kendileri çözmeye çalışırlar; fakat başkalarını sorunlarıyla başbaşa bırakmazlar ve onlara yardım etmek için çabalarlar. Hz. Yakub’un, oğullarına “bilmediğiniz şeyleri biliyorum” demesi, muhtemelen oğullarının babasının olmayacak bir kavuşma özlemiyle üzülüp durduğunu düşünmeleriyle ilişkiliydi. Hâlbuki Hz. Yakup, ayrı kaldığı oğluna olan hasretin bir gün son bulacağını biliyordu.

İki çocuğundan (özellikle Hz. Yusuf’tan) ayrı kalma acısına güzelce sabreden Hz. Yakup, ilahi ikrama mazhar oldu: “Müjdeci gelince gömleği onun yüzüne koyar koymaz (Yakub) görür hale geldi. Ben size, ‘Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum, demedim mi?’ dedi.” (Yusuf, 12: 96). Artık Hz Yakub’un oğlu Yusuf’a yakında kavuşacağı netleşti. Muhtemelen Hz. Yusuf’un gördüğü rüyadan dolayı Hz. Yakub, oğluna bir gün kavuşacağını biliyordu; fakat bu kavuşmanın ne kadar zaman sonra ve nasıl olacağı konusu ona bildirilmemişti.

Görüldüğü gibi “Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.” ifadesi Kur’an’da Hz. Nuh ve Hz. Yakub tarafından kullanılmaktadır. Hz. Nuh bu ifadeyi, kavmine; Hz. Yakub ise oğullarına söylemektedir.