MURAT KURT / HAKSÖZ HABER
"Kudüs bizim neyimiz olur?" sorusu, çoğu zaman aidiyetin, tarihin ve inancın merkezine doğru bir yürüyüştür. Ama bazı hakikatler düz bakışla değil, tersinden kavranır. O hâlde soruyu çevirelim: Kudüs hiç olmasaydı, bir Müslüman olarak biz neyden mahrum kalırdık?
*
İlk eksilecek olan hafıza olurdu. Ama bu, bir şehrin yokluğu değil; anlamın katman katman biriktiği bir merkezin silinmesidir. Kudüs, yalnızca tarihin geçtiği bir sahne değildir. Vahyin, mücadelenin, sabrın ve kırılmanın düğümlendiği bir yerdir. O düğüm çözülseydi, tarih düzleşirdi. Daha kolay anlatılan, ama daha az hissedilen bir hikâyeye dönüşürdü. Bir nehrin kolu kuruduğunda suyun azaldığını en çok aşağıda fark edersiniz. Kudüs de böyle bir koldur; yokluğu, en çok anlamın derinleşmesi gereken yerlerde hissedilirdi.