ENVER CAN / HAKSÖZ HABER
Uzaydan dünyamızı izleyen herhangi bir varlık olsa belki de “Işıl ışıl parlayan ve cazibeli görünen bu gezegende yaşayanlar ne kadar da şanslı!” diyecektir. Ama meselenin mahiyetini bilen bilir ki dünyadaki her olgu, yenilenen ve sonlanan bir nizam çerçevesinde bir varoluş ve yok oluş serüveni yaşamaktadır. Yani uzaydan görülen bu şatafatlı gezegende hiçbir şey baki değildir. "Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurdu ise işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi!" (Ankebût Suresi, 64). Mamafih ortalama insan ömrü elli, altmış senedir. Her an evinden çıkarılabilecek bir kiracı misali, tabiri caizse ayrıla yazdım (her an ayrılabilir hali) gerçekliğiyle burada yaşamaktayız. Yani başka bir deyişle dünya bir doldur boşalt, sınırlı ve sonlu bir sistem gibi işlemektedir. Bir asır önce kendi küçük dünyasında çizdiği devasa sınırlar içerisinde hükümranlık süren hiç kimse, şu anda hayatta değildir.