Fakat bu kez daha partizanca ifadeler söz konusu. Ortada ne gazetecilik kaldı, ne de basın ilkesi. Bugüne kadar kendileri gibi düşünmeyen gazetecileri yandaşlıkla suçlayanlar, bağlı oldukları medya organlarını CHP'nin propaganda aracı haline getirdi. Halkın, gazeteci olarak bildiği nice isimler, meğer partinin neferiymiş. Kılıçdaroğlu, CHP'nin iki haftada bir çıkardığı Halk Gazetesi'ni artık kapatabilir.
Deniz Baykal'ın medya ile kurduğu yakın ilişkiyi kimse inkâr edemez. Onun politikalarında bazı yayın organlarının etkisini bilmeyen yok. Öyle ki Baykal'ın grup toplantılarındaki konuşması, bazı gazetelerin haftalık özeti gibi olurdu. Ancak su testisi su yolunda kırılır misali, Baykal en kırıcı darbeleri buralardan yedi. İlginçtir, kendisine yapılan operasyonda 'medyanın dahli' olduğunu anlatabilmek için Taraf Gazetesi'ni seçmek zorunda kaldı.
Baykal, her platformda Ergenekon'un avukatlığını yapıyordu ama başkanlığına en güçlü itiraz da Meclis çalışmalarını Silivri'de yürüten Şahin Mengü'den geldi. Mengü, Kılıçdaroğlu yönetiminde PM üyesi oldu. Yeni yönetime giren gazetecilerin de ortak özelliği Ergenekon soruşturmasına karşı olmaları.
Darbe sabahında bazı gazetelerin yazı işlerinde çalışan kimileri, işe askerî üniformayla gelmiş. Gazeteci olarak bilinenler meğer askermiş. Aynı durum bugünlerde CHP'li gazeteciler için geçerli değil mi? Kılıçdaroğlu salona girerken masa üstüne çıkıp ayakta alkışlamaktan tutun da CHP liderinin söylediği her sözden sonra 'işte bu' diye sevinç çığlıkları atanlar oldu. Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olmasından sonra, gazeteciliğin yerini parti üyeliği aldı. Meslektaşlarına 'yandaş' diye hitap edenlerin maskeleri bir bir düştü. Bunlardan bir kısmı PM üyeliğiyle ödüllendirildi. Geçmişte CHP'li olan gazeteciler 'ya parti ya gazete' tercihi karşısında birini seçerlerdi. Artık bu tavır da çok eskide kaldı. Pişkinlikte o kadar ileri gidenler var ki, 'Hem parti hem gazete, ben yazmadan edemem' diyor. Pes doğrusu.
ALİ AKKUŞ / ZAMAN
Partizan Medya
Kılıçdaroğlu salona girdiği sırada alkış tutan medya manşetlerden de selam durdu. TV'ler yürümesini bile 'Son Dakika' olarak geçerken, gazeteler adeta başbakanı seçti.
Yıllardır yapılan "AK Parti yandaş medya oluşturdu" eleştirilerinin yerini, "CHP'ye destek veren medya kendi liderini seçti" tespiti aldı. Kaset komplosuyla birlikte bütün ilkelerini çiğneyerek Baykal'ı adeta siyaseten öldürenmedya, yeni lider Kılıçdaroğlu'nun peşini adaylığını açıkladığı andan itibaren bir an bile bırakmadı. Kılıçdaroğlu'nun salonda yürümesi bile televizyonlarda altyazı olarak geçti. Salona girerken Kılıçdaroğlu'nu alkışlayan medya, evine giderken konvoylar oluşturdu. Medya adeta, CHP'ye başkan değil kendi başbakanını seçti.
KÜSKÜNLERİ BİR ARAYA GETİREN BAŞKAN
HÜRRİYET: Büyük birleşme-kurultay, küskün, eski, yeni CHP'liyi bir araya getirdi.
VATAN: Halkçı Kemal dönemi- Kılıçdaroğlu, 'CHP'yi yeninden halkın partisi' yapmayı vaaddetti. Ecevit'in kasketi Kılıçdaroğlu'na geçti.
MİLLİYET: Hızlı başladı heyecan yarattı- Türk siyasetinde yeni dönemin başlama vuruşunu yaptı.
UZUN YÜRÜYÜŞÜ BAŞLATAN BAŞKAN
RADİKAL: Kılıçdaroğlu sol kavramlara vurgu yaptı- 'Başbakan Kemal' sloganları eşliğinde seçilen Kılıçdaroğlu, 'Uzun yürüyüşü başlattık. Değişim, devrimi sonuna kadar götüreceğiz' dedi.
CUMHURİYET: (İktidara Koşuyoruz) CHP'nin coşkulu kurultayında Kılıçdaroğlu oyların tamamını alarak 7. genel başkan oldu.
2. CHP DÖNEMİ - İŞLEM TAMAM BAŞKAN
HABERTURK: Coşkulu kurultay- Kılıçdaroğlu 1189 oyla CHP'nin yeni lideri oldu ve 'iktidara geliyoruz' dedi.
AKŞAM: 2. Cumhuriyet Halk Partisi- CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu ihtilali.
SABAH: İşlem tamam- Kurultayda oyların tamamını alarak genel başkanlığa seçildi ve CHP'de yeni bir dönem başladı.
'COŞKU MU DEDİNİZ?' İKTİDARA YÜRÜYORUZ
• Oktay Ekşi (Hürriyet): COŞKU mu dediniz? O fazlasıyla vardı. İnsanlar ilk defa güçlü bir muhalefet adresi bulmuş gibiydi.
• Ahmet Hakan(Hürriyet): Sanki 'Erdoğan'a nereden vurulur' dersi almış gibi.
• Aydın Ayaydın (Vatan): Gandi Kemal'in iktidar yürüyüşü...
• Mustafa Mutlu (Vatan): CHP'yi Türkiye'yi alır götürür! Yolu açık olsun!
• Can Ataklı (Vatan): Bu Kurultay kadar heyacan veren bir Kurultay yanılmıyorsam hiç olmadı.
• Melih Aşık (Milliyet): Nokta atışı yaptı.
• Aslı Aydıntaşbaş (Milliyet): CHP'de müfettişizm değil sosyalizm.
• Mehmet Tezkan (Milliyet): Coşku büyüktü CHP'liler düdüğü bekliyormuş.
Villa konusunda yanıltıcı cevap
Gazeteciler, "Havuzlu villalarda oturmayacağım" diyen yeni CHP genel başkanına İzmir Seferihisar Ürkmezdeki İpek Kum Yapı Kooperatifindeki hisselerini sordu. Kılıçdaroğlu'ndan "Böyle bir yerim mi varmış. Bilmiyorum" cevabı geldi. Kılıçdaroğlu, böylelikle genel başkan olduktan sonra ilk yanıltıcı beyanını da vermiş oldu. Söz konusu arazi Kılıçdaroğlu'nun mal beyanında da mevcut ve birinci derecede sit bölgesinde. Ruhsatsız olduğu için Kılıçdaroğlu'nun 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması da gündeme gelebilir. 6 ile 20 bin TL olarak gösterilen yazlıkların değerinin ise, 170 bin TL değerinde olduğu iddia edildi.
STAR