Keşmir mücadelesinin sembol ismi Asya Andrabi'ye müebbet hapis cezası

Keşmirli aktivist Asya Andrabi, bir Delhi mahkemesi tarafından "terör eylemi veya finansmanı kanıtlanamamasına rağmen" yaptığı konuşmalar gerekçe gösterilerek mahkûm edildi.

Hindistan’ın Keşmir işgalinin gölgesinde, bir Delhi mahkemesinin Asya Andrabi’yi Yasadışı Faaliyetleri Önleme Yasası (UAPA) kapsamında mahkûm etmesi, yargısal baskının küstah bir örneği olarak nitelendiriliyor. Dukhtaran-e-Millat’ın kurucusu ve Keşmir özgürlüğünün ömür boyu savunucusu olan Andrabi; herhangi bir şiddet eylemi nedeniyle değil, "Hindutva faşizmine" ve Hindistan'ın Keşmir üzerindeki emperyalist hakimiyetine karşı dindirmediği sesi nedeniyle hedef alındı.

Hukuki Absürtlük: Terör Yok, Ama "Komplo"dan Mahkûmiyet Var

Andrabi, sözde bir terör örgütüne "üye olmak" ve "komplo kurmak" suçlarından mahkûm edilirken; paradoksal olarak fiili terörizm veya terör finansmanı suçlamalarından beraat etti. Keşmir Merkezi'ne göre bu karar; işgal altındaki topraklarda adalet dağıtmak için değil, muhalefeti susturmak için inşa edilmiş bir sistemin absürtlüğünü gözler önüne seriyor.

Merkez, kararı kesin bir dille kınayarak; Andrabi’nin uluslararası hukuk, BM kararları ve Cenevre Sözleşmeleri uyarınca derhal serbest bırakılmasını talep etti. Mahkemenin, terör faaliyeti veya finansmanına dair kanıt olmadığını kabul etmesine rağmen; Andrabi'nin Keşmir’in özgürlüğünü savunan konuşmaları, röportajları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle mahkûm edilmesi, "ifade özgürlüğünün suç sayılması" olarak değerlendirildi.

Uluslararası Hukuk ve BM Kararları İhlal Ediliyor

Makalede, Hindistan yargısının BM Güvenlik Konseyi'nin Keşmir konusundaki bağlayıcı kararlarını görmezden geldiği vurgulanıyor. 47 (1948) ve 122 (1957) sayılı kararlar, Keşmir’in kaderini belirlemek için özgür ve tarafsız bir halk oylaması (plebisit) yapılmasını öngörüyor. Andrabi’nin "ayrılıkçılığı teşvik etmekle" suçlanmasının, aslında BM’nin kendi kaderini tayin hakkı direktiflerine karşı gelmek olduğu belirtiliyor.

Ayrıca, Andrabi’ye yönelik muamelenin Cenevre Sözleşmeleri’ni ihlal ettiği ifade ediliyor. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin 49. maddesi, bir işgalci gücün kendi nüfusunu işgal altındaki topraklara nakletmesini veya demografik yapıyı değiştirmesini yasaklamaktadır. Andrabi’nin bu "demografik mühendisliğe" karşı direnişinin uluslararası koruma altında olduğu savunuluyor.

Keşmir Kimliğine Karşı Savaş

Bu mahkûmiyetin, Modi rejiminin Keşmir kimliğini yok etmeye yönelik geniş kapsamlı savaşının bir parçası olduğu belirtiliyor. Andrabi ile birlikte Nahida Nasreen ve Fehmida Sofi gibi isimlerin de sekiz yıldır tutuklu olduğu; ayrıca Qasim Faktoo (33 yıl), Masarat Alam (30 yıl) ve Yasin Malik (müebbet) gibi bir nesil siyasi mahkûmun sistematik bir saldırı altında olduğu hatırlatılıyor.

Dünyaya Çağrı: "Sessiz Kalmayın"

Keşmir Merkezi, Andrabi’nin serbest bırakılmasının bir lütuf değil, uluslararası hukuk uyarınca bir zorunluluk olduğunu belirtti. Küresel güçlerin ekonomik çıkarlar nedeniyle sessiz kalmaması çağrısında bulunulan metinde; Keşmir askerden arındırılana ve halk oylaması yapılana kadar Hindistan’ın işgalinin dünyanın "ortak vicdanında" bir leke olarak kalacağı ifade edildi.

Hindistan Haberleri

İşgal rejimiyle Hindistan arasında 16 anlaşma imzalandı
Modi: İsrail'in acısını hissediyoruz, kederini paylaşıyoruz
Hindistan'da ambulans uçağın düşmesi sonucu 7 kişi öldü
Modi'den "yeni ittifak ekseni" peşindeki Netanyahu'ya destek
Hindu çeteleri Müslümanların evlerini ateşe verdi