'' Kamerun'da durmuştu zaman''

Cihan Aktaş, ‘Modernizm’in Evsizliği’ni coğrafyalar arası bir hakikat arayışı içinde ele alırken zihinlerde şu soruyu bırakır: Beklediğimiz huzur uzaklarda bir yerde ve gelecek bir zamanda mı, yoksa bekleyişin kendisi bir ‘tehir hastalığı’ mı?

Kıtalar arası bir hakikat arayışı

Cihan Aktaş, son romanı Kamerun’da Durmuştu Zaman (İz Yayıncılık, 2025) ile okurunu kıtalar arası bir yolculukta insanın iç dünyasındaki fay hatlarını izlemeye davet ediyor. Fırtınalı bir boşanmanın ardından "tebdil-i mekânda ferahlık" uman Yiğit’in İstanbul’dan Douala’ya uzanan serüveni, yazarın kaleminde insana, zamana, mekâna ve toplumsal kimliğe dair çok katmanlı bir kurguya dönüşüyor. Aktaş, bu kez erkek bir kahramanın gözünden dünyaya bakarken; yenilgi, göç, sömürgecilik, insan ve aidiyet kavramlarını harmanlayan entelektüel bir romanla karşımıza çıkıyor.

İçsel Hicret ve Kuzeyli Rahşan’ın Zihinsel Kuşatması

Roman, hayatı yolunda gitmeyen bir kahramanın iç sesiyle bizi karşılıyor. Üç yıldır devam eden işsizliğin ve bir yıl önce eşi Rahşan tarafından terk edilmişliğin yarattığı boşluk, kahramanı derin bir umutsuzluğa ve tükenmişliğe sürüklemiştir. Yiğit için Afrika, zihnini kapatacak bir düğmenin yokluğunda, her köşesinde Rahşan’ı bulduğu devasa bir bellektir. Baktığı her nesne, duyduğu her koku ve geçtiği her sokak, onu "bilmediği bir Yiğit" tanımıyla suçlayan eski eşinin imgesiyle doludur.

Yazının devamı için tıklayınız>>>

Yorum Analiz Haberleri

Karanlığa meydan okuyan secde kokulu evler!
Hürmüz’den Gazze’ye yeni bir düzen arayışı
BAE’nin OPEC'ten ayrılığı neyi değiştirir?
Suriye’de adalet, Türkiye’de körlük
Teknomedyatik dünyada müzmin yalnızlar neden çoğalıyor, boşanan çiftler neden artıyor?