Geçtiğimiz günlerde mecliste gündeme getirilen "Kadın hastaların mahremiyet kaygısı" meselesi halkın bu yöndeki beklentilerini tekrardan ortaya oydu. Yıllardır hastanelerin hemen hemen tüm alanlarında var olan bu ihtiyaç her ne kadar görmezden gelinse de özellikle İslami hassasiyet sahibi çevreler bu konuya çözüm bekliyordu.
Konu ile ilgili görüşlerini paylaşan Dr. Betül Üzer, toplumun büyük bir kesiminin rahatsızlık duyduğu meselenin gündeme getirilmesinin yerinde ve insani bir talep olduğunu, yetkililerin bu anlamda olumlu bazı adımlar atmaları gerektiğini söyledi.
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç tarafından 20 Şubat'ta mecliste gündeme getirilen "Kadın hastalıklarında bayan personelin görevlendirilmesi" hususuna toplumun farklı kesimlerinden destek gelmeye devam ediyor.
Konuya ilişkin İLKHA muhabirine konuşan Özgür-Der Yönetiminden Dr. Betül Üzer, söz konusu talebin fıtri ve insani bir talep olduğunu dile getirerek, "Burada insani bir haktan bahsediyoruz. Dini, fıtri bir haktan, kadının hakkından bahsediyoruz. Kadın, doğum yaparken veya kadın doğuma gittiğinde, mahrem bir muayene olacağı zaman, kadın doktor, kadın hemşire talep etmesi en doğal hakkıdır." dedi.
"Toplumda kadınların büyük çoğunluğu bu konuda hassas"
Üzer verdiği demeçte "Yıllardır meslek hayatı içerisindeyim ve hastalarım birçok konuda kadın hekim tercih ediyorlar. Özellikle kadın doğum söz konusu olduğunda mahremiyet devreye giriyor. Doğum sırasında kadınların salgıladığı hormonlar var. Bu hormonlar, rahmin kasılmasını ve bebeğin dünyaya gelmesini sağlıyor. Stres ile birlikte bu hormonlar azalıyor ve rahmin kasılması zorlaşıyor. Doğuma başlamış bir kadının bile stres ile birlikte bu hormonu azalıyor ve bu nedenle kadın sezaryene alınıyor. Yani tıbbi açıdan bakıldığında, kadının rahat bir ortamda olması gerekir." ifadelerini kullandı.
Kültürel ve dini açıdan bakıldığında, toplumda kadınların büyük bir çoğunluğunun bu konuda hassasiyet sahibi olduğununu da hatırlatan Üzer, "Çünkü bana gelen bayanlardan çoğu, 'İyi ki siz geldiniz, özel olarak anlatmam gereken konular vardı ve bunu erkek doktora anlatamazdım' diyorlar. Bunu kime sorsanız, hangi milletvekilinin hanımına, kızına sorsanız aynı tepkiyi alırsınız. Maalesef DEM Partinin saçma sapan açıklamalarını duyduk. Onun dışında, sol-laik kültür dışında buna karşı çıkacak kimsenin olduğuna inanmıyorum. Çünkü bu kadının insani bir hakkıdır." diye konuştu.
"Kadın doktor ve hemşire talep etmek en doğal haktır"
Gündeme getirilen meselenin gayet insani bir talep olduğunu ve yalnızca sol-laik kesimin buna karşı çıktığını aktaran Üzer, "Burada insani bir haktan bahsediyoruz. Dini, fıtri bir haktan, kadının hakkından bahsediyoruz. Kadın, doğum yaparken veya kadın doğuma gittiğinde, mahrem bir muayene olacağı zaman, kadın doktor, kadın hemşire talep etmesi en doğal hakkıdır. Ancak maalesef faşizan bir tutumla, güya kadının el üstünde tutulduğu, çok değerli olduğu şeklinde sözler söyleyenler, maalesef ki bu noktada kadının hakkına, talebine saygı göstermiyorlar. Faşizan bir tutumla bunun cinsiyetçilik olduğunu söyleyerek konuyu bambaşka bir yere çekiyorlar." şeklinde konuştu.
"Bu meselenin mecliste gündeme getirilmesi çok önemli"
Maddi durumu iyi olan kişilerin bu taleplerini özel hastanelerde karşılamaya çalıştıklarını ancak herkesin özel hastaneden hizmet almak gibi bir imkanının olmadığını vurgulayan Üzer, son olarak şu ifadeleri kullandı:
"Özel hastaneden hizmet alan hanımlar, doktorları zaten bayan olduğu için doğum sırasında da tüm personelin bayan olması talebinde bulunuyor. Rahat ve stressiz bir doğum geçirmek ve inancına göre tavır takınmak adına bu talebi yapıyor. Maddi imkânı olanlar bir şekilde işi bu yöntemle hallediyorlar. Ancak maalesef devlet hastanelerinde erkek personeller de olduğundan hastalarımız tam manasıyla rahatlatamıyoruz. Bu sıkıntının dile getirilmiş olması, gündeme taşınması çok önemli. Çünkü hastaların tamamı özel hastaneye gidemez. Bu anlamda bu çıkışı çok doğru buluyorum."