İstiklal Mahkemesi celladının savunucusu AK Parti’ye mi geçiyor?

Muhacirlere yönelik dışlayıcı politikaları ve Kemalist tek parti dönemin zalim figürlerine verdiği destekle gündeme gelen Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddialar, “Siyasette ilke mi pragmatizm mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

HAKSÖZ HABER

İstiklal Mahkemeleri’nin sembol isimlerinden Kel Ali’ye sahip çıkan ve Suriyeli muhacirlere yönelik sert ve ayrımcı söylemleriyle tepki çeken Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye katılacağı iddiası, siyasi olduğu kadar ahlaki bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

İddialara göre Köksal’ın, TBMM Grup Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rozet takılarak AK Parti’ye katılması bekleniyor.

Muhacirlere kapıyı kapatana, iktidar kapıyı açacak mı?

Seçim sürecinden itibaren Suriyeli mültecilere yönelik sert çıkışlarıyla gündeme gelen Burcu Köksal’ın, bugün hangi siyasi gerekçeyle “yeni bir adres” bulduğu merak konusu. Belediye başkanı seçildikten sonra Köksal,muhacirlere yönelik belediye hizmetlerinde ayrımcı uygulamalara yönelmiş; muhacirlerin evlilik ve temizlik hizmetlerine astronomik zamlar yapmış, onlara ait işyerlerini mühürlemiş ve sosyal medyada bununla övünen mesajlar atmıştı.

Özellikle Suriyeli muhacirlere yönelik kullandığı dilin toplumsal fay hatlarını derinleştirdiği, sosyal medya paylaşımlarının ise nefret söylemine kapı araladığı yönünde yoğun eleştirilerle gündeme gelmişti.

Cellât Kel Ali’ye park

Tepki çeken bir diğer başlık ise İstiklal Mahkemeleri’nin en sert isimlerinden biri olarak hafızalara kazınan Ali Çetinkaya’ya, nam-ı diğer “Kel Ali”ye yönelik yaklaşımı oldu. Köksal, binlerce insanın idamıyla anılan, başta İskilipli Atıf Hoca olmak üzere birçok ismin yargılandığı süreçlerin sembol isimlerinden biri olan Ali Çetinkaya’nın adını bir parka vermiş; bununla dakalmayıp bazı etkinlik ve anmalarla “İstiklal Mahkemeleri zihniyetinin meşrulaştırılması” çabası gütmüştü

Önce ahlak!

Bugün ortaya çıkan tablo ise daha büyük bir çelişkiyi gündeme taşıyor. Yıllardır muhafazakâr seçmene hitap eden, mazlum coğrafyalara ve muhacirlere sahip çıkmayı siyasi söylemin merkezine yerleştiren bir partinin; muhacir karşıtı çıkışlarıyla öne çıkan, İstiklal Mahkemeleri’nin karanlık mirasını sahiplenen ve üstelik hakkında çeşitli yolsuzluk iddiaları konuşulan bir isme kapı açması, kamu vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturuyor. Kaldı ki Köksal’ın bir rant ihtilafından dolayı CHP’lilerle ile ters düştüğü iddia edilmektedir.

Siyasi transferler siyasetin bir parçası olarak görülebilir. Ancak mesele yalnızca bir parti değişikliği değil; hangi isimlerin, hangi geçmişle ve hangi söylemlerle siyasette meşrulaştırıldığı meselesidir. Özellikle toplumun geniş kesimlerini inciten ayrımcı söylemler karşısında ilkesel bir duruş sergilenip sergilenmeyeceği, siyasetin samimiyet testlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Bir yanda muhacir karşıtı çıkışlar, diğer yanda İstiklal Mahkemeleri savunusu… Şimdi kamuoyu, bu geçmişe sahip bir isme iktidar rozetinin hangi gerekçeyle takılacağını sorguluyor: Muhacirlere yönelik dışlayıcı politikalarıyla hafızalara kazınan, İstiklal Mahkemeleri’nin sembol isimlerini sahiplenen bir siyasetçiye rozet takılması, hangi siyasi ve ahlaki zeminde savunulabilir?

Gündem Haberleri

Akın Gürlek'ten Özgür Özel'e: İftira siyasetinin tezahürüdür
Özgür Özel hakkında resen soruşturma
“Türkiye'nin olmadığı bir Avrupa mimarisi eksik kalacaktır”
Özkan Yalım: Kurultay öncesi Özgür Özel'e 1,2 milyon TL verdim
Van'da köpeklerin saldırısına uğrayan çocuk yaralandı