İsrail, İranı vuracak mı?

İhsan Dağı

Yıllardır sorulur bu soru. Şimdilerde yeniden gündemde. İsrail hükümeti açıkça Amerika'ya 'ya sen vur, ya da ben vuracağım' mesajı gönderip duruyor.

Amerikan yönetimi de bir yandan İran'a 'blöf yapmıyoruz, durdurun nükleer programı' diye meydan okuyor, öte yandan da İsrail'e 'önce şu seçimler bir geçsin' diyor. Bana kalırsa sıkışan İran değil Amerikan yönetimi. Sıkıştıran da İran'ı vurma tehditleriyle 'küresel bir siyasal mühendislik' örneği sergileyen İsrail.

Evet, İsrail İran'ı vurabilir. Bunu, İran'ın nükleer kapasitesine zarar vermek için değil sadece, Amerikan seçimlerini istediği gibi sonuçlandırmak üzere yapabilir. Neyi mi kastediyorum? İsrail, İran'ın nükleer tesislerine saldırarak bir taşla iki kuş vurmuş olacak. İran'ın nükleer kapasitesi onlarca yıl geriye götürülecek; son yıllarda bölgesel nüfuzu yükselen İran'ın prestiji yerle bir edilecek. Ama, bana kalırsa İsrail için en az bunun kadar önemli olan, Obama'nın Amerikan seçimlerini kazanmasını önlemek. Yani, İsrail İran'ı vurursa asıl Başkan Obama'yı vurmuş olacak.

İzah edelim; İran bölgede İsrail'in en önem verdiği 'düşman'. Nükleer silah sahibi olması İsrail'in varlığına tehdit olarak değerlendiriliyor. Üstelik İran bölgede güçleniyor. ABD'nin çekilmesiyle Irak'ta büyük bir nüfuz alanı buldu. Şimdilerde de Suriye'ye iyice yerleşmiş durumda. Arap Baharı bölgedeki ülkeleri sarsarken İran içeride rahat. Üstelik üzerinde etkisinin olduğu Şii nüfuz Körfez ülkelerinde Arap Baharı'nı İran'ın avantajına doğru estiriyorlar. Böyle bir tabloda İsrail'in İran'ı vurması İran'ın 'bölgesel güç' olma iddiasına vurulan ağır bir darbe demek. Yeniden canlanan İran tartışmasında bence asıl mesele Amerikan seçimleri, daha doğrusu İsrail'in nasıl bir başkan istediği. İstenilen kişi kesinlikle Obama değil; çünkü Obama hem Demokrat, hem siyahi ve hem de İslami kökleri var. Belki en önemli nedense Obama'nın ikinci dönem seçilecek olması. İsrail için 'ikinci dönem'e seçilen her başkan 'riskli'. Yeniden seçilmek uğruna lobilere ihtiyaç duymayan bir Amerikan başkanı Ortadoğu politikasında daha 'bağımsız' bir yol izleyerek İsrail'e baskı kurabilir. Bill Clinton'un ikinci dönemini hatırlayın...

Korkulan bu, özellikle de Obama'dan... Filistin devleti ve yerleşkelerin durdurulması konusunda Obama'nın verdiği, ama yerine getiremediği sözler var. Yeniden seçilen bir Obama Filistin meselesinde İsrail'e ağır baskılar kurabilir, barışa zorlayabilir. Obama'yı tarihe geçirecek başkan yapacak olan da Filistin sorununu çözmesi. Üstelik Arap Baharı sonrası 'yeni Ortadoğu'da Filistin meselesinde İsrail'e baskı yaparak sorunu çözen bir Amerika'nın eli çok rahatlayacak. İsrail'in 'önleyici saldırı'ları meşhurdur. Bu kez hedef, İran üzerinden Başkan Obama olabilir. Amerikan yönetimi muhtemelen bunun farkında.

İran'a yapılacak bir saldırının yaratacağı ilk sonuç, dünya petrol fiyatlarının yükselişi olacaktır. Ekonomik krizden çıkmaya çalışan dünyada ve özellikle de Amerika'da yükselen petrol fiyatları ekonomiye zarar verecektir. Amerikan seçmeni ekonomik göstergelere son derece duyarlı. Son dönemde hem Amerikan ekonomisi iyileşme sinyalleri veriyor hem de Obama'nın popülerliği yükseliyor. İsrail'in İran'ı vurarak tetikleyeceği bir petrol şoku Amerikan ekonomisini altüst ederek Obama'nın seçim şansını sıfırlar.

İsrail saldırısı Obama'yı siyaseten de bitirir; İsrail'in peşine takılmaktan başka bir seçeneği olamaz. Saldırı, Ortadoğu'yu en azından 'kontrollü bir savaş' ortamına taşıyacaktır. İran'ın uzun menzilli füze denemeleriyle kalmayacaktır böyle bir saldırının rövanşı; Suriye, Lübnan, Filistin, Irak ve hatta Körfez ülkeleri de karışacaktır. Amerikan askerlerini Ortadoğu'dan çekmeye çalışan ve önceliğini Amerikan ekonomisinin canlanması olarak belirleyen Obama böylece kucağında bir savaş bulur. Sert bir karşılık verirse katı Demokrat tabanın oylarını kaybeder, yumuşak kalırsa da Demokrat Yahudileri ve onların lobi güçlerini ve 'ortada' duran seçmeni.

İsrail, elinde pimi çekilmiş bombayla Obama'nın seçimini engelleyecek bir çılgınlık yapabilir.

ZAMAN