İşgalci İsrail, Gazze Şeridi'ne neyin girmesine izin veriyor?

Gazze’nin direnci devam ediyor, ancak dünya bunun merkezinde yatan insanlık dramını görmelidir.

Khaled Al-Qershali’nin Washington Report on Middle East Affair’de yayınlanan yazısını Barış HoyrazHaksöz Haber için tercüme etti.


İki yılı aşkın süren ciddi kıtlığın ardından, barış anlaşması kapsamında Ekim 2025’te Gazze Şeridi’ne sınırlı miktarda yardım ve temel ihtiyaç maddelerinin girişine nihayet izin verildi; bununla birlikte orantısız derecede büyük miktarda cep telefonu da ülkeye sokuldu.

Soykırımdan önce bile, özellikle ağrı kesiciler gibi temel ilaçlarda ciddi bir eksiklik vardı ve bu ilaçlar ihtiyaçları karşılayacak kadar yeterli miktarda bulunmuyordu.

28 yaşındaki Dr. Ahmed, Deyr El-Belah'daki bir mülteci kampındaki sağlık merkezinde doktor olarak çalışıyor. Aktif soykırım başlamadan önce bile, “Gazze'de birçok hastalığa yönelik ilaç yoktu ve sadece daha az etkili birkaç alternatif mevcuttu. Acil durumlarda birinci basamakta kullanılan bir antibiyotik olan Augmentin tamamen bulunmuyordu” dedi. İsrail, ilaçların ticari sektöre girmesine izin vermediğinden, insanlar sadece kurumlara güvenebiliyordu. Dr. Ahmed, “Kurumları düşük kaliteli temel ilaçları seçmeye zorlayarak, İsrail işgali tıp alanında bir krize sebep olmuştur” dedi.

Kıtlık ilaçlarla sınırlı kalmadı. Piyasada çeşitli gıda türleri mevcuttu, ancak yetersizdi.

Dr. Ahmed, “Birçok insan uzun vadede sağlığa zararlı olan konserve gıdalara bağımlı hale geldi” dedi. Meyve, yumurta, balık, tavuk ve etin büyük miktarlarda girişine izin verilmiyordu. İnsanların bu ürünler için kavga etmesini önlemek amacıyla, tüccarlar bu ürünleri her mahallede tek bir dükkânda satıyordu.

Ancak bu kıtlıklara rağmen, cep telefonlarının Gazze’ye önemli miktarlarda girişine izin veriliyordu.

İlaç sıkıntısı

20 yaşındaki Ahmed Abd Al-Dayem, soykırım nedeniyle iki yıldır eğitimine devam edemiyor. Washington Report’a verdiği demeçte, Gazze Şeridi’ne ilaç girişine izin verildiğinden haberi olmadığını söyledi.

Diyabet ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıkları olan büyükannesi, bazı ilaçları almadan yaşamak zorunda kaldı. “Bu ilaçları hastanelerde bulamadığımızda eczanelerde aradık, ama bulamadık.” Nadiren bulabildiği durumlarda ise “fiyatlar hayal edilemeyecek kadar yüksekti.”

Bir kişi hastalandığında ve yurtdışında tedavi olmak zorunda kaldığında, akrabaları ona eşlik edebilirdi.

“İsrail işgali, Gazze halkının Gazze’de tedavi olmasını asla istemedi,” diye devam etti Abd Al-Dayem. “Tedavi ihtiyacını, Filistinlileri topraklarından zorla çıkarmak için dolaylı bir yol olarak kullandı.”

3 Aralık 2025’te Abd El-Dayem pazara gittiğinde yumurta satan bir dükkân gördü. “Yaklaşık 100 ila 150 erkek, 20 dolara bir karton yumurta almak için sırada bekliyordu.”

Ayrıca, cep telefonlarının Gazze’ye çok miktarda girdiğini ve soykırım öncesindeki fiyatların iki katına satıldığını fark etti. “Herkes yeni bir cihaz alabilecek durumda değildi, çünkü birçok aile ancak kıt kanaat geçinebiliyordu.”

İsrail, Gazzelilerin yaşadıkları koşulları dünyaya duyurmasını açıkça istemiyorken neden akıllı telefonların girişine izin verdi? Abd Al-Dayem, “İsrail işgali, mesajımızın ve acılarımızın dünyaya ulaşmasını istemediği için bu cihazların başka amaçlarla girişine izin vermiş olabilir” sonucuna vardı.

Cep telefonları akını

26 yaşındaki Ahmed Abu Watfa, soykırımdan önce bir cep telefonu şirketinin sahibiydi. Ekim 2025'te Miza Mobile adlı mağazasını yeniden açtı ve Batı Şeria'dan bazı telefonlar ithal etti. Abu Watfa, “Telefon pazarı canlıydı ve farklı nesillerden yüzlerce telefon üretilmişti, bu yüzden yeni cep telefonları ithal ettim,” dedi.

Cep telefonlarının Gazze’ye girişine izin verilmesinin nedeni açıklanmadı. “Sınırlar her an açılıp kapanıyor,” diye ekledi Abu Watfa. Soykırımdan önce bu cep telefonları Gazze’ye düzenli olarak giriyordu ve her tüccar bu cihazları ithal edebiliyordu. “Telefonlar geldiğinde, ilaçların girişi hâlâ engellenirken bu cihazların nasıl kolayca girdiğine dair haberler medyayı dolduruyordu,” dedi Ebu Watfa.

İlk ateşkes sırasında İsrailliler cep telefonlarının Gazze Şeridi’ne girişini engelledi, ancak Ekim 2025’ten itibaren bir sevkiyata izin verdiler. Birçok aile soykırım sırasında telefonlarını kaybetmişti ve öğrencilerin derslerine ve eğitimlerine devam edebilmek için telefonlara ihtiyaç duyması nedeniyle bu alandaki talep artmıştı. Ebu Watfa, “İnsanların yeni telefonlar alması gerektiğinden, bu durum tüccarlar için bu cihazları ithal etme fırsatı oldu” dedi.

İsrail, Gazze'ye lüks ürünlerin girişine izin veriyor

Eylül 2024'te Lübnan'da binlerce çağrı cihazı ve telsiz patladı; en az bir düzine kişi öldü ve 3.000'den fazla kişi yaralandı; yaralıların çoğu eller ve gözler dâhil olmak üzere vücut parçalarını kaybetti. Çağrı cihazları, sağlık çalışanları ve Hizbullah kadroları tarafından taşınıyordu. ABC News Australia, cihazların kurcalanmış olduğunu ve İsrail'in bunları uzaktan patlattığını bildirdi.

Son zamanlarda ithal edilen akıllı telefonların kullanım sırasında patladığına dair haberlerin ardından Gazze'de endişeler ortaya çıktı. 27 Kasım 2025'te OnePath Network, Instagram'da, Samsung Galaxy A ve M serisi modeller de dâhil olmak üzere cihazların olağandışı bir akınıyla eş zamanlı olarak, yeni izin verilen cep telefonlarının ellerinde patlaması sonucu en az iki Filistinlinin yaralandığını bildirdi. Yerel haberlere göre, ilk olay El-Şati mülteci kampından bir kadını ilgilendirirken, ikinci patlama birkaç gün sonra bildirildi. Bu olayların resmi olarak soruşturulduğuna dair bir haber bulunmamaktadır.

Abd El-Dayem, İsrail’in bu cihazların şehre girmesine izin vermesinin iki nedeni olabileceğini öne sürdü: “Ya bizi gözetlemek için ya da biz bunları taşırken patlatmak için. Bu cihazların girişine izin vererek, İsrail işgal güçleri söylediklerimizin hepsini dinleyebilir ya da Lübnan’da yaptıkları gibi cihazı patlatabilirler.”

O, İsrail’in 2023 Ekim’inden önce bile Gazze’deki elektronik cihazları izlediğini belirtti.

Kasım 2023'te İsrail işgal güçleri, Abd El-Dayem'in akrabalarından birini arayarak güneye tahliye olmasını söyledi. Abd El-Dayem, Washington Report'a verdiği demeçte, “Akrabam tahliye için parası olmadığını söylediğinde, İsrail işgal güçleri ona serbest meslek sahibi olarak çalıştığını ve tahliye masraflarını karşılayabileceğini söyledi” dedi.

Dr. Ahmed, “İsrail işgal güçlerinin bu cihazların patlamasına ve daha fazla sivilin ölümüne izin vermiş olması muhtemel, ancak çoğu insanın yeni elektronik cihazlara ihtiyacı olduğu için pek çok kişi bunu görmezden geldi” dedi.

Ebu Watfa, “Gazze’de satılan elektronik cihazlar, Batı Şeria ve Filistin iç kesimlerindeki resmi telefon mağazalarından ve şirketlerden ithal ediliyordu, bu yüzden girişlerinin arkasında net bir neden yoktu” dedi. “İsrail işgal güçleri, bu yeni cihazları bize ihraç etmeye gerek kalmadan bizi öldürüyordu.”

Gazze sakinleri, İsrail tarafından dayatılan acımasız gerçekle başa çıkmak zorunda kalıyor: Temel ihtiyaçlar ve hayat kurtaran ilaçlar hâlâ kıt, ancak kimsenin karşılayamayacağı cep telefonları ve lüks ürünler – akıllı telefonlar, ithal çikolatalar ve şekerlemeler, alkolsüz içecekler, atıştırmalıklar ve elektrikli bisikletler – piyasada mevcut. Malların girişi, koşulların iyileştiği izlenimini veriyor; tüccarlar bu malları ‘işgal’ izin verdiği için ithal ediyorlar ve kâr elde etmek için bunları satın alabilecek azınlığa satmak zorundalar.

Aslında, çoğu sakinin günlük hayatı son derece zor olmaya devam ediyor. (Ve ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşının başlamasından bu yana, Gazze'ye ithal edilen akıllı telefonların sayısı önemli ölçüde azaldı.) Sıradan aileler için mücadele günlük, amansız ve kaçınılmazdır. Bazı rahatlıklar göze çarpsa da işgalin gerçek bedeli —korku, açlık, kayıp— gizlenemez. Gazze’nin direnci devam ediyor, ancak dünya bunun merkezinde yatan insanlık dramını görmelidir.

*Khaled Al-Qershali, Gazze İslam Üniversitesi’nde edebiyat ve İngilizce okuyor. Yazının işgale direnmek için bir araç olarak kullanılabileceğine inanıyor. Aralık 2023’te İsrail tarafından suikasta kurban giden Dr. Refaat Alareer’in öğrencisiydi. Genç Filistinli yazarların sesini duyurmayı amaçlayan “We Are Not Numbers” projesinde eğitim görüyor.

Filistin Haberleri

BM: Gazze'de ilaç kıtlığı ve fareler sebebiyle cilt enfeksiyonları artıyor
Gazze'yi silahsızlandırma tuzağı
İşgalci bir İsrailli, Batı Şeria'da okula baskın düzenledi
Gazze'de İsrail'in saldırıları sürüyor, yardımlar yetersiz
“Ateşkesin” üzerinden aylar geçmesine rağmen Gazze’de hâlâ siyonist terör hüküm sürüyor