İran'ın Haş'ı Ne İstiyor?

Ahmet Ay

Devletler alışılmışın dışında yöntemlerle, yani kurdukları legal ve illegal örgütler, eğittikleri terör örgütleri üzerinden birbirleriyle hesaplaştıkları bir dönemdeyiz. Yeni dünya düzeni de böyle kurulacakmış.

Bu yöntemi en iyi kullanan devletlerden olan İran bölgede güç gösterisinde bulunurken kurduğu, eğittiği ve piyasaya sürüp saldırganlaştırdığı Haşdi Şabi üzerinden işini görmekte.

Musul operasyonundan çok önceden beri Haşdi Şabi Irak ve Suriye'de katliamlar gerçekleştiriyor, Sünnilerden arındırılmış bir coğrafya için zulmediyordu. Irak merkezi Şii hükümetinin desteğini alan Haşdi, özellikle Şia karşıtı grupları hedef almaya devam ediyor.

ABD'nin terör örgütleriyle işbirliği sevdası yüzünden bölge terör örgütlerinin inisiyatifine bırakılıyor. Musul'u DAEŞ'ten temizleme gerekçesiyle Irak ordusu, Peşmerge güçleri ve İran destekli Haşdi Şabi örgütü ABD'nin isteği ve onayıyla birlikte DAEŞ'e karşı operasyon imkânı buldu.

Türkiye öteden beri Suriye'de YPG, Irak'ta Haşdi Şabi'nin meşrulaştırılmasına karşı olduğunu anlattı. Bunun yanında ABD ve İran Türkiye'nin bu sesini duymazdan geldi. Bunun sonucu arzu edilmeyecek boyutlara mı varacak bilmiyoruz, lakin Şii güçlerin yaptıklarına bakıldığında bölgenin çok zor süreçten geçeceğini görmek zor değil.

Bakınız,

Rûdaw'ın Peşmerge Güçleri Bakanlığı Basın Sorumlusu Helgurt Hikmet'e dayanarak verdiği haberde, Haşdi Şabi güçlerine bağlı bir grubun Şengal'in doğusunda Peşmerge Güçleri'nin bulunduğu mevzilere toplarla saldırmış. Bu Haşdi'nin ilk saldırısı değil, bundan bir süre önce bölgede bulunan Sünni sivillere defalarca işkence yaptıkları görüldü.

İran ve onun Haşdi'si kendilerine alan açmak için bölgede insanlık dışı uygulamalara imza atmaktan çekinmiyor. Bunlar kendilerini Şii Hilali dedikleri mıntıkanın Sünni unsurlardan temizlenmesi gerektiğine inandırmışlar. Bunun için de öldür-korkut-sindir-boşalt-işgal et yöntemini kullanıyorlar.

Bölgede yaşayan Barzani'ye yakın isimlerle görüştüm. Konunun evveliyatı ile ilgili çarpıcı bilgiler verdiler. Bölgede bulunan KDP yanlısı Dilbirîn Helim, “Bundan yaklaşık 2 hafta önce Musul ve çıvarındaki bölgelerde Peşmerge'nin de Haşdi Şabi'nin de kontrol ettiği alanlar ayrı olduğu halde Haş güçleri kasıtlı olarak Peşmerge'ye ait bölgede sorun çıkardılar. DAEŞ'e karşı mücadeleyi sekteye uğratmamak ve sorunun büyümemesi için azami gayret gösterdik. Şimdi de top ve silahlarla saldırı düzenlediler” diyor. Bunu provokasyona yorumlayan Helim, önlem alınmaz ise Haşdilerin kendilerine alan açmak için daha büyük huzursuzluk çıkarabileceğini ifade etti.

Haşdi Şabi'nin kendi başına -hem de DAEŞ ile mücadele edilirken- sorun çıkaramayacağını biliyoruz. O zaman İran bu işin neresinde olduğunu netleştirmelidir. Suriye barışına katkı sağlayan cephede olup Irak'ta fitneye başvurmak komşulukla da sürecin ruhuyla da bağdaşmaz.

Peşmerge'nin Haşdi ile karşı karşıya gelmesi, bölgede yeni dengesizliklerin baş göstermesi demek. Biliyoruz, kaç zamandır İran Mesut Barzani'den kurtulmak istiyor. Irak Bölgesel yönetimindeki siyasi uzantıları, para ile elde ettiği gurupları Sayın Barzani'ye karşı mobilize etmeye çalışıyor İran. Bunun en önemli sebebi de Mesut Barzani'nin Türkiye ile yakınlaşmasıdır. Bu yakınlaşmadan rahatsız olan İran o günden beri Barzani yönetimini köşeye sıkıştırmak için entrika üstüne entrikaya başvuruyor. Son entrikası da Haş ile Peşmerge kuvvetlerini karşı karşıya getirmek oldu.

İran'ın bu tehlikeli oyundan beklentisini tahmin edebiliyoruz, lakin senaryoyu yazanlar başkaları olunca seti kuranların dediği olur, biline...

Milat