‘İlkelin de en ilkelliği' olan bu ‘ilkellik'ten kurtulmanın yolu yok mudur?

Selahaddin E. Çakırgil, resmî ağlama törenleri ve putlaştırma uygulamalarının çocukları, tarihi ve toplumsal sağlığı tahrip ettiğini belirterek bu ilkel yöntemlerden acilen vazgeçilmesi gerektiğini vurguluyor.

Selahattin Eş Çakırgil/Star

‘İlkelin de en ilkelliği' olan bu ‘ilkellik'ten kurtulmanın yolu yok mudur?

Bir 'resmî ağlama günü', - daha doğrusu- 'günü değil, günleri' daha geride kaldı.. 'Günleri..' diyorum, çünkü o 'Ağlama Günü'nün karşılanması için 2-3 gün öncesinden beri gerekli hazırlıklar yapılmıştı ve o günlerin geçişinden sonra da..

Özellikle de gözleri yaşlı küçücük yavruların, ekranlarda, altın yaldızlı büstler öptürülerek 'atamız' diye ağlatıldığı sahnelerin toplumun bütün kesimlerine yansıtılması ilkelliği..

(Halbuki, 'talim-terbiye' konularında geçmişi olan Kamil Yeşil kardeşimin gönderdiği yazıda, 1980'li yıllarda, söz konusu günün bir 'mâtem' havasında değil, bir 'anma' çerçevesi içinde olması gerektiğine dair kısa süreli de olsa uygulamalardan söz ediliyordu.)

Yazının devamı için tıklayınız>>>>

Yorum Analiz Haberleri

İran savaşı “Küçük Sparta” BAE’nin hırslarını nasıl kırdı?
Kurbanlaştırılanlar ve kurban olmayı seçenler
İç oryantalizmin gölgesinde dekolonizasyon
Gazze’de işgalciyi bırakıp direnişi suçlamak
Türkü sözleri üzerinden yaşadığımız değişim ve yozlaşma