İki gözüm yok bu işin sağı solu...

Geçen hafta sonu polisler izinsiz gösteri yapmak isteyen bazı öğrencileri fevkaladenin fevkinde bir şiddetle dövdüler.

Hiç acımadılar, gözyaşlarına bakmadılar.

Gösterici öğrencilerden bir kız öğrenci, ismini gizli tutuyor, hamile olduğunu söylediği halde polisin kendisini tekmelediğini ve bu yüzden bebeğini düşürdüğünü beyan etti.

Kız öğrenci ismini saklıyor çünkü evli değil ve ailesi de hamile olduğundan habersiz.

Polise bakarsanız, bu kız öğrenci hamile olduğunun farkında değildi. Zaten hamile birisinin polisle çatışmanın olacağı bilinen bir gösteriye katılması normal bir durum değil.

Dolayısıyla, polisin hamile olduğunu beyan eden bir kadını tekmeleyip bile bile çocuğunu düşürmesine yol açması söz konusu olmuyor.

Çünkü polisten tekme ve cop yiyen bu kadın hastaneye gidiyor ve kendisine darp edildiğini söylüyor.

Doktorlar kadında darp izi bulamıyorlar.

Kadın hastaneden ayrıldıktan bir müddet sonra acılar içinde tekrar hastaneye gidiyor. Kadının hamile olduğu ve çocuğunu düşürmekte olduğu tespiti yapılıyor.

Şimdi...

Kadın hamile olduğunu önceden bilmiyor ve acılar içinde doktora başvurup çocuğunu düşürmekte olduğu esnada öğreniyorsa çatışma sırasında polise "vurma, ben hamileyim" demiş olamaz.

Söz konusu olayda polisin şiddetli bir şekilde orantısız güç kullanıldığını yazdım.

Polisin çok gaddarca öğrencilere cop, tekme tokat, biber gazı ile saldırdığını biliyorum.

Kim doğru kim yalan söylüyor, onun peşinde de değilim.

Önceden hamile olduğunu biliyordu ya da bilmiyordu ama o kadın polisin müdahalesinden bir müddet sonra çocuğunu düşürmüş.

Söyleyeceğim şu:

Polisin gösterilerde uyguladığı aşırı şiddet yüzünden çocuğunu düşüren ilk kadın geçen haftaki gösterilerde çocuğunu düşürdüğünü söyleyen kadın değil.

Belki ilk yerine tek kadın değil ifadesini kullanmalıyım.

Daha önce başörtüsü gösterileri sırasında Nuray Bezirgan adındaki bir kadın polis şiddeti yüzünden bebeğini düşürmüştü.

Hem de Nuray Bezirgan bu şiddete maruz kaldığında evliydi ve ikiz bebeklere hamileydi.

Polis Nuray Bezirgan'ı darp ettiğinde ikizlerden birisi öldü. Nuray Bezirgan ikizini yaşatabilmek için ölü bebeğini beş ay karnında taşıdı.

Bir kere daha şimdi...

Başta Ali Atıf Bir olmak üzere bazı köşe yazarları "geçen hafta polisle çatışan gençler türban yasağını protesto etmek için eylem yapsaydı polis onlara böyle şiddetli davranmazdı" diye yazdılar.

Bu köşe yazarları türban yasağı protestolarında neler yaşandığını bilmiyorlar ki!..

Özellikle 28 Şubat sürecinde polisin, hatta bazı il valilerinin türban gösterilerine katılanlara nasıl da şiddet uyguladıklarını bilmeyen yok.

Başörtüsünün başından çekilip başlarının açılması başta olmak üzere, tekme tokat, cop vs. her türlü şiddet kullanıldı.

Polis solcu öğrencilere şiddetli davranıyor, sağcı öğrencilere veya türban yasağı protestocularına daha nazik davranıyor derseniz karşınıza başörtüsü protestosunda polis tekmesiyle ikiz bebeğini düşüren Nuray Bezirgan'ı çıkarırlar.

Diyeceğim şu ki, polis kimseye merhamet etmiyor. O dönemki iktidarın rengine göre davranıyor.

Sorun bu!

Cem Karaca'nın söylediği gibi "İki gözüm yok bu işin sağı solu..."

BUGÜN